amirallerin bildirisi oku / Montrö Bildirisi - Vikipedi

Amirallerin Bildirisi Oku

amirallerin bildirisi oku

104 amiralin bildirisi nedir? Emekli amirallerin bildirisi

Emekli 104 amiral gece yarısı Montrö Boğazlar Sözleşmedine yönelik bildiri yayınladı. 104 amiralin yaptığı açıklamada, 53'üncü sıranın iki defa yazılmasından dolayı "103 amiral" olarak duyurulmuştu.

104 EMEKLİ AMİRALİN BİLDİRİSİNE TEPKİLER

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın "Bir grup müteakit askerin darbe dönemlerini çağrıştıran açıklaması sadece kendilerini gülünç ve zavallı duruma düşürmüştür. Haddinizi bilin ve yerinizde oturun" dedi. TBMM Başkanı Şentop ise "Düşünce açıklama başka, darbe çağrışımlı bildiri hazırlamak başka" ifadelerini kullandı. Öte yandan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 'Montrö bildirisi' yayınlanan emekli amiraller hakkında soruşturma başlatıldığını açıkladı.

CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI OKTAY: GEREKLİ CEVAP VERİLECEKTİR

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, vesayet muhiplerinin heveslerinin en son 15 Temmuz gecesi kursaklarında kaldığını, millet olarak unutamayacakları bir ders verdiklerini vurgulayarak "Bugün de her platformda gerekli cevap en net şekilde verilecektir." ifadesini kullandı.

Oktay, Twitter'dan yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

"Mezarlıkta ıslık çalan korkaklar misali, Millet İradesini ve Recep Tayyip Erdoğan’ın dik duruşunu hazmedemeyen darbe seviciler demokratik kurumlara, seçilmişlere ve de Türk Silahlı Kuvvetlerine ayar verme hadsizliğinde bulunmuşlar... Haddinizi bilin.

Bu vesayet muhiplerinin hevesleri en son 15 Temmuz gecesi kursaklarında kalmış, millet olarak unutamayacakları bir ders vermiştik. Bugün de her platformda gerekli cevap en net şekilde verilecektir. Göze alabilene, hodri meydan."

TBMM BAŞKANI: DÜŞÜNCE AÇIKLAMASI BAŞKA, DARBE ÇAĞRIŞIMLI BİLDİRİ BAŞKA

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, 103 emekli amiralin yayımladığı bildiriyle ilgili, "Düşünce açıklama başka, darbe çağrışımlı bildiri hazırlamak başka" dedi.

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, "Yıllardır, içerde dışarda vatan ve millet düşmanlarıyla cephe cephe amansız bir mücadele sürerken ortalıkta gözükmeyen emekliler, kendi uydurdukları gündemlerle kaos simsarlığı üstlenmişler; belli. Kahraman milletimiz 15 Temmuz'da sadece FETÖ'cü darbecileri değil, aynı kaynaktan beslendiğini bildiğimiz bütün darbe sevdalılarını da toprağa gömdü. Düşünce açıklama başka, darbe çağrışımlı bildiri hazırlamak başka" ifadelerini kullandı.

İLETİŞİM BAŞKANI FAHRETTİN ALTUN: OTURUN OTURDUĞUNUZ YERDE

İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, "Neymiş, birkaç emekli amiral bir araya gelip bir 'bildiri' yazmışlar. 5. kol unsurları da hemen heyecanlanmış. Oturun oturduğunuz yerde." ifadelerini kullanarak şunları kaydetti:

"O Türkiye eskide kaldı! Bu millet 15 Temmuz’da darbe heveslilerini nasıl tepelediğini dosta düşmana gösterdi. Haddinizi bilin! Siz kimsiniz? Ne hakla milli iradenin meşru temsilcilerine parmak sallıyorsunuz? Türkiye bir hukuk devletidir. Bunu asla unutmayın. Vesayetçiler bir daha asla demokrasimize zarar veremeyecek. Dış güçlerin ezik piyonları büyüyen, güçlenen Türkiye'nin önünü kesemeyecek!"

104 AMİRALİN BİLDİRİSİNDE MONTRÖ SÖZLEŞMESİ AYRINTILARI

Yayımlanan bildiride Montrö Sözleşmesi'ne ilişkin şu ifadeler var:

"Montrö; sadece Türk Boğazlarından geçişi düzenleyen bir sözleşme değil, Türkiye'ye İstanbul, Çanakkale, Marmara Denizi ve Boğazlardaki tam egemenlik haklarını geri kazandıran, Lozan Barış Antlaşmasını tamamlayan büyük bir diplomasi zaferidir.

Montrö Sözleşmesinin tartışma konusu yapılmasına/masaya gelmesine neden olabilecek her türlü söylem ve eylemden kaçınılması gerektiği kanaatindeyiz."

MUHALEFETTEN 104 AMİRALİN BİLDİRİSİNE TEPKİ

KILIÇDAROĞLU: BU SAHTE GÜNDEMLER TUTMAZ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 104 emekli amiralin bildirisi hakkında, "Bu sahte gündemler tutmaz. Halkımızın tek gerçek gündemi sofrasıdır. Büyük ve ünlü Ekonomist Erdoğan'ın yarattığın ekonomik yıkım ile seni yüzleştireceğim. Geleceğini kararttığın gençlerimizin hikayelerini buradan paylaşacağım" ifadelerini kullandı.

CHP Sözcüsü Faik Öztrak ise "AKP’nin mağduriyet kastığı sahte gündemleri konuşmaya değer bulmuyoruz. Genel Başkanımız dünden beri işsiz gençleri can kulağı ile dinlemektedir. Gençlerimizin hali saraylardan görünmüyor ama bizden söylemesi bu gençler manipülasyon nedir biliyorlar. Boşuna nefesinizi harcamayın" diye konuştu.

AKŞENER: BU BİR ZEVZEKLİKTİR

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında şunları söyledi:

"Sabah bir uyandık emekli amiraller bir bildiri yayınlamış, iktidar mensupları bunun üzerinde tepiniyor. Bildiğimi bir şey var, bu tür gece yarısı yapılan açıklamalar genellikle bu demokrasiye kesintiye neden olan muhtıraları hatırlatır. Bu konuda iktidar partisine üzerinde tepinme fırsatı tanınmıştır. Bugüne kadar genellikle darbe ve muhtıralar muhalefetin tutumunu beğenmeyen silahlı bürokratlar tarafından yapılmıştır. Türkiye'de sadece iktidar değil, muhalefetin tümü paketlenip gönderilmiştir. Muhalefet görevini yapmaktadır. Emekli amirallerin canı sıkılmış, bir bildiri yayınlamışlar. Bu bir zevzekliktir. Türkiye bu tür zevzekliklerden çok çekti. Buradan herkese sesleniyorum, emekli silahlı bürokratlara sesleniyorum; herkes görevini işinin başındayken yapmalıydı. Yunanistan'ın işgal ettiği adalara karşı tavırlarını görmedim. Siyaset, siyasetçiler tarafından yapılır. Muhalefet partilerini beğenmiyorlarsa, bir parti kurup onun üzerinden yürüyebilirler. Bugün darbe çağrıştıracak bütün gerçek gündemi örtecek herhangi bir yolun oluşmasına sebep olamazlar. Herkes fikrini söyler, zaman içinde, zemin içinde söyler. Ama bunu demokrasiye tehdit gibi bir yolu açmaktan imtina ederler. İYİ Parti milletimizin derdiyle hemhal olmaya devam edecektir.

Bu bildirinin öznesi Montrö ile Meclis Başkanı'nın söylediği sözlere tavır koyduk. Sayın Meclis Başkanı da yanlış anlaşıldım diye durumu düzeltti. Bu bildiri sahiplerinin bu zevzekliği yapmasına neyin sebep olduğunu dikkatinize sunmak isterim."

DAVUTOĞLU: KÖTÜ NİYETLİ, SORUMSUZLUK ÖRNEĞİ

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, 104 emekli amiralin bildirisi hakkında, "Gelecek Partisi milli iradenin, hukuk devletinin ve demokrasinin yanındadır. Militarist ya da sivil fark etmez, darbe heveslilerine geçit verilemez. Bildiri ülkenin tarihsel hafızasını ve içinden geçtiği hassas süreci göz önüne almayan; kötü niyetli bir sorumsuzluk örneğidir" dedi.

TEPKİ ÇEKEN 104 AMİRALİN BİLDİRİSİNDE NE DENİYOR?

103 emekli amiralin imzasını taşıyan bildiride Montrö Sözleşmesi ile ilgili tartışmalara ilişkin şu ifadeler yer aldı:

"Yüce Türk Milletine,

Son zamanlarda gerek Kanal İstanbul, gerekse Uluslararası Antlaşmaların iptali yetkisi kapsamında Montrö Sözleşmesi’nin tartışmaya açılması endişe ile karşılanmaktadır.

Türk Boğazları, dünyanın en önemli suyollarından biri olup, tarih boyunca çok uluslu antlaşmalara göre yönetilmiştir. Bu antlaşmaların sonuncusu ve Türkiye’nin haklarını en iyi şekilde koruyan Montrö; sadece Türk Boğazlarından geçişi düzenleyen bir sözleşme değil, Türkiye’ye İstanbul, Çanakkale, Marmara Denizi ve Boğazlardaki tam egemenlik haklarını geri kazandıran, Lozan Barış Antlaşması'nı tamamlayan büyük bir diplomasi zaferidir. Montrö, Karadeniz’e kıyıdaş ülkelerin güvenliğinin temel belgesi olup Karadeniz’i barış denizi yapan sözleşmedir.

Montrö, Türkiye’nin herhangi bir savaşta, savaşan taraflardan birinin yanında istemeden savaşa girmesini önleyen bir sözleşmedir. Montrö, Türkiye’nin II. Dünya Savaşı'nda tarafsızlığını korumasına imkân yaratmıştır. Bu ve benzeri nedenlerle, Türkiye’nin bekasında önemli bir yer tutan Montrö Sözleşmesi'nin tartışma konusu yapılmasına/masaya gelmesine neden olabilecek her türlü söylem ve eylemden kaçınılması gerektiği kanaatindeyiz.

Diğer taraftan; son günlerde basında ve sosyal medyada yer alan kabul edilemez nitelikteki bazı görüntüler, haber ve tartışmalar ömrünü bu mesleğe adamış bizler için çok derin bir üzüntü kaynağı olmuştur. TSK ve özellikle Deniz Kuvvetlerimiz son yıllarda; çok bilinçli bir FETÖ saldırısı yaşamış ve çok değerli kadrolarını bu hain kumpaslara kurban vermiştir. Bu kumpaslardan çıkarılacak en önemli ders; TSK’nin, anayasanın değişmez, değiştirilmesi teklif edilemez temel değerlerini titizlikle sürdürmesi zaruretidir.

Bu gerekçelerle, TSK ve Deniz Kuvvetlerimizi bu değerlerin dışına çıkmış, Atatürk'ün çizdiği çağdaş rotadan uzaklaşmış gösterme çabalarını kınıyor ve tüm varlığımızla karşı çıkıyoruz. Aksi halde, Türkiye Cumhuriyeti, tarihte örnekleri olan, bunalımlı ve bekası için en tehlikeli olayları yaşama risk ve tehdidi ile karşılaşabilecektir.

Türk Milletinin bağrından çıkan şanlı bir geçmişe sahip, Ana ve Mavi Vatan’ın koruyucusu Deniz Kuvvetleri Komutanlığı personelinin Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda yetiştirilmesi elzemdir. Ülkemizin her köşesinde denizde, karada, havada, iç güvenlik bölgesinde ve sınır ötesinde fedakârca görev yapan, Mavi Vatandaki hak ve menfaatlerimizin korunması için Atatürk’ün gösterdiği yolda canla başla çalışan cefakâr Türk Denizcilerimizin yanındayız.

04 Nisan 2021

Deniz Şehitlerimizi anarak Saygıyla duyururuz."

KATILAN EMEKLİ AMİRALLER

1. E. Amiral Ergun MENGİ

2. E. Amiral Alaettin SEVİM

3. E. Amiral Nazif ÖZDAĞDEVİREN

4. E. Amiral Işık BİREN

5. E. Amiral Ahmet ŞENOL

6. E. Amiral Hasan HOŞGİT

7. E. Amiral Vedat ERSİN

8. E. Amiral Metin AÇIMUZ

9. E. Amiral Atilla KEZEK

10.E. Amiral Nurhan KAHYAOĞLU

11.E.Amiral Önder ÇELEBİ

12.E.Amiral Metin POYRAZLAR

13.E.Amiral Mücahit ŞİŞLİOĞLU

14.E.Amiral Engin BAYKAL

15.E.Amiral Hüseyin ÇİFTÇİ

16.E.Amiral Atilla KIYAT

17.E.Amiral Vehbi ALPMAN

18.E.Amiral Celal PARLAKOĞLU

19.E.Amiral Mustafa Ekmel ÖZDENGİL

20.E.Amiral Serdar DÜLGER

21.E.Amiral Abdullah METE

22.E.Amiral Ertan DEMİRTAŞ

23.E Amiral Orhun ÖZDEMİR

24.E.Amiral Ersin GÜLER

25.E.Amiral Nadir KINAY

26.E.Amiral Hüseyin HOŞGİT

27.E Amiral İlker GÜVEN

28.E.Amiral Baha EREN

29.E.Amiral Abdullah GAVREMOĞLU

30.E.Amiral Şükrü BOZOĞLU

31.E.Amiral Hakan ERCAN

32.E.Amiral Mesut ÖZEL

33.E.Amiral Taner EZGÜ

34.E.Amiral İbrahim AKIN

35.E.Amiral Ömer AKDAĞLI

36.E.Amiral Mehmet OTUZBİROĞLU

37.E.Amiral Taner BALKIŞ

38.E.Amiral İzzet ARTUNÇ

39.E.Amiral Hakan ERAYDIN

40.E.Amiral Mehmet Ali ÇINAR

41.E.Amiral Deniz DAĞLILAR

42.E.Amiral Yalçın ERTUNA

43.E.Amiral Türker ERTÜRK

44.E.Amiral Aydın CANEL

45.E.Amiral Sami ÖRGÜÇ

46.E.Amiral Yalçın KAVUKÇUOĞLU

47.E.Amiral Nazım ÇUBUKÇU

48.E.Amiral Ahmet AKSOY

49.E.Amiral Can ERENOĞLU

50.E.Amiral Doğan HACİPOĞLU

51.E.Amiral Abdullah AKGÜL

52.E.Amiral Aziz ÖZTÜRK

53.E.Amiral A.Serdar AKINSEL

54.E.Amiral İlker GÜVEN

55.E.Amiral Mustafa İPTEŞ

56.E.Amiral Caner BENER

57.E.Amiral Nejat BERKSUN

58.E.Amiral Kadir SAĞDIÇ

59.E.Amiral Tayfun TANSAN

60.E.Amiral İskender YILDIRIM

61.E.Amiral Ali Yüksel ÖNEL

62.E.Amiral Uğur YİĞİT

63.E.Amiral Mustafa ÖZBEY

64.E.Amiral Cem GÜRDENİZ

65.E.Amiral Bülent BOSTANOĞLU

66.E.Amiral Murat BİLGEL

67.E.Amiral Cengiz ALPÖZÜ

68.E.Amiral Serdar Okan KIRÇİÇEK

69.E.Amiral Tufan MİMİR

70.E.Amiral Turgut TUFAN

71.E.Amiral Turhan ÖZER

72.E.Amiral Alper TEZEREN

73.E.Amiral Mustafa ÜLTANUR

74.E.Amiral Ruhsar SÜMER

75.E.Amiral Cemal ÜREN

76.E.Amiral Gündüz Alp DEMİRUS

77.E.Amiral Deniz CORA

78.E.Amiral Gürkan İNAN

79.E.Amiral Atilla TONGUÇ

80.E.Amiral Mustafa KARASABUN

81.E.Amiral Erol YÜKSEL

82.E.Amiral Özbek GÜRGÜN

83.E.Amiral Bülent OLCAY

84.E.Amiral Nejat GÜLDİKEN

85.E.Amiral Turgay ERDAĞ

86.E.Amiral İsmail TAYLAN

87.E.Amiral Aydın GÜRÜL

88.E.Amiral Raif NALDEMİR

89.E.Amiral Numan ALANSAL

90.E.Amiral Tanzar DİNÇER

91.E.Amiral Erol ADAYENER

92.E.Amiral Haluk Sayın

93.E.Amiral Ferhat FERHANOĞLU

94.E.Amiral Mehmet Ali ÖZGÜVEN

95.E.Amiral Ali Sadi ÜNSAL

96.E.Amiral Doğan DENİZMEN

97.E.Amiral Taner AKKAYA

98.E.Amiral Necati KURT

99.E.Amiral Tayfun URAZ

100.E.Amiral Engin HEPER

101.E. Amiral Hayati Bilgiç

102.E. Amiral Hasan Nihat DOĞAN

103.E. Amiral Ömer Bayram ÇETİN

104.E.Amiral Mithat Kemal ALGÜL

Montrö bildirisi: 104 emekli amiralin imzaladığı metne hükümetten sert tepki, savcılıktan soruşturma

İstanbul

Kaynak, Reuters

Türkiye'de 104 emekli amiral, TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un "Bir Cumhurbaşkanı Montrö'yü feshedebilir mi?" sorusuna "Teknik olarak evet" yanıtını vermesi ile Deniz İkmal Komutanı Tuğamiral Mehmet Sarı'nın gittiği bir tarikat evinde sarık ve cüppe ile fotoğraflarının ortaya çıkması üzerine başlayan tartışmalarla ilgili bir bildiri yayımladı. Hükümet temsilcileri ve Milli Savunma Bakanlığı (MSB) bildiriye tepki gösterdi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı bildiriyle ilgili soruşturma başlattı.

Anadolu Ajansı soruşturmanın Türk Ceza Kanunu'nun 316. maddesinde yer alan "Devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı suç işlemek için anlaşma" şüphesiyle başlatıldığını aktardı.

Soruşturma kapsamında 10 amiral gözaltına alınırken dört amiral de üç gün içinde ifade vermek için emniyet müdürlüklerine davet edildi.

Türk Ceza Kanunu'nun 316/1 maddesinde yazılı "Devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı suç işlemek için anlaşma" suçundan re'sen açılan soruşturmada Ergun Mengi, Atilla Kezek, Alaettin Sevim, Ramazan Cem Gürdeniz, Nadir Hakan Eraydın, Bülent Olcay, Kadir Sağdıç, Türker Ertürk, Turgay Erdağ ve Ali Sadi Ünsal gözaltına alındı.

Engin Baykal, Cemil Şükrü Bozoğlu, Mustafa Özbey ve Atilla Kıyat'a ise 3 gün içerisinde emniyete gelmeleri için tebligat yapıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Pazartesi günü bir değerlendirme toplantısı yaptı.

Toplantının ardından basın toplantısı düzenleyen Erdoğan, rütbeli bir askerin bir cübbeyle namaz kıldığını gösteren fotoğraf hakkında "Münferit bir olay" dedi ve görüntüyü yanlış bulduğunu belirtti.

Bildiri için ise "Bir gecede 104 emekli amiralin böyle bir girişimde bulunması asla kabul edilemez." açıklaması yaptı:

"Buna ifade özgürlüğü diyemeyiz. Bu yöntem ve bu tarz ifadeler dünyanın her yerinde demokrasiye saldırı olarak kabul edilir ve aynı şekilde muameleye maruz kalır."

Muhalefet partilerini de suçlayan Erdoğan "104 kişi içinde bizzat CHP üyesi olanlar var." dedi.

Aynı akşam bir televizyon programına canlı yayında katılan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "CHP'ye üye olan 4, aileleriyle üye olan da yaklaşık 18 kişi var. Kimi kardeşi, kimi ablası, kimi oğlu, kimi kızı, aileleriyle beraber…" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı ve AKP lideri Erdoğan, Montrö Boğazlar Sözleşmesi için de "Montrö'nün ülkemize sağladığı kazanımları önemli görüyor, daha iyisi için imkan bulana kadar Montrö'ye bağlılığımızı sürdürüyoruz." dedi ve "Gelecekte ihtiyaç duyulması halinde her türlü sözleşmenin gözden geçirilebileceğini" söyledi.

AKP'nin Cumhur İttifakı'ndaki ortağı olan MHP'nin lideri Devlet Bahçeli ise, Salı günü TBMM'de partisinin grup toplantısında "1936 tarihli Montrö Boğazlar Sözleşmesi Lozan Antlaşması'nın tamamlayıcısı bir halkası, ayrılmaz bir parçasıdır, aynı zamanda bizim kırmızı çizgimiz, Karadeniz'in barış ve istikrar güvencesidir. Kaldı ki, hiç kimsenin de Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ni tartışmaya açtığı, 'feshedelim' dediği falan da yoktur." açıklaması yaptı.

Bildiride neler var?

VeryansinTV.com adresinde yayımlanan açıklama metninde, Montrö Sözleşmesi'ne ilişkin şu ifadeler var:

"Montrö; sadece Türk Boğazlarından geçişi düzenleyen bir sözleşme değil, Türkiye'ye İstanbul, Çanakkale, Marmara Denizi ve Boğazlardaki tam egemenlik haklarını geri kazandıran, Lozan Barış Antlaşmasını tamamlayan büyük bir diplomasi zaferidir.

"(…) Montrö Sözleşmesinin tartışma konusu yapılmasına/masaya gelmesine neden olabilecek her türlü söylem ve eylemden kaçınılması gerektiği kanaatindeyiz."

Açıklamada Tuğamiral Sarı'nın görüntülerine dair de şu ifadeler yer aldı:

"(…) Son günlerde basında ve sosyal medyada yer alan kabul edilemez nitelikteki bazı görüntüler, haber ve tartışmalar ömrünü bu mesleğe adamış bizler için çok derin bir üzüntü kaynağı olmuştur.

"TSK ve özellikle Deniz Kuvvetlerimiz son yıllarda; çok bilinçli bir FETÖ saldırısı yaşamış ve çok değerli kadrolarını bu hain kumpaslara kurban vermiştir. Bu kumpaslardan çıkarılacak en önemli ders; TSK'nin, anayasanın değişmez, değiştirilmesi teklif edilemez temel değerlerini titizlikle sürdürmesi zaruretidir."

MSB: TSK, hiçbir sorumluluğu olmayan kişilerin şahsi emellerine araç yapılamaz

MSB tarafından yapılan açıklamada, bildirinin "demokrasiye zarar vermekten ve askeri personelinin moral ve motivasyonunu olumsuz etkilemekten başka bir işe yaramayacağı" belirtildi.

Açıklamada ayrıca, "Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), hiçbir görev ve sorumluluğu olmayan kişi veya kişilerin hırs, ihtiras ve şahsi emellerine araç yapılamaz" denildi.

Hükümetten tepki: 'Haddinizi bilin'

Bildiriye yayımlandıktan hemen sonra hükümetten arka arkaya tepki mesajları geldi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, bildiriye Twitter hesabından şu sözlerle tepki gösterdi:

"Neymiş, birkaç emekli amiral bir araya gelip bir "bildiri" yazmışlar! 5. kol unsurları da hemen heyecanlanmış. Oturun oturduğunuz yerde. O Türkiye eskide kaldı! Bu millet 15 Temmuz'da darbe heveslilerini nasıl tepelediğini dosta düşmana gösterdi. Haddinizi bilin! Siz kimsiniz? Ne hakla milli iradenin meşru temsilcilerine parmak sallıyorsunuz? Türkiye bir hukuk devletidir. Bunu asla unutmayın. Vesayetçiler bir daha asla demokrasimize zarar veremeyecek. Dış güçlerin ezik piyonları büyüyen, güçlenen Türkiye'nin önünü kesemeyecek!"

AKP Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş da Twitter hesabından paylaştığı mesajlarda "Eski Türkiye sevdalısı, vesayetçi, kendisini milli iradenin üstünde gören zihniyetin bazı temsilcileri yayınladıkları sözde bildiri ile siyasete akıl, millete ayar vermeye çalışıyorlar. O devirler geride kaldı! Haddinizi bilin! İçinize sinmese de şunu çok iyi anlayın ki; bu millet, vatanı da, mavi vatanı da, demokrasiyi de, milli iradeyi de bedelini ödeyerek korumuştur ve koruyacaktır" dedi.

Hükümet tarafından bir diğer tepki de İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'dan geldi. Soylu "Büyük Türk milleti üniformaya aşıktır. Üniformayı taşımak şereftir. O şerefi emekli olduktan sonra taşımak daha büyük şereftir. Demokrasiye, devlete ve millete sadakatle bağlı, rütbesini üniformasını siyaset malzemesi yapmayanları daima şükranla yad ederiz... Ya diğerleri..." ifadelerini kullandı.

TBMM Başkanı Mustafa Şentop da bildiriyi "darbe çağrışımlı" olarak tanımlayıp, "Kahraman milletimiz 15 Temmuz'da sadece FETÖ'cü darbecileri değil, aynı kaynaktan beslendiğini bildiğimiz bütün darbe sevdalılarını da toprağa gömdü. Düşünce açıklama başka, darbe çağrışımlı bildiri hazırlamak başka. Yıllardır, içerde dışarda vatan ve millet düşmanlarıyla cephe cephe amansız bir mücadele sürerken ortalıkta gözükmeyen emekliler, kendi uydurdukları gündemlerle kaos simsarlığı üstlenmişler; belli" dedi.

Bahçeli: Emekli maaşları kesilmeli

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli de bildiriye tepki gösterdi. Bahçeli, "Anti demokratik ve vesayetçi" olarak nitelendirdiği bildirinin partisi tarafından nefretle lanetlendiğini ve reddedildiğini söyledi.

Bildiride imzası bulunan amirallerin rütbelerinin sökülerek, emeklilik haklarının kaldırılması ve maaşlarının da kesilmesi gerektirdiğini söyleyen Bahçeli, "Bildirinin çok yönlü adli ve idari soruşturması yapılmalıdır" dedi.

Kılıçdaroğlu: Halkımızın tek gerçek gündemi sofrasıdır

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise bildiriye ilişkin Twitter'da yaptığı paylaşımda, "Bu sahte gündemler tutmaz. Halkımızın tek gerçek gündemi sofrasıdır" dedi.

"Büyük ve ünlü Ekonomist" diyerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı etiketleyen Kılıçdaroğlu, "Yarattığın ekonomik yıkım ile seni yüzleştireceğim. Geleceğini kararttığın gençlerimizin hikayelerini buradan paylaşacağım" dedi.

CHP'li Özkoç: Vatansever eleştirileri tebrik ediyorum

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç ise emekli amirallerin bildirisine tepki gösteren hükümet temsilcilerini eleştirdi.

Twitter'da İletişim Başkanı Altun'a cevap veren Özkoç, Tuğamiral Mehmet Sarı'nın fotoğrafını paylaşarak, "Siz önce kendi yarattığınız vesayetçilerle savaşın. O eleştirdiğiniz amiraller 15 Temmuz'un önünde de sonunda da dimdik durdular. Deniz Kuvvetlerini ağzına kadar FETÖ'cü dolduranlar, 15 Temmuz'un ertesinde Atatürk ilke ve devrimleriyle yetişmiş subaylar olmasa bugün koltuklarında oturamıyor olacaklardı. Şimdi çıkmışlar 5. kol faaliyeti filan. Hadi oradan... Vatansever eleştirileri tebrik ediyorum" dedi.

Akşener: Bu bir zevzekliktir

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ise yaptığı açıklamada, "Sabah bir uyandık, emekli amirallerin canı sıkılmış, bildiri yayınlamışlar" dedi. Akşener, bildiri için "Bu bir zevzekliktir" ifadesini kullandı, "ülkenin bu zevzekliklerden çok çektiğini" söyledi.

Dün Hakkâri'de, önceki gün ise Konya'da olduğunu söyleyen Akşener, ekonomik tabloyu işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ben dün Hakkari'de, Perşembe günü ise Konya'daydım. Biz bu ülkede işsiz gençlerin, tabletsiz çocukların derdini konuşmak zorundayız. Biz esnafın derdini konuşmak zorundayız. Biz bugün tencereye kaynatamayan 104 kadının derdini konuşmak zorundayız. 104 dakika, 104 saniye maalesef yayın organlarında yer buluyor."

Gece yarısı bildirilerinin muhtıraları akıllara getirdiğini söyleyen Akşener, "Dolayısıyla iktidar partisinin üzerinde tepinme fırsatı doğmuştur" diye konuştu.

İYİ Parti Milletvekili Aytun Çıray ise bildiriye destek vererek, "Bir tabip teğmen olarak altına imzamı atıyorum" dedi.

Davutoğlu: Bildiri kötü niyetli bir sorumsuzluk örneği

Öte yandan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu da bildiriye tepki gösterdi. Gelecek Partisi'nin milli iradenin, hukuk devletinin ve demokrasinin yanında olduğunu ifade eden Davutoğlu, "Bildiri ülkenin tarihsel hafızasını ve içinden geçtiği hassas süreci göz önüne almayan; kötü niyetli bir sorumsuzluk örneğidir" dedi.

HDP: İktidarın yazılı bir bildiriden darbe riski devşirmesi siyasi kurnazlık ve fırsatçılık

104 emekli amiralin bildirisiyle ilgili olarak Halkların Demokratik Partisi'nden yapılan açıklamada ise "Demokrasiyi ve özgürlükleri hedef alan darbeci yaklaşımlara ve tutumlara karşı tavrımız her zaman nettir. Ancak iktidarın yazılı bir bildiriden darbe riski devşirmesi de siyasi kurnazlık ve fırsatçılıktan öte bir anlam taşımamaktadır" denildi.

HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan da, AKP'liler tarafından getirilen "darbecilik" yorumlarını işaret ederek, "Seçilmiş milletvekillerini, seçilmiş belediye başkanlarını hapse atıp milli irade ahkamı kesmek riyakarlıktır. Darbeci arıyorsanız aynaya bakın" paylaşımını yaptı.

Montrö Sözleşmesi nasıl gündeme geldi?

Montrö Sözleşmesi tartışması, Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden Cumhurbaşkanlığı kararıyla çıkılmasının ardından başladı. Kararın hukuki boyutu ve geçerliliği sorgulandı.

TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un "Bir Cumhurbaşkanı Montrö'yü de feshedebilir mi?" sorusuna "Teknik olarak evet" yanıtını vermesi, Montrö Sözleşmesi'ni bir daha gündeme getirdi.

Şentop, 24 Mart Çarşamba günü Habertürk TV'de katıldığı bir programda İstanbul Sözleşmesi'nden Cumhurbaşkanlığı kararıyla çekilmenin mümkün olup olmadığıyla ilgili soruya "Teknik bir ifadeyle Meclis onaylama izni veriyor ama Cumhurbaşkanı onaylamayabilir veya onaylayabilir sonra geri çekebilir. Parlamento aşaması bir izin aşamasıdır sadece. Bu yeni değil, 1963'ten bu yana böyle oluyor bu. Bunun örnekleri var." yanıtını verdi.

Şentop, yanıtın ardından daha önce Cumhurbaşkanı kararıyla Türkiye'nin çekildiği bazı uluslararası anlaşmaları sıralayarak örnekleri olduğunu söyledi.

Bunun üzerine gazeteci Muharrem Sarıkaya, "Bir gün bir Cumhurbaşkanı gelip ben Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nden çekildim derse veya Montrö'yü tanımıyorum feshettim derse…" diye sordu.

Şentop "Teknik olarak yapabilir" yanıtını verdi ve ekledi:

"Sadece bizim sistemde değil Almanya da Amerika da Fransa da bunu yapabilir. Ama mantıkta mümkün-muhtemel arasında bir fark vardır. Marmara Denizi'nden ayran yapmak mümkün müdür? Yeterli miktar yoğurt bulursanız, Marmara Denizi'ni de karıştırırsanız aklen mümkün olabilir. İhtimal ise gerçeklerden hareketle bir işin olabilirliği üzerine, bu muhtemel değildir."

Şentop'un bu sözlerine CHP ve İYİ Parti tepki göstermişti.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay "Cumhurbaşkanının bozacağı anlaşmalar Meclis onayına ihtiyaç duyulmayan anlaşmalardır. Almanya da Hitler'e böyle bir yetkiyi tam da 23 Mart'ta vermişti. Ülkenin başına ne belalar açtığı ortada. TBMM Başkanımızın yasama yetkisini tek adama altın tepside sunması beni incitiyor" demişti.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ünzile Yüksel de, Şentop'un sözlerine karşı "Montrö, Türkiye'nin boğazlardaki bağımsızlığıdır. Dünya'yı bıçak sırtında tutan bir anlaşma asla tek bir kişinin isteği ile kaldırılamaz" diye konuşmuştu.

Tartışmanın büyümesi ve birçok muhalif siyasetçi tarafından da dile getirilmesi üzerine Şentop, konuyla ilgili 29 Mart'ta bir açıklama daha yaparak, "Ben herhangi bir anlaşma, sözleşme ismi zikretmedim. İsim telaffuz etmeksizin Anayasa'nın 90. maddesinde ve ilgili mevzuatımızda uluslararası antlaşmalarla ilgili iç hukuktaki düzenlemelerden bahsettim" demişti.

Erdoğan daha önce 'Montrö ne kazandırmıştır ne kaybettirmiştir, düşündünüz mü?' demişti

Montrö Sözleşmesi, Aralık 2019'da Kanal İstanbul'un Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporunun onaylandığının açıklanması üzerine bir kez daha gündeme gelmişti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bir İstanbul boğazımız var. Siz Independenta olayını unutuyor musunuz? Hepsinden öte Montrö Anlaşması Türkiye'ye ne kazandırmıştır ne kaybettirmiştir? Bunu hiç düşündünüz mü?" açıklaması yapmıştı.

30 Aralık'ta da Kanal İstanbul Projesi'ne yönelik itirazları değerlendirirken Erdoğan "Montrö Sözleşmesi'nin siyasi tehdidine" dikkat çekmiş; sonrasında ise katıldığı bir televizyon programında konuyla ilgili soruya "Montrö'yü kafaya takmayın" yanıtını vermişti.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, bu ifadeler üzerine "Kanal İstanbul, Montrö'yü baypasa dönüştürebilir ve sıkıntı yaratabilir. Kafada bu varsa, o zaman Çanakkale ile ilgili de bir müdahale gerektirir ki Allah korusun" yorumu yapmıştı.

Montrö Bildirisi

Montrö Bildirisi
Tarih 4 Nisan 2021
Saat Gece 03.00 suları
Diğer adı 103 Emekli Amiral Bildirisi, 4 Nisan Bildirisi
Konu
Sorgulanan 14 emekli amiral
Soruşturma Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı
Tutuklanan Yok
Sanık 103 emekli amiral ve 1 general
Suçlama Devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı suç işlemek için anlaşma
Dava Mahkeme, suç unsuru oluşmadığı gerekçesiyle tüm sanıklar hakkında oy birliği ile beraat kararı verdi.

Montrö Bildirisi, 4 Nisan Bildirisi ya da 103 Emekli Amiral Bildirisi, 4 Nisan 2021 tarihinde Türk Deniz Kuvvetlerinden emekli olmuş 103 amiral ve 1 general tarafından yazılan bir bildiridir.[1] Bildiride Montrö Boğazlar Sözleşmesi, Kanal İstanbul projesi ve Atatürkilke ve devrimlerine ikaz ve atıfta bulunulmuştur.[2]

Arka plan[değiştir

104 Emekli Amiral Bildirisi Nedir? 104 Emekli Amiral Bildirisi Tam Metni Oku

Son zamanlarda gündemde olan Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nden Türkiye'nin çıkabileceği yönündeki tartışmaların ardından dün gece yarısı Deniz Kuvvetleri'nden emekli 104 eski amiral gündemde olan İstanbul Sözleşmesi ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ni konu edinerek, milli iradeyi tehdit eden ve darbe imaları barındıran skandal bir bildiri yayınladı.

Montrö Boğazlar Sözleşmesi konulu bildirideki "Türkiye'nin bekasında önemli bir yer tutan Montrö Sözleşmesinin tartışma konusu yapılmasına/masaya gelmesine neden olabilecek her türlü söylem ve eylemden kaçınılması gerektiği kanaatindeyiz." ifadeleri dikkat çekti. İşte 104 emekli amiralin bildirisinin içeriği ve tam metni...

104 EMEKLİ AMİRAL BİLDİRİSİ NEDİR? BİLDİRİNİN İÇERİĞİ VE TAM METNİ OKU

104 emekli amiral hükümete karşı bir bildiri yayınladı. Emekli amirallerin yayınladığı bildiride şu ifadelere yer verildi:

104 EMEKLİ AMİRAL BİLDİRİSİ TAM METNİ

"Yüce Türk Milletine,

Son zamanlarda gerek Kanal İstanbul, gerekse Uluslararası Antlaşmaların iptali yetkisi kapsamında Montrö Sözleşmesi'nin tartışmaya açılması endişe ile karşılanmaktadır.

"Türk Boğazları, dünyanın en önemli suyollarından biri olup, tarih boyunca çok uluslu antlaşmalara göre yönetilmiştir. Bu antlaşmaların sonuncusu ve Türkiye'nin haklarını en iyi şekilde koruyan Montrö; sadece Türk Boğazlarından geçici düzenleyen bir sözleşme değil, Türkiye'ye İstanbul, Çanakkale, Marmara Denizi ve Boğazlardaki tam egemenlik haklarını geri kazandıran, Lozan Barış Antlaşmasını tamamlayan büyük bir diplomasi zaferidir.

Montrö, Karadeniz'e kıyıdaş ülkelerin güvenliğinin temel belgesi olup Karadeniz'i barış denizi yapan sözleşmedir. Montrö, Türkiye'nin herhangi bir savaşta, savaşan taraflardan birinin yanında istemeden savaşa girmesini önleyen bir sözleşmedir.

Montrö, Türkiye'nin II. Dünya Savaşında tarafsızlığını korumasına imkân yaratmıştır. Bu ve benzeri nedenlerle, Türkiye'nin bekasında önemli bir yer tutan Montrö Sözleşmesinin tartışma konusu yapılmasına, masaya gelmesine neden olabilecek her türlü söylem ve eylemden kaçınılması gerektiği kanaatindeyiz.

Diğer taraftan; son günlerde basında ve sosyal medyada yer alan kabul edilemez nitelikteki bazı görüntüler, haber ve tartışmalar ömrünü bu mesleğe adamış bizler için çok derin bir üzüntü kaynağı olmuştur.

TSK ve özellikle Deniz Kuvvetlerimiz son yıllarda; çok bilinçli bir FETÖ saldırısı yaşamış ve çok değerli kadrolarını bu hain kumpaslara kurban vermiştir. Bu kumpaslardan çıkarılacak en önemli ders; TSK'nin, anayasanın değişmez, değiştirilmesi teklif edilemez temel değerlerini titizlikle sürdürmesi zaruretidir.

"TÜM VARLIĞIMIZLA KARŞI ÇIKIYORUZ"

Bu gerekçelerle, TSK ve Deniz Kuvvetlerimizi bu değerlerin dışına çıkmış, Atatürk’ün çizdiği çağdaş rotadan uzaklaşmış gösterme çabalarını kınıyor ve tüm varlığımızla karşı çıkıyoruz.

Aksi halde, Türkiye Cumhuriyeti, tarihte örnekleri olan, bunalımlı ve bekası için en tehlikeli olayları yaşama risk ve tehdidi ile karşılaşabilecektir. Türk Milletinin bağrından çıkan şanlı bir geçmişe sahip, Ana ve Mavi Vatan'ın koruyucusu Deniz Kuvvetleri Komutanlığı personelinin Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda yetiştirilmesi elzemdir.

Ülkemizin her köşesinde denizde, karada, havada, iç güvenlik bölgesinde ve sınır ötesinde fedakârca görev yapan, Mavi Vatandaki hak ve menfaatlerimizin korunması için Atatürk'ün gösterdiği yolda canla başla çalışan cefakâr Türk Denizcilerimizinyanındayız."

GECE YARISI 104 EMEKLİ AMİRALDEN DARBE İMALI BİLDİRİ!

GECE YARISI 104 EMEKLİ AMİRALDEN DARBE İMALI BİLDİRİ!

BİLDİRİYE İMZA ATAN 104 EMEKLİ AMİRALİN İSİMLERİ NELERDİR?

İşte bildiri yayınlayan 104 emekli amiralin isimleri:

  1. Emekli Amiral Ergun MENGİ
  2. Emekli Amiral Alaettin SEVİM
  3. Emekli Amiral Nazif ÖZDAĞDEVĠREN
  4. Emekli Amiral Işık BİREN
  5. Emekli Amiral Ahmet ŞENOL
  6. Emekli Amiral Hasan HOŞGİT
  7. Emekli Amiral Vedat ERSİN
  8. Emekli Amiral Metin AÇIMUZ
  9. Emekli Amiral Atilla KEZEK
  10. Emekli Amiral Nurhan KAHYAOĞLU
  11. Emekli Amiral Önder ÇELEBİ
  12. Emekli Amiral Metin POYRAZLAR
  13. Emekli Amiral Mücahit ŞİŞLİOĞLU
  14. Emekli Amiral Engin BAYKAL
  15. Emekli Amiral Hüseyin ÇİFTÇİ
  16. Emekli Amiral Atilla KIYAT
  17. Emekli Amiral Vehbi ALPMAN
  18. Emekli Amiral Celal PARLAKOĞLU
  19. Emekli Amiral Mustafa Ekmel ÖZDENGİL
  20. Emekli Amiral Serdar DÜLGER
  21. Emekli Amiral Abdullah METE
  22. Emekli Amiral Ertan DEMİRTAŞ
  23. Emekli Amiral Orhun ÖZDEMİR
  24. Emekli Amiral Ersin GÜLER
  25. Emekli Amiral Nadir KINAY
  26. Emekli Amiral Hüseyin HOŞGİT
  27. Emekli Amiral İlker GÜVEN
  28. Emekli Amiral Baha EREN
  29. Emekli Amiral Abdullah GAVREMOĞLU
  30. Emekli Amiral Şükrü BOZOĞLU
  31. Emekli Amiral Hakan ERCAN
  32. Emekli Amiral Mesut ÖZEL
  33. Emekli Amiral Taner EZGÜ
  34. Emekli Amiral İbrahim AKIN
  35. Emekli Amiral Ömer AKDAĞLI
  36. Emekli Amiral Mehmet OTUZBİROĞLU
  37. Emekli Amiral Taner BALKIŞ
  38. Emekli Amiral İzzet ARTUNÇ
  39. Emekli Amiral Hakan ERAYDIN
  40. Emekli Amiral Mehmet Ali ÇINAR
  41. Emekli Amiral Deniz DAĞLILAR
  42. Emekli Amiral Yalçın ERTUNA
  43. Emekli Amiral Türker ERTÜRK
  44. Emekli Amiral Aydın CANEL
  45. Emekli Amiral Sami ÖRGÜÇ
  46. Emekli Amiral Yalçın KAVUKÇUOĞLU
  47. Emekli Amiral Nazım ÇUBUKÇU
  48. Emekli Amiral Ahmet AKSOY
  49. Emekli Amiral Can ERENOĞLU
  50. Emekli Amiral Doğan HACİPOĞLU
  51. Emekli Amiral Abdullah AKGÜL
  52. Emekli Amiral Aziz ÖZTÜRK
  53. Emekli Amiral A.Serdar AKINSEL
  54. Emekli Amiral İlker GÜVEN
  55. Emekli Amiral Mustafa İPTEŞ
  56. Emekli Amiral Caner BENER
  57. Emekli Amiral Nejat BERKSUN
  58. Emekli Amiral Kadir SAĞDIÇ
  59. Emekli Amiral Tayfun TANSAN
  60. Emekli Amiral İskender YILDIRIM
  61. Emekli Amiral Ali Yüksel ÖNEL
  62. Emekli Amiral Uğur YİĞİT
  63. Emekli Amiral Mustafa ÖZBEY
  64. Emekli Amiral Cem GÜRDENİZ
  65. Emekli Amiral Bülent BOSTANOĞLU
  66. Emekli Amiral Murat BİLGEL
  67. Emekli Amiral Cengiz ALPÖZÜ
  68. Emekli Amiral Serdar Okan KIRÇİÇEK
  69. Emekli Amiral Tufan MİMİR
  70. Emekli Amiral Turgut TUFAN
  71. Emekli Amiral Turhan ÖZER
  72. Emekli Amiral Alper TEZEREN
  73. Emekli Amiral Mustafa ÜLTANUR
  74. Emekli Amiral Ruhsar SÜMER
  75. Emekli Amiral Cemal ÜREN
  76. Emekli Amiral Gündüz Alp DEMİRUS
  77. Emekli Amiral Deniz CORA
  78. Emekli Amiral Gürkan İNAN
  79. Emekli Amiral Atilla TONGUÇ
  80. Emekli Amiral Mustafa KARASABUN
  81. Emekli Amiral Erol YÜKSEL
  82. Emekli Amiral Özbek GÜRGÜN
  83. Emekli Amiral Bülent OLCAY
  84. Emekli Amiral Nejat GÜLDİKEN
  85. Emekli Amiral Turgay ERDAĞ
  86. Emekli Amiral İsmail TAYLAN
  87. Emekli Amiral Aydın GÜRÜL
  88. Emekli Amiral Raif NALDEMİR
  89. Emekli Amiral Numan ALANSAL
  90. Emekli Amiral Tanzar DİNÇER
  91. Emekli Amiral Erol ADAYENER
  92. Emekli Amiral Haluk Sayın
  93. Emekli Amiral Ferhat FERHANOĞLU
  94. Emekli Amiral Mehmet Ali ÖZGÜVEN
  95. Emekli Amiral Ali Sadi ÜNSAL
  96. Emekli Amiral Doğan DENİZMEN
  97. Emekli Amiral Taner AKKAYA
  98. Emekli Amiral Necati KURT
  99. Emekli Amiral Tayfun URAZ
  100. Emekli Amiral Engin HEPER
  101. Emekli Amiral Hayati BİLGİÇ
  102. Emekli Amiral Hasan Nihat DOĞAN
  103. Emekli Amiral Ömer Bayram ÇETİN
  104. Emekli Amiral Mithat Kemal ALGÜL

MONTRÖ BOĞAZLAR SÖZLEŞMESİ NEDİR, NE ZAMAN İMZALANDI?

Montrö Boğazlar Sözleşmesi, Bulgarlar, Fransa, İngiltere, İrlanda ve Denizaşırı Britanya Ülkeleri, Hindistan İmparatorluğu, Elenler Krallığı, Japonya İmparatorluğu, Romanya Krallığı, SSCB, Yugoslavya Krallığı ve Türkiye Cumhuriyeti arasında 1936 yılında imzalandı. Montrö Sözleşmesi Türk Boğazlarından geçiş rejimini ve boğazlar bölgesinin güvenliği işlerini düzenleyen sözleşmedir.

20 Temmuz 1936'da imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi 1923’te Lozan Antlaşması ile birlikte imzalanan Boğazlar Sözleşmesi’nin yerine geçti. Peki Montrö Boğazlar Sözleşmesi nedir, Türkiye için ne anlama geliyor?

MONTRÖ BOĞAZLAR SÖZLEŞMESİ NEDİR?

Montrö Boğazlar Sözleşmesi, Türk Boğazlarından geçiş rejimini ve boğazlar bölgesinin güvenliği işlerini düzenleyen sözleşmedir. 1923’te Lozan Antlaşması ile birlikte imzalanan Boğazlar Sözleşmesi’nin yerine geçmiştir.

MONTRÖ BOĞAZLAR ANLAŞMASININ MADDELERİ

Birinci Madde

Bağıtlı Yüksek Taraflar, Boğazlar’da denizden geçiş ve gidiş-geliş (ulaşım) özgürlüğü ilkesini kabul ederler ve doğrularlar.

Bu özgürlüğün kullanılışı bundan böyle işbu Sözleşme hükümleriyle düzenlenmiştir.

MONTRÖ BOĞAZLAR SÖZLEŞMESİNİN TAM METNİ NEDİR?

KESİM I. – TİCARET GEMİLERİ

Madde 2
Barış zamanında, ticaret gemileri, gündüz ve gece, bayrak ve yük ne olursa olsun, aşağıdaki 3. madde hükümleri saklı kalmak üzere, hiçbir işlem (formalite) olmaksızın, Boğazlardan geçiş ve gidiş-geliş (ulaşım) tam özgürlüğünden yararlanacaklardır. Bu gemiler, Boğazlar'ın bir limanına uğramaksızın transit geçerlerken, Türk makamlarınca, alınması işbu Sözleşmesinin I sayılı Ek’inde öngörülen vergilerden ve harçlardan başka, bu gemilerden hiçbir vergi ya da harç alınmayacaktır.

Bu vergilerin ya da harçların alınmasını kolaylaştırmak üzere, Boğazlar’dan geçecek ticaret gemileri, 3. maddede belirtilen istasyonun görevlilerine adlarını, uyrukluklarını, tonajlarını, gidecekleri yeri ve nereden geldiklerini bildireceklerdir.

Kılavuzluk ve yedekçilik (römorkörcülük) isteğe bağlı kalmaktadır.

Madde 3
Ege Denizi’nden ya da Karadeniz’den Boğazlar’a giren her gemi, uluslararası sağlık kuralları çerçevesinde Türk yasalarıyla konulmuş olan sağlık denetimi için, Boğazlar’ın girişine yakın bir sağlık istasyonunda duracaktır. Bu denetim, bir temiz sağlık belgesi (patentesi) ya da işbu maddenin 2. fıkrasındaki hükümlerin kapsamına girmediklerini doğrulayan bir sağlık bildirisi gösteren gemiler için, gündüz ve gece, olabilen en büyük hızla yapılacak ve bu gemiler Boğazlar’dan geçişleri sırasında başka hiçbir duruş zorunda bırakılmayacaklardır.

İçinde veba, kolera, sarı humma, lekeli humma (typhus exanlhematique) ya da çiçek hastalığı olayları bulunan ya da yedi günden az bir süre önce bu hastalıklar bulunmuş olan gemilerle, bulaşık bir limandan beş kez yirmi-dört saatten az bir süreden beri ayrılmış olan gemiler, Türk makamlarının gösterebilecekleri sağlık koruma görevlilerini gemiye almak üzere, sağlık istasyonunda duracaklardır. Bu yüzden, hiçbir vergi ya da harç alınmayacaktır; sağlık koruma görevlileri Boğazlar’ın çıkışında bir sağlık istasyonunda gemiden indirileceklerdir.

Madde 4
Savaş zamanında, Türkiye savaşan değilse, ticaret gemileri, bayrak ve yük ne olursa olsun, 2. ve 3. maddelerde öngörülen koşullar içinde Boğazlar'dan geçiş ve gidiş-geliş (ulaşım) özgürlüğünden yararlanacaklardır. Kılavuzluk ve yedekçilik (römorkörcülük) isteğe bağlı kalmaktadır.

Madde 5
Savaş zamanında, Türkiye savaşmışa, Türkiye ile savaşta olan bir ülkeye bağlı olmayan ticaret gemileri, düşmana hiçbir biçimde yardım etmemek koşuluyla, Boğazlar’da geçiş ve gidiş-geliş (ulaşım) özgürlüğünden yararlanacaklardır. Bu gemiler Boğazlar’a gündüz girecekler ve geçiş, her seferinde, Türk makamlarınca gösterilecek yoldan yapılacaktır.

Madde 6
Türkiye’nin kendisini pek yakın bir savaş tehlikesi tehdidi karşısında sayması durumunda, 2. madde hükümlerinin uygulanması yine de sürdürülecektir; ancak, gemilerin Boğazlar’a gündüz girmeleri ve geçişin, her seferinde, Türk makamlarınca gösterilen yoldan yapılması gerekecektir. Kılavuzluk, bu durumda, zorunlu kılınabilecek, ancak ücrete bağlı olmayacaktır.

Madde 7
“Ticaret gemileri” terimi, işbu Sözleşmenin II. Kesiminin kapsamına girmeyen bütün gemilere uygulanır.

KESİM II. – SAVAŞ GEMİLERİ

Madde 8
İşbu Sözleşme bakımından, savaş gemilerine ve bu gemilerin nitelikleriyle tonajlarının hesabı için uygulanacak tanımlama, işbu Sözleşmenin II sayılı Ek’inde yer alan tanımlamadır.

Madde 9
Deniz kuvvetlerinin, sıvı olsun ya da olmasın, yakıt taşımak için özellikle yapılmış olan yardımcı gemileri, 13. maddede belirtilen ön-bildirim koşuluna bağlı tutulmayacaklar ve, Boğazlar’ı tek başlarına geçmek koşuluyla, 14. ve 18., maddeler gereğince sınırlamaya bağlı tonajlar hesabına katılmayacaklardır. Bununla birlikte, bu gemilerin, öteki geçiş koşullan bakımından, savaş gemileriyle bir tutulmaları süregidecektir.

Bir önceki fıkrada belirtilen yardımcı gemiler, öngörülen kuraldışılıktan, ancak silâhları: yüzer hedeflere karşı en çok 105 milimetre çapında iki toptan, hava hedeflerine karşı en çok 75 milimetre çapında iki silâhtan çok değilse yararlanabileceklerdir.

Madde 10
Barış zamanında, hafif su üstü gemileri, küçük savaş gemileri ve yardımcı gemiler, ister Karadeniz’e kıyıdaş olan ister olmayan Devletlere bağlı bulunsunlar, bayrakları ne olursa olsun, Boğazlar’a gündüz ve aşağıdaki 13. ve sonraki maddelerde öngörülen koşullar içinde girerlerse, hiçbir vergi ya da harç ödemeksizin, Boğazlar’dan geçiş özgürlüğünden yararlanacaklardır. Yukarıdaki fıkrada belirtilen sınıflara giren gemiler dışında kalan savaş gemilerinin ancak 11. ve 12. maddelerde öngörülen özel koşullar içinde geçiş haklan olacaktır.

KANAL İSTANBUL PROJESİ NEDİR? ÖNEMİ NEDİR? KANAL İSTANBUL GÜZERGAHI NERESİ?

Kanal İstanbul, şehrin Avrupa Yakası'nda hayata geçirilecek. Karadeniz ile Akdeniz arasında alternatifsiz bir geçit olan İstanbul Boğazı'ndaki gemi trafiğini rahatlatmak adına Karadeniz ile Marmara Denizi arasında yapay bir suyolu açılacak. Kanalın Marmara Denizi ile birleştiği noktada 2023 yılına değin kurulması öngörülen iki yeni kentten biri kurulacak.

Kanal İstanbul nedir, nerede yapılacak Kanal İstanbul Projesi ne zaman, hangi ilçelerde yapılacak İşte harita ve güzergah

Kanalın uzunluğu 40–45 km; genişliği yüzeyde 145–150 m, tabanda ise yaklaşık 125 m olacak. Suyun derinliği 25 m olacak. Bu kanalla birlikte İstanbul Boğazı tanker trafiğine tümüyle kapanacak, İstanbul'da iki yeni yarımada, yeni bir de ada oluşacaktır.

453 milyon metrekareye kurulması planlanan Yeni Şehir'in 30 milyon metrekaresini Kanal İstanbul oluşturmaktadır. Diğer alanlar 78 milyon metrekare ile havaalanı, 33 milyon metrekare ile Ispartakule ve Bahçeşehir, 108 milyon metrekare ile yollar, 167 milyon metrekare ile imar parselleri ve 37 milyon metrekaresi ise ortak yeşil alanlara ayrılmıştır.

Projenin etüt çalışması iki yıl sürecek. Çıkartılan topraklar, büyük bir havalimanı ve liman yapımında kullanılacak, taşocaklarının ve kapatılan madenlerin doldurulması için yararlanılacak.

MONTRO BOĞAZLAR SÖZLEŞEMESİ DIŞINDA BİR PROJEDİR

Bakan Kurum, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Kanal İstanbul'un Montrö Boğazlar sözleşmesiyle bir ilişkisinin olmadığını söylediği belirtilerek, projenin hangi rejime göre idare edileceği, özel bir hukukunun olup olmayacağı yönündeki soru üzerine Kurum, şunları kaydetti:

"Montrö ile ilgili bizim bir sıkıntımız, problemimiz yok. Buna ilişkin Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi Kanal İstanbul Projesi Montrö'nün dışında bir projedir. Bizim Türkiye Cumhuriyeti olarak yapmış olduğumuz bu boğaz yoğunluğundan kaynaklı gemi trafiğinin bekleme sürelerini azaltacak, Boğaz'daki bu deniz canlılarını, İstanbul Boğazı'nı koruyacak bir projedir. Dolayısıyla Montrö'nün dışında bir projedir. Geçmek isteyen oradan geçsin, bekleme sürelerini dikkate alarak geçsin. Ama trafik yükünü, diğer ülkelerde baktığımız zaman Panama Kanalı, Süveyş Kanalı'nda da alternatif güzergahlar ile birlikte bu ticaretin hızlanması için atılmış adımlardır, biz de ülkemizde Montrö dışında yapmış olduğumuz, nasıl boğazın altından geçtiysek, nasıl üçüncü köprümüzü, Osmangazi'mizi yaptıysak bu da o çerçevede yapılmış bir projedir. Bağımsız bir projedir, özgür bir projedir, Boğaz'ın özgürlük projesidir. Hukuku tamamen ayrı şekilde, Montrö ayrıdır, Kanal İstanbul süreci ayrıdır. Montrö'deki hukuka herhangi bir zeval gelmeyecek şekilde Kanal İstanbul Projesi yürütülecektir."

"Yani oradan geçişi Türkiye kendisi mi belirleyecek?" sorusuna karşılık Kurum, "Tabii ki. Montrö'deki zorunluluğumuz devam edecek ancak Kanal İstanbul'la ilgili sonuçta biz kendi projemizi yapıyoruz, kendi kararlarımızı da alıp, o süreci işleteceğiz." dedi.

KANAL İSTANBUL DEPREM ETKİSİ YARATIR MI?

Bakan Soylu, "Kanal İstanbul üzerinden deprem manipülasyonuyla siyaset yapmak, mesnetsiz ifadelerle milleti ürkütmek ve bilimi istismar etmek bu ülkenin iddialarına yapılan kötülüktür. Peki işin bilimsel gerçeği nedir?" değerlendirmesini yaptı.

AFAD AÇIKLAMA YAPTI

AFAD'ın Twitter hesabından, Kanal İstanbul Projesi'nin defaatle depremle ilişkilendirilmesi nedeniyle kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi için açıklama yayımlama gereği duyulduğu belirtildi.

Açıklamada, "Projenin, yapılması planlanan bölgeye atfedilen deprem tehlike ve riskleri gerçeği yansıtmamaktadır. Hayata geçirilme çalışmalarıyla birlikte gündeme sıklıkla getirilen Kanal İstanbul ve deprem ilişkisine atfedilen deprem tehlike ve riskleri doğru değildir." ifadelerine yer verildi.

KANAL İSTANBUL İLE SU KAYBI YAŞANACAK MI?

Bakan Kurum, "Kanal İstanbul Projesi için 5 ayrı güzergah birbiriyle kıyaslanmış, İstanbul'umuz için en doğru hat belirlenmiştir." dedi.

Kurum, "İstanbul'un su kaybı yaşayacağı iddiası kesinlikle bilimsel değildir, tamamıyla gerçek dışıdır." ifadelerini kullandı.

Kanal İstanbul Projesinin ÇED Raporu'na ilişkin Bakan Kurum,"Yer altı ve yer üstü kaynaklarını koruyacak tüm özel önlemler raporda kurgulanmıştır." dedi.Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum, Kanal İstanbul'un depremi tetikleyeceği iddiasının da bilimsellikten uzak olduğunu söyledi.

KANAL İSTANBUL PROJESİNİN AMACI

Yılda yaklaşık 43.000 geminin geçtiği İstanbul Boğazı, en dar yeri 698 m olan doğal bir su yoludur. Gemi trafiğinde tonajlardaki artış, teknolojik gelişmeler sonucu gemi boyutlarının büyümesi ve özellikle akaryakıt ve benzeri diğer tehlikeli/zehirli maddeleri taşıyan gemi (tanker) geçişlerinin artması, İstanbul üzerinde büyük baskı ve tehdit oluşturmaktadır.

İstanbul Boğazı’nda su yolu ulaşımını riske eden keskin dönüşler, kuvvetli akıntılar ve transit gemi trafiği ile dik kesişen kent içi deniz trafiği mevcuttur. Boğaz’ın her iki yakasında yüzbinlerce sakin yaşamaktadır. Boğaziçi gün içinde milyonlarca İstanbullu için ticaret, yaşam ve geçiş yeridir. Boğaz, geçen gemi trafiğinin oluşturduğu riskler açısından her geçen yıl daha tehlikeli hale gelmektedir. 100 yıl öncesinde 3-4 bin olan yıllık gemi geçiş sayısı artmış ve bugün 45-50 bine ulaşmıştır.Seyir emniyetinin arttırılması için uygulanan tek yönlü trafik organizasyonu nedeniyle büyük gemiler için Boğaz’da ortalama bekleme süresi, beklemeye takılan her gemi için yaklaşık 14,5 saattir. Bekleme süresi bazen gemi trafiğine ve hava şartlarına bazende yaşanacak bir kaza veya arızaya bağlı olarak 3-4 günü,hatta haftayı bulabilmektedir.

Bu çerçevede, İstanbul Boğazı’na alternatif bir geçiş koridorunun planlanması zorunlu hale gelmiştir. Kanal İstanbul ile günde 500 bin yolcuyu seyahat ettiren şehir hatlarıyla transit geçiş yapan gemilerin 90 derecelik dik kesişmelerinin yaratacağı ölümcül olabilecek kaza risklerinin önüne geçilerek, halkımız için güvenli bir seyahat sağlanabilecektir. Aynı zamanda kent içi ulaşımda denizyolunun payının arttırılması mümkün olabilecektir.

Bu bağlamda, Kanal İstanbul Projesi'nin amacı,

  • İstanbul Boğazı'nın tarihsel ve kültürel dokusunun korunması ve güvenliğinin arttırılması,
  • İstanbul Boğazı’nda öncelikle deniz trafiğinden kaynaklanan yükün azaltılması ve Boğaz güvenliğinin artırılması.
  • İstanbul Boğazı’nın trafik güvenliğinin sağlanması,
  • Seyir emniyetinin sağlanması,
  • Yeni bir uluslararası deniz trafiğine açık bir su yolunun oluşturulması
  • Olası bir İstanbul depremi dikkate alınarak, yatay mimariye dayalı depreme dayanıklı modern bir yerleşim alanı oluşturulması.

10 AMİRAL GÖZALTINDA

104 emekli amiralin cumartesi gecesi yayınladığı Montrö Boğazlar Sözleşmesi'yle ilgili tepkiler art arda geldi. Bildirideki dikkat çeken detaylar sonrası dün Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı emekli amiraller hakkında soruşturma başlatıldığını açıkladı.

Bildiriyi TCK'nın 316. maddesi kapsamında soruşturan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, bildiriye öncülük eden isimleri tespit ettiği, o isimlerin ifadeye çağrılacağı bildirilmişti. Bu gelişmeler sonrası sabah saatlerinde imza atan amirallerden Ergun Mengi, Atilla Kezek, Alaettin Sevim, Ramazan Cem Gürdeniz, Nadir Hakan Eraydın, Bülent Olcay, Kadir Sağdıç, Türker Ertürk, Turgay Erdağ ve Ali Sadi Ünsal gözaltına alındı. Yaş haddinden dolayı 3 gün içerisinde Emniyet'e gelmeleri için Engin Baykal, Cemil Şükrü Bozoğlu, Mustafa Özbey ve Atilla Kıyat'a da tebligat yapıldığı öğrenildi.

LOJMAN VE KORUMA HAKLARI İPTAL EDİLDİ

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, gece yarısı yayımlanan darbe imalı bildiriyi imzalayan emekli amirallerin lojman ve koruma hakları iptal edildi.

3 KRİTİK SORU YÖNELTİLECEK

Öte yandan Montrö Boğazlar Sözleşmesi'yle ilgili bildiri yayımlayan 104 emekli amiralle ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 'Devletin Güvenliğine ve Anayasal Düzene Karşı Suç İşlemek için Anlaşma' suçlamasıyla başlatılan soruşturmayla ilgili ayrıntılar ortaya çıktı. Soruşturmada gözaltına alınan ve ifadeye çağrılan 14 emekli amiral dışında kalan 90 kişinin de önümüzdeki günlerde ifadelerinin alınacağı bildirildi. Soruşturmada, imzası bulunan emekli amirallere, bildirinin hazırlanma sürecinden, yayınlanan son içeriğinden, yayınlanacağı tarih ve saatten haberdar olup olmadıklarına yönelik 3 kritik soru sorulacak.

AK PARTİ MYK BİLDİRİ GÜNDEMİYLE TOPLANIYOR

Bildiriye tepkiler çığ gibi büyürken, dün canlı yayına katılan AK Parti Genel Sekreteri Fatih Şahin, AK Parti MYK'nın Montrö bildirisi gündemiyle bugün 18.00'de toplanacağını belirtip, "Hukuki olarak darbeci zihniyetin temsilcilerine gereken cevap verilecektir" demişti.

CUMHURBAŞKANI DA BİR TOPLANTI GERÇEKLEŞTİRECEK

Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan da bugün 15.00'te Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bir değerlendirme toplantısı yapacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 104 emekli amiralin gece yarısı Montrö Boğazlar Sözleşmesi konulu yayımladığı bildiri üzerine açıklamalarda bulanacağı tahmin ediliyor.

nest...

oksabron ne için kullanılır patates yardımı başvurusu adana yüzme ihtisas spor kulübü izmit doğantepe satılık arsa bir örümceğin kaç bacağı vardır

© 2024 Toko Cleax. Seluruh hak cipta.