burun içindeki yara nasıl iyileşir / Burun içi yarasını geçirmek için ne yapılır? Burun içinde yara neden çıkar? - Beden Sağlığı

Burun Içindeki Yara Nasıl Iyileşir

burun içindeki yara nasıl iyileşir

Burun İçinde Yara Neden Olur? Burun İçi Yaralarına Ne İyi Gelir, Hangi Vitamin Eksikliğinden Kaynaklanır?

İyi Yaşam

Burun İçinde Yara Neden Olur? Burun İçi Yaralarına Ne İyi Gelir, Hangi Vitamin Eksikliğinden Kaynaklanır?

"Burun içindeki yaralar mutlaka önemsenmesi gereken ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Burun içinde yaralar enfeksiyona bağlı olarak da gelişebilir. Peki, burun içinde yara neden olur? Burun için yaralarına ne iyi gelir? Burun içi yaralar hangi vitamin eksikliğinden kaynaklanır? İşte burun içi yaraların nedenleri ve tedavi yöntemleri"

Burun içinde çeşitli nedenlere bağlı olarak yaralar ortaya çıkabilmektedir. Burun içindeki yaraların mutlaka araştırılması gerekmektedir. Kulak burun boğaz uzmanları tarafından yapılan testler ve analizler sonucu kişinin burun içindeki yaraların nedenleri belli olmaktadır. Son günlerde burun içinde yara ile ilgili araştırmalar artmıştır. Peki, burun içinde yara neden olur? Burun içinde ortaya çıkan yaralara ne iyi gelir? Hangi vitamin eksikliğinden kaynaklı olarak burun içi yaraları meydana gelir tüm detayları ile derledik.

Burun içindeki yaralar mutlaka önemsenmesi gereken ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Burun içinde yaralar enfeksiyona bağlı olarak da gelişebilir.

Burun İçinde Yara Neden Olur?

1) Kıl Koparma

Burun içinde kıllar burun sağlığı açısından çok önemlidir. Burun içindeki kılları nedene bağlı olmaksızın koparma sonucunda burun içinde yaralar meydana gelebilir. Burun içindeki kılların koparılması burun sağlığını da olumsuz etkiler. Bundan dolayı burun içinde yaralar ortaya çıkar.

2) Burun Kanaması

Burun içi yaraların en büyük nedenleri arasında da burun kanaması gelmektedir. Burun kanaması burun kenarına alınan darbeler ya da travma neticesinde ortaya çıkabilir. Özellikle uzun süre devam eden burun kanamaları devam edince burun içinde yaralar gözlemlenir.

3) Burun Tıkanıklığı

Nezle ya da grip hastalığında ortaya çıkan burun tıkanıklığı sonucunda ortaya burun içi yaralar ortaya çıkmaktadır. Burun tıkanıklığı sonucunda burun yaraları oldukça fazla olabilir. Burun tıkanıklığından kaynaklı olan burun içi yaralara da burun spreyleri önerilmektedir.

4) Alerji

Alerji etmenleri burun içi yaraların başlıca sebepleri arasında sayılır. Özellikle mevsim geçişlerinde sonbahar aylarında ağaçlardan dökülen polenler sonucunda burun içi kaşıntılar ve burun içi yaralar ortaya çıkabilir. Alerji olan kişiler alerjik reaksiyonlarda bu aylarda kendine daha fazla dikkat etmesi gerekir.

Burun İçi Yaralarına Ne İyi Gelir?

1) Hindistan Cevizi Yağı

Hindistan cevizi yağı burun içi yaralar için birebir bir çözüm olarak bilinmektedir. Eğer sürekli olarak burun içi yaralarından müzdaripseniz Hindistan cevizi yağı tüketebilirsiniz. Hindistan cevizi yağı hızlı bir şekilde burun içi yaralarını geçirecek mucizevi olan yağlardan bir tanesidir. Hindistan cevizi yağı burun içindeki her türlü enfeksiyonu ve bakteri oluşumunu yok eder. Günde iki kez olmak üzere bu tedavi seçeneğini kullanabilirsiniz.

2) Vazelin

Burun içi yaralar için en çok tercih edilen tedavi seçenekleri arasında vazelin gelmektedir. Vazelin burun içerisinde yer alan kuruluğu da giderir ve burnun daha nemli olmasını sağlar. Aynı zamanda burun içi yaralarına neden olabilecek her türlü faktörü ortadan kaldırır. Bundan dolayı pek çok kişi tarafından burun içi yaraları için vazelin önerilmektedir. Vazelin en çok tercih edilen burun içi yara tedavi seçenekleri arasındadır.

3) Tuzlu Burun Spreyi

Burun içindeki yara oluşumunu engelleyen bir diğer doğal tedavi seçeneği arasında tuzlu burun spreyi gelmektedir. Tuzlu suyu burun içerisine bir miktar çekerek burun içini temizleme şansınız vardır. Aynı zamanda tuzlu burun spreyi burun içerisinde ki kötü faktörleri de ortadan kaldıran mucizevi bir tedavi seçeneği olarak adlandırılır. Bundan dolayı tuzlu burun spreyi pek çok kişinin tavsiye ettiği bir tedavidir.

4) Zencefil

Zencefilin iltihap önleyici özelliği olduğu bilinmektedir. Hal böyle olunca burun içi yaralar için de yine zencefil önerilir. Zencefil burun içi yaralara doğrudan etki eder ve burun sağlığını iyileştirir. Bundan ötürü siz de zencefil tercih edebilirsiniz.

False

Burun Eti - Konka Büyümesi

Burun Etlerini Küçültmeye Yönelik Ameliyatlar

Alt burun etlerinin büyümesine (konka hipertrofisi) bağlı olarak oluşan ve genellikle geceleri daha fazla şikayete neden olan tıkanmaların tedavisinde burun etlerinin gerektiği kadar küçültülmesi farklı yöntemlerle sağlanabilmektedir.

Burun fonksiyonlarında çok önemli yeri olan alt burun etleri hiç bir şekilde tamamen kesilerek çıkartılmamalıdır. Geçmişte sıklıkla uygulanan bu tür cerrahileri takiben burun fonksiyonları bozulmakta, solunum fizyolojisindeki olumsuz sonuçların yanı sıra burun içinde oluşan kuruma, kabuklanma, tekrarlayan enfeksiyonlar ve yanma hissi gibi şikayetlerin çözümü son derece zor hatta bazen imkansız olmaktadır. Bu nedenle alt burun etlerini küçültmeye yönelik olarak yapılan işlemler sırasında hem aşırı küçültmeden kaçınmak hem de burun etlerinin fonksiyonel dış yüzey mukozasına zarar vermeyen teknikleri tercih etmek gerekmektedir.

Burun içindeki septumda bir tarafa eğiklik olan hastaların büyük kısmında hacim olarak daha geniş olan karşı burun boşluğundaki etlerde (alt ette daha fazla olarak) büyüme oluşmaktadır. Bu nedenle septum deviasyon ameliyatlarında solunum açısından tatminkar bir sonuç elde edebilmek için hemen her zaman aynı ameliyat sırasında özellikle eğikliğin karşı tarafındaki burun pasajında yer alan etlerinin uygun bir müdahale ile küçültülmesi gerekmektedir. Aksi taktirde bir tarafa doğru kaymış durumdaki septumun orta hatta getirilmesi ile ameliyattan önce daha geniş olan taraf nispeten daralacak ve bu tarafta ameliyat öncesi hacme uyum sağlamış olan konkalar küçültülmedikleri için tıkanıklık oluşacaktır.

Alt burun etlerini küçültmek amacı ile en sık uygulanan yöntemler; radyofrekans ile mukozaya zarar vermeden mukoza altı doku hacminin azaltılması ve etlerin kemik kısmında da büyüme olan durumlarda mukoza altındaki yumuşak doku ve kemik dokusunun tıraşlanarak küçültülmesidir (endoskopik redüksiyon).

Orta burun etleri içerisinde yapısal bir varyasyon olarak hava hücresi bulunabilmektedir (konka bülloza). Bu hava hücresinin gelişme sırasında büyümesi orta burun pasajında hava akımını önlemekte, aynı zamanda pasajın dış duvarında yer alan sinüs boşalma kanallarında tıkanmaya bağlı olarak kronik sinüs iltihaplarına neden olabilmektedir. Bu tür problemlere neden olan orta burun etlerine uygun endoskopik cerrahi teknikerleri kullanılarak küçültülmesi gereklidir (konka büllozaplasti ameliyatı). Fonksiyonel olarak alt etler kadar kritik olmayan orta etlerin tam olarak çıkartılması burun fizyolojisinde ciddi sorun oluşturmasa da bu yapıların daha sonra yapılabilecek sinüs müdahaleleri için yol gösterici rolü olması nedeni ile genellikle tam olarak çıkartılmamaları tercih edilmektedir.

Radyofrekans ile Alt Konka Küçültülmesi

Burun boşluklarının yan duvarlarında yer alan alt konkaların mukozası altındaki zengin damar içerikli yumuşak dokular içerisine özel bir cihaz ile radyofrekans enerjisi verilmesini takiben dokularda oluşan ısı hasarının büzülme ve sertleşme ile iyileşmesi prensibine dayanır. İşlemi takiben 4-6 hafta içinde oluşan sert iyileşme dokusu etlerde küçülmenin yanı sıra dış uyaranlarla ya da vücut pozisyonu ile oluşan genişlemeleri de önlemektedir.

Başka patolojiye yönelik müdahale gerekmeyen hastalarda alt konka radyofrekans işlemi lokal anestezi altında yapılabilmekte, işlemi takiben 6-8 hafta içinde burun etinde büzülerek küçülme oluşmaktadır.

Yaklaşık 5-10 dk süren konka radyofrekans işlemi estetik ya da fonksiyonel amaçlı yapılan burun ameliyatları, kronik sinüzite yönelik ameliyatlar ve burun tıkanıklığı şikayeti olan hastalarda başka nedenle yapılan ameliyatlar sırasında da kolaylıkla yapılabilmektedir.

İşlem sırasında burun etinde kesilme olmadığından işlem sonrası kanama olmamakta bu nedenle tampon uygulanması gerekmemektedir.

İyi bir lokal anesteziyi takiben işlem sırasında ve sonrasında ağrı hissedilmeyen bu uygulamayı takiben hastalar hemen günlük aktivitelerine geri dönebilmektedirler.

Hayat kalitesi üzerinde ciddi olumsuz etkileri olan burun tıkanıklıklarında büyük oranda rol oynayan alt burun eti büyümelerinin tedavisinde son derece güvenli ve konforlu olarak uygulanabilen radyofrekans işleminin tek seansta başarılı sonuç verme oranı %80 civarındadır. Ameliyatı takiben, erken dönemde alt konkalarda oluşan şişlik ya da mukoza yüzeyindeki yara iyileşmesine bağlı oluşan kabuklanma nedeni ile burun tıkanıklığında artma izlenebilmektedir.

Radyofrekans uygulamasının beklenen sonuçları 15-20 gün içerisinde ortaya çıkmaya başlamakta konkalardaki küçülme 6-8 haftaya kadar devam edebilmektedir. Hastaların beşte birine yakın kısmında ise radyofrekans işleminden sonra 1,5-2 aylık iyileşme dönemini takiben istenen burun açıklığının tam olarak elde edilememesi durumunda işlemin tekrarlanması gerekebilmektedir.

Radyofrekans işleminin başarısı ve etki süresi kullanılan radyofrekans cihazının teknolojisi, konka içerisinde uygulama yapılan bölge sayısı, işlem sırasında alt konka kemiğine dışa kırma uygulanıp uygulanmaması gibi faktörlerden etkilenmektedir

Radyofrekans ile başarılı sonuç alınan hastalarda alerjik rinit, vazomotor rinit gibi hastalıkların bulunması, hastaların sürekli olarak havanın kuru ve kirli olduğu, sigara dumanlı veya soğuk ortamlarda bulunmaları ya da tansiyon ilaçları gibi damar genişletici ilaçlar kullanmaları durumunda alt burun etleri işlemden bir süre sonra tekrar büyüyebilmektedir. Bu durumdaki hastalarda radyofrekans işleminin tekrarı ya da endoskopik konka redüksiyonu ameliyatı önerilmektedir.

Konka radyofrekans işlemi, şikayetlerin tekrarlama ihtimali dezavantajlarına karşın her bir uygulamanın yüksek başarı şansı, tampon gerektirmemesi, lokal anestezi ile yapılabilmesi ve kanamaya neden olmaması gibi avantajları nedeni ile hastalar ve hekimler tarafından en sık tercih edilen prosedürlerden birisidir.

Endoskopik Konka Redüksiyonu

Alt konka mukozası altındaki yumuşak dokuların, alt konkaların deforme bölümlerinin ya da konka kemiğinin kısmen çıkartılması işlemidir.

Bu yöntem genellikle konkaların büyüklüğünde yumuşak doku kısmından çok konka içerisindeki kemiğin önemli etken olduğu, radyofrekans uygulamaları ile isten sonucun alınamadığı, konkanın aşırı büyük ya da deforme olduğu veya radyofrekans işleminin tekrarlama ihtimali nedeni ile tercih edilmediği durumlarda uygulanmaktadır.

İşlem genellikle genel anestezi altında yapılmakta ve mikrodebrider teknolojisi ile uygulandığında 5-10 dakika civarında sürmektedir. Burun etlerine yönelik geliştirilen yeni mikrodebrider cihazlarının boyutları çok küçük olması sayesinde işlem sırasında mukoza bütünlüğü bozulmadığından kanama riski azalmakta ve endoskopik redüksiyon ameliyatları da tampon kullanılmadan gerçekleştirilebilmektedir. Konkaların zengin kan damarı içeriği nedeni ile ameliyat sonrasında kanama ihtimaline karşı hastaların 72 saat boyunca istirahat etmeleri önerilmektedir.

Son derece etkili bir yöntem olan Endoskopik konka redüksiyonu ameliyatını takiben etlerde önemli ölçüde küçülme olmaktadır. Yeni mikrodebriderler yardımı ile alt burun etlerinin arka bölümlerine de ulaşılmakta ve bu kısımları genişlemiş ya da deforme olmuş alt konkalarda da başarı ile küçültme yapılabilmektedir. Bu durumdaki bazı hastalarda alt konka arka kısmına kısmi çıkartma ya da radyofrekans uygulanması da tercih edilebilmektedir.

Endoskopik redüksiyon yöntemi konka mukozasını koruyan bir teknik olduğundan alerjik rinit, vazomotor rinit gibi tanıları olan, sürekli olarak havanın kuru ve kirli olduğu, sigara dumanlı veya soğuk ortamlarda bulunan ya da damar genişletici ilaçlar kullanan hastalarda uzun dönemde alt konkalarda tekrar büyüme olabilmektedir. Bu durumdaki hastalarda lokal anestezi ile radyofrekans uygulaması oldukça iyi sonuçlar vermektedir.

Septum Deviasyon Ameliyatı

Bunlar da İlginizi Çekebilir

burun-tikanikligi-tedavisi

Burun Tıkanıklığı

Burun normal solunum organıdır ve aldığımız havanın ısınmasını, nemlenmesini ve içerisindeki yabancı maddelerin, alerjenlerin ve mikro organizmaların filtrelenmesini sağlar.

Detaylı Bilgi

endoskopik-gozyasi-kesesi-ameliyati

Endoskopik Gözyaşı Kesesi Ameliyatı

Gözyaşı kesesinin burun içine ağızlaştırılması ameliyatları (dakriosistorinostomi) göz yaşının toplanarak buruna aktarılmasını sağlayan gözyaşı kesesinin (lakrimal sak) ve veya gözyaşı kanal

Detaylı Bilgi

Burun içinde yara, burun içi yara, Burun içinde yara nedenleri?

Burnumuzun içi de dahil olmak üzere, vücudumuzun herhangi bir yerinde yara olabiliyor. Bu bir yere çarpmaktan veya o bölgeye darbe almaktan oluyor. Burnumuzun içi de yara olabiliyor. Bu da canımızı acıtan bir his oluşturuyor çünkü burun hassasiyeti yüksek bir bölgedir. Burundaki sertleşmiş, kurumuş mukus, kabuk hissi uyandırır. Bu her zaman olabilen bir durumdur ancak bu kabuk bir yaranın kurumuş kanından kaynaklıysa o zaman can da yakabilir. Ayrıca bunların iyileşmesi de zaman almaktadır.

Burun içinde yara nedenleri

Alerji iltihabı

Nazal pasajlarda yani burnu ve sinüsleri döşeyen mukozada, iltihap meydana gelir. Bu iltihap, burun içinde aşınmaya neden olur. Böylece alerjiler kolaylıkla bu aşınma içinde iltihap oluşturur. En sık görülen iltihap şeklidir. Bu alerjik iltihabı yaşadığınızda, muhtemelen devamında göz sulanması, cilt kaşınması gibi belirtiler de yaşayabilirsiniz.

Travma

Burun veya burun kanallarındaki travmalar, burnun içindeki hassas cilde zarar verebilir. Bu da kanama ve kabuklara neden olur. Travma denilen şeyden kasıt, burnu aşırı kaşıma, bir yere sürtme, tırmalama, tırnak izleri veya burnu bir yere vurma gibi şeylerdir. Burun mukusunu temizlerken bile bu travmaya neden olabilirsiniz. Mukusu rahat bırakmak gerekmektedir. Burnu ve özellikle kabuk tutmuş mukusları kaldırmak, onların yerine, yenilerinin belki de kanlı bir şekilde gelmesi demek olacaktır.

Uçuk

Uçuk Herpes simpleks isimli virüsten kaynaklıdır. Bu virüs dudaklarda veya burunda uçuğa neden olur. Bu uçuk, genellikle ağrılıdır. Hatta bazen anestezik kremlere ihtiyaç bile duyulabilir. Herpes alevlenmelerinin diğer semptomları arasında cildin karıncalanması, hafif şişlik ve yaklaşık 8 ila 10 gün sonra kabukla temas eden sıvı dolu kabarcıklar bulunur.

Sinüzit

Sinüzit, sinüslerin iltihaplanması ve şişmesidir. Tahriş nedeniyle burun pasajlarında kanama ve kabuklanmalara neden olabilir. Sinüslerin şişmesi ayrıca, sıvının, burun geçitleri içinde toz gibi diğer döküntülerle birlikte sıkışmasına neden olur. bu burun geçitlerindeki toz ve sıvı karşımı kabuk tutar ve sertleşir. Bu da hem kısa hem de uzun süreli sinüzitte ortaya çıkabilir.

Nazal spreylerin uzun süre kullanımı

Nazal spreyler uzun süre kullanılması durumunda, aşırı kuruluğa neden olabilir. Bu kuruluk olan yerlerde çatlama ve daha sonra kabuklanma meydana gelir. Bunu önlemek için burnun içini kurutmadan nemli tutabilmek için kullandığınız burun spreylerine ek olarak tuzlu su çözeltisi kullanınız.

Çevre kuruluğu

Çevre kuruluğu genellikle iklim değişikliklerinde meydana gelir. Örneğin kış aylarına girişlerde ve ya kış aylarında daha çok görülebilir. Bu, burun içinde sertleşip kabuklanmaya neden olabilir. Bu da kanama meydana getirir. Daha sonra da bu kan kabuklanır. Eğer burnunuz çevresel faktörlerden kuruyorsa, o zaman dudaklarınızın veya cildinizin de kuru olduğunu görebilirsiniz.

Burun kanseri

Nazal pasajda kalıcı olan ve tedaviye cevap vermeyen sert, huysuz şişlikler burun kanseri olduğunu gösterebilir. Diğer kanser semptomları arasında sinüs basıncı, burun kanaması, burun akıntısı, yüz uyuşması, yüz karıncalanması ve kulak ağrısı veya basıncı bulunur.

Burunda yara nedeni nasıl teşhis edilir?

Evde tedavi etmenize rağmen eğer bir hafta sonra hala iyileşmeyen ağrılı ve yaralı bir burnunuz varsa doktora gitme vaktiniz gelmiş olabilir.

Burunda yara nasıl tedavi edilir?

  • İyileşmeyi hızlandıran, enfeksiyonu önleyen ve ağrı kesici sunan topikal antibakteriyel ve anestezik merhemler ve kremler
  • Uçuk ve HIV gibi durumlar için antiviraller
  • Günlük alerji ilaçları
  • Sinüs enfeksiyonları için oral antibiyotikler

Burunda yara için evde yapılabilecekler

  • Burnunuza sık sık vazelin sürün ve burun içinde tahrişlerin kurumasını ve kabuk bağlamasını engelleyin.
  • Tuzlu burun spreyleri ile burun neminizi koruyun.
  • Evde tuzlu su ile burun nemini de sağlayabilirsiniz.
  • Eğer enfeksiyon var ise doktorunuzun önereceği ağrısız bazı kremlerden kullanmanız gerekebilir.
  • Burun mukusunuzu bir süre temizlemekten ve burnunuzu tahrip etmekten uzak durun.
  • Sigara içiyorsanız, bunun burun sağlığınızı olumsuz etkilediğini bilmelisiniz.
Burun Gerisine Akıntı (BGA)

BURUN GERİSİNE AKINTI (BGA)

Burun Gerisine Akıntı (BGA) boğazda akıntı toplandığını hissetmek veya burnun gerisinden akıntının aktığının farkına varmaktır. BGA egzersiz, kalın salgı veya boğaz kasları ve yutma ile ilgili sorunlardan ötürü de ortaya çıkabilir.

Normal olarak, burnu ve sinüslerin içini kaplayan salgı bezleri günde 250-500 ml. salgı üretmektedir. Bu mukozanın yüzeyinde ancak mikroskopla görülebilen hareketli küçük kıllar vardır. Bunlar salgının geriye doğru hareket etmesini sağlar. Daha sonra bu bilinçsiz olarak farkına varmadan yutulur. Bu salgı zarları ıslatır ve temizler, enfeksiyonlara karşı savaşır. Bu salgının üretilmesi ve temizlenmesi sinirler, kan damarları, salgı bezleri, hormonlar, ve küçük kılcıklar arasında ki ilişkiye bağlıdır.

NORMAL OLMAYAN SALGlLAR

Artmış ince ve temiz salgı soğuk algınlığı, grip (üst solunum yolu viral enfeksiyonu), alerji, soğuk hava, parlak ışık, bazı besinler ve baharatlar, gebelik ve hormonal değişiklikler, doğum kontrol hapları ve bazı tansiyon ilaçlarının da içinde olduğu ilaçlar, ve burun içi kemik eğriliği gibi durumlarda görülür.

Vazamotor rinit allerjik olmayan aşırı salgılı ve tıkalı burun şikayeti yapan bir hastalıkdır. Artmış kalın salgı sıklıkla kış aylarında nemlendirme yapılmadan ısıtılan, nemin düştüğü ev ve binalarda görülür. Bunun yanında sinüs ve burun enfeksiyonlarında ve kümes hayvanlarının ürünlerine karşı oluşan allerjilerde de görülmektedir. Eğer soğuk algınlığında ki salgı zaman içinde kalınlaşıp sarı, yeşil renk almaya başlıyorsa muhtemelen bakterilerin yol açtığı bir cismin belirtisi olabilir (fasulye, bezelye, bir parça kağıt, oyuncağın bir parçası v.b.) Salgının azalması aşağıda ki nedenlerden birinden dolayı olabilir:

Uzun süre çevreye ait tahriş edici maddelere maruz kalmak burnu kurutup zarların zarar görmesine neden olabilir (sigara dumanı, endüstriel dumanlar, araba dumanları). Salgı azaldığında normalden daha kalındır ve yanlış olarak artmış hissi verir. Yapısal bozukluklar (burun septumu düzensizlikleri) hava akımını değiştirerek burun zarlarının kurumasına neden olur.(Yapısal bozukluğa bağlı olarak salgıyı arttırır veya azaltır.) Yaşın ilerlemesiyle mukus zarlar büzüşür ve kurur. Bu normalden daha az ve kalın salgı yapılmasına ve kişinin BGA hissine kapılmasına yol açar. Diğer az rastlanan nedenler de zarlarda değişiklik yaparak bu hisse neden olurlar. YUTMA PROBLEMLERİ

Yutma ağızda ki sıvı ve katı gıdaların yemek borusuna geçmesinden oluşan karmaşık bir olaydır. Bu ağızdaki, boğazdaki ve midedeki sinir ve kasların koordinasyon içinde çalışması ile olur. Yutma problemleri katı veya sıvı gıdaların boğazda birikmesine daha sonra ses tellerinin olduğu bölgeye dökülmesine ve bunun sonucunda ses kısıklığı, boğaz temizleme hissi veya öksürük ortaya çıkabilir.

Yutma güçlüğünün birçok nedeni vardır: Yaşla birlikte yutma kasları hem güçlerini hem de koordinasyon yeteneklerini kaybederler. Bundan dolayı bazen normal salgı bile mideye geçemeyebilir.

Uyku sırasında yutkunma daha az olur ve salgı ağızda birikir. Uyanırken öksürme veya boğaz temizleme hissi duyulabilir

Her yaşta sinirlilik ve stres boğaz kaslarında kasılmaya ve bunun sonucunda boğazda birşey varmış hissine neden olmaktadır. Sıksık boğaz temizlemek tahrişi daha da arttırarak durumun kötüleşmesine neden olur. Besinlerin geçtiği yol üzerindeki büyümeler veya şişlikler katı ve /veya sıvı gıdaların geçişini yavaşlatır veya engeller.

Yutma bozuklukları midedeki besinlerin veya asidin yemek borusuna veya boğaza geri geldiği Gastroözafageal Reflü (GER) veya Larengofarengeal Reflu (LPR) olarak tanımlanan durumundan da kaynaklanabilir. Yanma hissi hazımsızlık ve boğazda rahatsızlık belli başlı bulgulardır ve bunlar özellikle yemek yedikten sonra yatınca daha da artmaktadır. Yemek borusu ile midenin birleşim yerinde meydana gelen torba şeklindeki fıtıklarda buna neden olur.

TEDAVİ

Tedaviye başlamadan önce mutlaka teşhis konulmalıdır. Bu detaylı bir Kulak Burun Boğaz muayenesi ve muhtemel bazı laboratuar, endoskopik ve röntgen çalışmalarını içermektedir.

Bakteriyel enfeksiyonlar antibiyotikler ile tedavi edilir ancak bunlar geçici bir iyileşme sağlar. Kronik sinüzite kapalı sinüslerin ağzını açmak için yapılacak cerrahi bir müdahaleye ihtiyaç vardır.

Allerji; sebebini ortadan kaldırmakla kontrol edilebilir. Antihistaminikler ve dekonjestanlar, kromolin ve steroid burun spreyleri, diğer şekillerdeki steroidler ve hiposensitizasyon (aşı tedavisi) tedavi için kullanılabilir. Ancak bazı antihistaminikler kurumaya neden olup salgıyı daha da kalınlaştırırlar. Dekonjestanlar kan basıncının artmasına, kalp ve tiroid rahatsızlıklarının şiddetlenmesine neden olurlar. Steroid spreyler tibbi kontrol altında genellikle yıllarca güvenle kullanılabilir. Ancak kısa dönemde yan etkisi olmayan ağızdan alınan ve enjeksiyonla verilen steroidlerin uzun dönem kullanımlarında muhakkak sıkı bir kontrol ve gözlem yapılmalıdır.

Gastroözafageal Reflü tedavisine yatağın baş tarafını 12-15 cm kaldırmak, az ve sık yemek yemek, alkol ve kafeinin yasaklanması, yorucu olmamak şartıyla spor yapılması gibi yaşamı düzenleyici önerilerle başlanır. Antiasit veya bu hastalıkda çok etkili olan mide asit üretimini durduran ilaçlar doktor kontrolunda verilmelidir. pH ölçümü gibi kesin teşhis yöntemleri vardır..

Yapısal bozukluklar cerrahi uygulama gerektirir. Septum deviasyonu sinüslerin normal olarak boşalmasını engeller ve kronik sinüzite neden olur. Septumdaki bir çıkıntı tahrişe ve anormal salgıya sebeb olacaktır. Septumdaki bir delik kabuk bağlamaya neden olur. Genişlemiş veya şekli bozulmuş konkalar (burnun yan duvarlarında çıkan ve hava akımının ayarlıyan, nemlendiren yapılar) veya polipler (enfeksiyon, allerji veya tahriş sonucunda oluşan selim büyümeler) de aynı şikayetlere yol açabilir.

Her zaman bir neden bulmak mümkün olmayabilir. Tıbbi tedavi cevap vermezse hasta cerrahi tedaviye karar vermelidir.

Bazı durumlarda özel bir neden bulunamaz. Düzeltilebilecek bir hastalık yoksa tedavi daha kolay akabilmesi için salgının inceltilmesi yönünde olur. Bu daha ziyade sıvı alımı yetersiz olan yaşlı kişiler için geçerlidir. Bu hastalar günde en az sekiz bardak su içmeliler, Kafeini bırakmalılar ve eğer uygunsa idrar söktürücü kullanmamalıdırlar. Salgıyı inceltecek guaifenesin veya organik iyot kullanıldığında tükrük bezlerinde şişme veya vücutta döküntü gelişirse ilaç kesilmelidir.

Burunun su ile yıkanması kalın ve azalmış salgının düzeltilmesine yardımcı olur. Bu burun için yapılmış özel cihazlarla günde iki ila altı defa uygulanabilir. Sıcak suyun içine yemek sodası veya tuz ilave edilerek bu sıvı yapılabilir. Son olarak da reçete gerektirmeyen basit tuz çözeltiler burnu nemlendirmek için kullanılır.

KRONİK BOĞAZ KIZARIKLIĞI (FARENJİT)

BGA sıklıkla kırmızı, tahriş olan bir boğaza neden olur. Boğaz kültürlerinden genellikle bir sonuç alınmaz ama bademcikler ve diğer dokular şişerek rahatsızlığa neden olurlar. BGA tedavi edildiğinde bu olayda ortadan kalkacaktır.

Kaynak: http://www.kbb.org.tr


 

nest...

oksabron ne için kullanılır patates yardımı başvurusu adana yüzme ihtisas spor kulübü izmit doğantepe satılık arsa bir örümceğin kaç bacağı vardır