mürafaa duruşması / Avukatlar için çok önemli 16 Murafaa kuralı - Hukuki Haber

Mürafaa Duruşması

mürafaa duruşması

Duruşmalı İnceleme

CMK Madde

(1) On yıl veya daha fazla hapis cezasına ilişkin hükümlerde, Yargıtay, incelemelerini uygun görmesi halinde duruşma yoluyla yapabilir. Duruşma gününden sanığa, katılana, müdafi ve vekile haber verilir. Sanık, duruşmada hazır bulunabileceği gibi, kendisini bir müdafi ile de temsil ettirebilir.

(2) Sanık, tutuklu ise duruşmaya katılmak isteminde bulunamaz.



CMK Madde Duruşmalı İnceleme

CMK Madde Gerekçesi

Temyiz incelemesi kural olarak dosya üzerinden yapılacaktır. Tasarı, onbeş yıl ve daha fazla hürriyeti bağlayıcı cezalar ile ölüm cezalarına ilişkin hükümlerin incelenmelerinin duruşmalı yapılabilmesini uygun görmüştür.

Duruşma isteme yetkisi yalnızca sanık ve avukatına tanınmıştır. Duruşma isteğinin temyiz dilekçesinde, sonradan da olsa mutlaka temyiz süresi içinde ileri sürülmesi gerekir.

Hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren birden çok suç işlenmişse, suçların toplanması (içtima) hükümlerinin uygulanmasından önce her bir eylem için verilmiş cezaya göre duruşma istenebilir; cezaların toplamı üzerinden istenemez.

Duruşma günü sanığa ve isteği üzerine avukatına bildirilir. Sanık duruşmada hazır bulunabileceği gibi kendisini bir avukatla da temsil ettirebilir. Sanık duruşmaya gelmez, avukat da göndermezse inceleme duruşmasız yapılır.

Tutuklu sanık duruşmaya katılmak isteminde bulunamaz.

Maddenin son fıkrasıyla; Yargıtayca re’sen veya sanık avukatının süresindeki istemi üzerine incelemenin duruşmalı yapılmasına karar verildiğinde, hükmü temyiz etmiş olması koşuluyla katılanın da duruşmaya çağrılmasına olanak sağlanmıştır.


CMK (Duruşmalı İnceleme) Emsal Yargıtay Kararları


Sanıklar …ve …müdafilerinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin istemlerinin, 08/03/ tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren sayılı Kanun’un maddesi ile sayılı CMK’nın / cümlesine getirilen değişiklik uyarınca; takdiren reddine karar verilerek duruşmasız inceleme yapılmıştır (Y12CD -Karar : /).

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınıp, sayılı CMK’nın /1. maddesi uyarınca takdiren duruşmasız yapılan incelemede dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü (Y14CD-Karar : /).

Sanık müdafilerinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteklerinin, 08/03/ tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren sayılı Kanunun maddesi ile sayılı CMK’nın / cümlesine getirilen değişiklik uyarınca takdiren reddine karar verilerek duruşmasız inceleme yapılmıştır (Y10CD-Karar : /)


YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ Esas : / Karar : / Tarih :

  • CMK Madde

  • Duruşmalı İnceleme

I-Sanık … hakkında hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;

Sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine dair mahkemece verilen 17/11/ gün ve / E. – / K. sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik temyiz itirazının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair verilen ek kararın istem gibi ONANMASINA,

II-Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;

sayılı CMK’nın maddesinin ‘‘Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.’’ ve aynı Kanun’un maddesinin ise; ‘‘Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.’’ şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin sanık hakkında koşulları oluşmadığı halde üst sınırdan hüküm kurulduğuna ve yasal indirimlerin de yapılmadığına ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik olarak ve 20/11/ tarihli ve sayılı KHK’nın üncü maddesiyle değişik sayılı CMK’nın /1. maddesi uyarınca resen duruşmalı inceleme yapılmasına yer olmadığına karar verilerek yapılan incelemede;

Sanık hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf isteminin esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sayılı CMK’nın /1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi’nin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, 01/03/ gününde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY CEZA DAİRESİ Esas : / Karar : / Tarih :

  • CMK Madde

  • Duruşmalı İnceleme

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;

Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;

Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;

Hükmolunan cezaların süresine göre şartları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK`nın maddesi uyarınca REDDİNE,

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın /1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY CEZA DAİRESİ Esas : / Karar : / Tarih :

  • CMK Madde

  • Duruşmalı İnceleme

Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;

Ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından; sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK`nın maddesi uyarınca REDDİNE,

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği tarih, /3 Esas, /3 Karar sayılı kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle;

Örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olduğunun kabul edildiği dikkate alınarak,

somut olayda, sanığın ByLock kullanıcısı olup olmadığının atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında; kovuşturma aşamasından sonra dosya içerisine konulduğu anlaşılan ve sanığın ByLock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ile sanık hakkında beyanda bulunan başka dosya sanıkları …, … ve …‘a ait ifade tutanaklarının CMK’nın maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyecekleri sorulduktan ve soruşturma aşamasında sanık hakkında beyanda bulunan …`nun tüm aşama beyanları Yargıtay denetimine elverişli şekilde dosya arasına alındıktan sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerekirken, sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna dair Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen yetersiz ve eksik araştırma tutanağına dayanılarak mahkumiyet kararı verilmesi;

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükmün BOZULMASINA, verilen ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alındığında sanığın tahliye talebinin reddine, tarihinde oybirliğiyle karar ver


YARGITAY CEZA DAİRESİ Esas : / Karar : / Tarih :

  • CMK Madde

  • Duruşmalı İnceleme

Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından; sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın maddesi uyarınca REDDİNE,

1-TCK’nın 62/2. maddesinde takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failinin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulması gerektiği belirtilmiş olup; dosya kapsamına göre geçmişte suç işlediği tespit edilemeyen ve duruşma tutanaklarına olumsuz hali yansıtılmayan sanığın, soruşturma aşamasında pişman olduğunu beyan edip kısmen de olsa suçun açığa çıkmasına yardımcı olacak şekilde ifade verdiği anlaşılmakla sanık hakkında şartları oluşmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yasal olanak yok ise de; dosya kapsamına uygun olmayan “suç işleme eğilimi, pişmanlık göstermemesi” sebepleri ile sanık lehine uygulanabilecek “cezanın failin geleceği üzerinde etkisi” gibi yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle TCK’nın maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,

2-Sanık hakkında kurulan hükümde TCK’nın maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesinin tarih ve sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren tarih, / E. /85 sayılı iptal kararının gözetilmemesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, üye …’in 1 nolu bozma nedeni yönünden karşı oyu ve oyçokluğuyla, diğer yönlerden oybirliğiyle tarihinde karar verildi.

KARŞI OY:

Sayın Çoğunluğun (1) nolu bozma nedenine iştirak olunmamıştır.

Şöyle ki;

sayılı TCK’da cezaların artırılması için genel bir neden düzenlenmemiş, ancak cezanın bireyselleştirilmesi kapsamında suç tipleri açısından herhangi bir ayırıma gidilmeden tüm suçlar için geçerli olan takdiri indirim nedenlerine yer verilmiştir.

Cezanın bireyselleştirilmesi araçlarından biri olan “takdiri indirim nedenleri” kurumunun düzenlendiği TCK’nın maddesinde, fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin bulunması halinde cezada indirim yapılacağı öngörülmüştür. Aynı maddenin ikinci fıkrasında da, “failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri” takdiri indirim nedeni olarak sayıldıktan sonra “gibi” denilmek suretiyle takdiri indirim nedenlerinin kanunda belirtilenlerle sınırlı (numerus clausus) olmadığına, aksine örnekleme yöntemi ile sayıldığına vurgu yapılmış, bunlardan farklı hususların da takdiri indirim nedeni olarak kabul edilmesine olanak tanınmıştır.

Bunun sonucu olarak da sayılı TCK, takdiri indirim nedenlerinin kanunda gösterildiği, “sınırlayıcı sistemi” değil, bu sebeplerin takdirinin hâkime bırakıldığı, “serbest takdir sistemini” kabul etmiştir.

Erem, “… herhangi bir hadisede cezayı azaltıcı takdiri nedenlerin var olup olmadığının belirlenmesi davayı gören yargıca aittir” demektedir (Faruk Erem, “Cezayı Azaltıcı Takdiri Sebepler”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, III/, sh. ). Zira yargılamayı bizzat yürüten, olayı değerlendiren, faili ve eylemi değerlendiren hâkimdir. Bundan dolayı takdiri indirim nedenlerinin olup olmadığı hususunu tespit ile değerlendirecek ve tayin edecek olan da davanın hâkimidir.

Ancak takdiri indirim maddesinin uygulanması veya uygulanmaması yönünde gösterilen gerekçelerin dosya kapsamına ve hukuka uygun olması, kanunun amacı ve diğer uygulama gerekçeleri ile çelişki yaratmaması gerekir.

Maddenin gerekçesinde, mükerrer değerlendirme yasağı dolayısıyla, ikinci fıkrada sayılan nedenlerin temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınmaması, sadece takdiri indirim nedenleri olarak göz önünde bulundurulması gerektiği belirtilmiştir.

Keza, hâkimin belirlediği nedenler kanunda suçun unsuru veya nitelikli hali veya kanuni indirim hali ise, bu takdirde takdiri indirim nedeni olarak kabul edilemez.

Hâkim, birden fazla takdiri indirim nedeninin olduğunu tespit etmiş ise, bu nedenleri bir bütün olarak değerlendirecek ve ancak bir kez takdiri indirim uygulayabilecektir.

Sanığın, önceki ifadelerinde suçlamayı kabul etmeyip kovuşturma aşamasında aleyhindeki deliller nedeniyle suçu işlediğini beyan etmesi samimi ikrar olarak kabul edilmemelidir (CGK, , E. /, K. /).

Susma hakkını kullanan sanık hakkında olumsuz bir kanaate ulaşılması gibi, sırf suçunu ikrar etmiş olan sanığın cezasında yargılama sürecindeki olumlu davranışları sebebiyle indirim yapılması da doğru olmaz. Zira bu durum tek başına faildeki suç işleme eğilimi konusunda fikir vermeye yeterli değildir (Nur Centel, “Cezanın Amacı ve Belirlenmesi”, Prof. Dr. Turhan Tufan Yüce’ye Armağan, Dokuz Eylül Üniversitesi Yayını, İzmir , sh. ; Nur Centel – Hamide Zafer – Özlem Çakmut, Türk Ceza Hukukuna Giriş, 4. Baskı, Beta Yayınevi, İstanbul , sh. ).

Maddede öngörülen ceza indirimi sanık açısından mutlak bir hak oluşturmadığı gibi cezanın bütünüyle ortadan kaldırılması sonucuna da kesinlikle yol açmaz.

Takdiri indirim nedenleri arasında örnekseme yoluyla sayılanlardan;

Failin eylemden sonraki davranışı; mağdurun suç sebebiyle uğradığı zararı gidermesi veya artmasını engellemesi, eylemin olası diğer zararlarının önlenmesi, suçtan sonra teslim olması, yargılamanın düzenli, kolay ve çabuk yürütülmesine hizmet etmesi, başka şekilde suçtan dolayı pişmanlığını gösteren aktif davranışlarda bulunması, yargılama sürecindeki davranışları da; suçun ortaya çıkarılmasında ya da suç ortaklarına ilişkin verdiği bilgiler gibi suçtan aktif pişmanlığını gösteren tutum ve davranışları ile adaletin tesisine katkı sağlaması, yargılama düzenine uyumu yönündeki davranışları şeklinde ortaya çıkabilir. Ortaya çıkan durum etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilemiyorsa takdiri indirim nedeni olarak kabul edilebilir. Ancak bu durumların kanunda özel olarak düzenlenmesi halinde bir kez de takdiri indirim nedenleri olarak değerlendirilemeyecektir.

Cezanın failin geleceğine etkisi de; cezanın özel önleme amacı çerçevesinde değerlendirilmektedir. Hâkim, hükmedilecek cezanın infaz süresinin failin yaşamına olabilecek doğrudan ve dolaylı etkilerini dikkate alarak yapılacak indirim ile kısalacak ceza süresinin yeniden suç işlemekten alıkoymaya yeteceğini tespit ve takdir ederse bundan dolayı cezasında indirim yapabilir. Eğer kısalacak ceza süresi önceki ortama dönmesiyle birlikte faili suç işlemekten alıkoymayacaksa cezasından indirim yapmayabilecektir.

gün ve 3–4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve Ceza Genel Kurulu’nun 24/01/ tarih ve / – /22 kararı ve bu doğrultudaki bir çok Ceza Genel Kurulu ve Özel Daire kararlarında tartışılarak vurgulandığı üzere;

Hâkim, takdiri indirim hükmünün uygulanması konusunda takdir yetkisine sahiptir. Ancak, bütün mahkeme kararlarında olduğu gibi takdiri indirimin uygulanmasına veya uygulanmamasına ilişkin kararlar da Anayasamızın ve sayılı CMK’nın maddeleri uyarınca gerekçeli olacak ve tabi olduğu kanun yolu normuna göre de gerekçenin hak, adalet ve nesafet kuralları ile dosya içeriğine uygunluğu denetlenebilecektir.

Sanık müdafiinin dilekçesinde takdiri indirim hükmünün uygulanmamasını temyiz nedenleri arasında gösterdiği dikkate alınarak, yukarıda anlatılanlara ve Yargıtay’ın Dairemizce de benimsenen yerleşik uygulamalarına göre somut olay değerlendirildiğinde;

Kararın hüküm fıkrasında; “sanığın geçmiş hali, suç işleme hususundaki eğilimi, suçtan pişmanlık duyduğu halinin gözlemlenmemesi ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek TCK’nun maddesinin hakkında uygulanmasına takdiren yer olmadığına”, kararın gerekçe bölümünde ise; “sanığın geçmiş hali, suçtan sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, suçtan pişmanlık duyduğu halin gözlenmemesi nedeni ile hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmamıştır” şeklindeki takdiri indirimin uygulanmamasına ilişkin birbiri ile çelişmeyen gerekçenin dosya kapsamı ile uyumlu, yerleşik uygulamalara uygun, denetime elverişli, yasal ve yeterli ve ayrıca sanığın savunmasını tespit ederek, tutum ve davranışlarını bizzat gözlemleyen yerel mahkemenin takdiri de bu yönde olup, sanık hakkında TCK’nın maddesinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı düşüncesiyle sayın çoğunluğun (1) nolu bozma nedenine katılmamaktayım.

(2) nolu bozma nedeni yönünden de hükmün düzeltilerek onanması görüşündeyim.


YARGITAY CEZA DAİRESİ Esas : / Karar : / Tarih :

  • CMK Madde

  • Duruşmalı İnceleme

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;

Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre silahlı terör örgütüne üye olma suçundan duruşmalı, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçundan duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü;

Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçları yönünden işin esasına geçildi;

Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından sanık müdafiinin tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın maddesi uyarınca REDDİNE,

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Sanığın kollukta müdafii bulunmaksızın alman ifadesinin, duruşmada kabul edilmedikçe CMK /4 maddesi kapsamında hükme esas alınamayacağından bu beyanın delil olarak kabul edilmediği, ayrıca sanığın üzerinde bulunan ve dış bakıştan kolaylıkla görülebilen patlayıcı maddelerin bulunduğu pakete arama sonucu el koyma işleminin, sayılı Yasanın 4/A ve CMK’nın 90/ maddeleri gereğince kanuna

uygun olduğundan, arama sonucu elde edilen delillerin hukuka aykırı olarak elde edildiğine dair savunmanın yerinde görülmediği, belirlenerek yapılan incelemede;

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alman tüm delillerin yukarıda açıklandığı üzere hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin duruşmada ve temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden silahlı terör örgütüne üye olma suçundan duruşmalı, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçundan duruşmasız olarak yapılan incelemede CMK’nın /1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

TEFHİM ŞERHİ:

tarihinde verilen iş bu karar, Yargıtay Cumhuriyet savcısı …‘nun huzurunda, duruşmada sanık …‘ın savunmasını yapmış bulunan Av. …‘in yokluğunda, tarihinde usulen ve açık olarak tefhim olundu.


YARGITAY CEZA DAİRESİ Esas : / Karar : /99 Tarih :

  • CMK Madde

  • Duruşmalı İnceleme

Ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından; suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın maddesi uyarınca REDDİNE,

Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;

Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;

Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “” yerine “” olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak;

Yapılan UYAP sorgulamasında, suça sürüklenen çocuk hakkında Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma suçundan Silvan Cumhuriyet Başsavcılığının / nolu dosyasında soruşturma yapıldığının anlaşılmış olması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında yürütülen soruşturma dosyasının akıbeti araştırılarak, TCK’nın /1. maddesinde düzenlenen devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçunun, terör örgütüne yardım suçunun özel şekli olan silah sağlama suçu bakımından geçitli bir suç olması dikkate alınarak, mükerrer yargılamanın ve cezalandırmanın önlenmesi ve delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi, olaylar arasında hukuki veya fiili kesinti bulunup bulunmadığının tespiti bakımından, anılan

dosyanın … veya onaylı sureti getirtilip dava açılmış olması halinde mezkur dosyanın iş bu dosya ile birleştirilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kanuna aykırı olup, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten BOZULMASINA, suça sürüklenen çocuğun tutuklulukta geçirdiği süre, atılı suç için kanun maddelerinde ön görülen ceza miktarı gözetilerek tutukluluk halinin devamına, tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY CEZA DAİRESİ Esas: / Karar: / Tarih:

  • CMK Madde

  • Duruşmalı İnceleme

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi.

Hükmedilen ceza miktarı nazara alındığında sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin sayılı CMK’nın maddesi gereğince reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Mağdurenin aşamalarda değişen ve birbiriyle çelişen beyanları, maruz kaldığını iddia ettiği cinsel istismar eyleminden sonra dahi sabaha kadar aynı otomobil içinde sanıkla kalmaya devam etmesi, eylemden sonra uğradıkları benzinlikte tek başına lavaboya gitmesine ve birlikte market kısmından alışveriş yapmalarına rağmen yardım talebinde bulunmaması, günü sabahı sanık tarafından bırakıldıktan sonra evi ya da karakol yerine bir arkadaşına gidip aynı gün öğle saatlerinde annesi tarafından bu evden teslim alındıktan sonra gece saat sıralarında karakola giderek müracaatta bulunması, sanığın aşamalarda istikrar arz eden inkar içeren savunmaları, Küçükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğünün tarihli raporu ile İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün günlü uzmanlık raporu içerikleri ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin sübuta yönelik delillerin değerlendirilmesine ilişkin olarak sayılı CMK’nın /1-b. maddesine uygun düşmeyen gerekçeyle kurduğu mahkûmiyet hükmünün bozulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde anılan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi suretiyle aynı Kanunun /1-g. maddesine muhalefet edilmesi,

Kanuna aykırı, sanık ile müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin gün ve / Esas, / Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hükmünün sayılı CMK’nın / madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre tutuklu sanık …‘in TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesi hususunun mahalline en seri biçimde bildirilmesi için ilgili yerlere müzekkere yazılmasına, tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


UYARI

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Baran Doğan’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere [email protected] adresine gönderebilirler. Makale yazımında konu sınırlaması yoktur. Makalelerin uygulamaya yönelik bir perspektifle hazırlanması rica olunur.

Murafaa Ne Demek? Murafaa Kelimesinin TDK Sözlük Anlamı Nedir?

Murafaa ne demek? Murafaa kelimesi nasıl yazılır? Murafaa kelimesinin TDK sözlük anlamı ne demektir? Murafaa kelimesi ile ilgili arattırılan sıkça sorulan sorulara haberin detayından ulaşabilirsiniz.

Haberler -

Son Güncelleme : -

Murafaa Ne Demek?

Murafaa Ne Demek? Murafaa Kelimesinin Güncel TDK Sözlük Anlamı Ne Demektir?

Cevap: Duruşma

Murafaa Kelimesi Nasıl Yazılır? Murafaa Kelimesinin Doğru Yazımı Nedir?

Cevap: Murafaa

Murafaa kelimesi ile Google aramalarda en çok sorulan sorular şunlardır: Murafaa ne demek? Murafaa kelimesi nasıl yazılır? Murafaa kökeni nedir? Murafaa kelimesinin cümle içerisinde kullanımı



Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanız detaylı bilgi için tıklayınız.

OKUDUM

İdari Yargıda Duruşma ve Duruşmaya İlişkin Uygulamadaki Sorunlar

ÖZET:

Adli yargıda uyuşmazlıkların çözümünde duruşma yapılması esas iken, idari yargıda duruşma yapmak suretiyle uyuşmazlığı çözmek istisnadır. Zira idari yargıda, yazılı yargılama usulü uygulanmaktadır. Savunma hakkının da bir uzantısı olan duruşmanın idari yargıda da sürekli uygulanması gerekip gerekmediği konusu öteden bu yana tartışmalara konu olmuştur. Çalışmamızda, duruşmayla ilgili düzenlemelerin neler olduğu, bu düzenlemelerin uygulamaya nasıl yansıdığı, duruşmanın uygulamada uyuşmazlığın çözümü konusunda etkin bir rol oynayıp oynamadığı, duruşma öncesi ve sonrasına ilişkin süreçler gibi konulara değinilerek, yeri geldiğinde Danıştay kararlarından da örnekler verilip, konu etraflıca anlatılacaktır.

Anahtar Kelimeler: Duruşma, Uyuşmazlık, Savunma Hakkı, İdari Yargı.

“Adli yargı dan farklı olarak”, idari yargının en önemli özelliği, yargılamanın yazılı olarak yapılmasıdır. Yazılı yargılamada, inceleme, dosya üzerinden yapılmaktadır. Yargıç, tarafların yazılı iddiaları ve savunmaları ile bu iddiaları ve savunmaları desteklemek amacıyla dosyaya ibraz ettikleri belgeleri ve ilgili yerlerden bizzat getirttiği diğer bilgileri değerlendirmek suretiyle bir yargıya ulaşmak durumundadır. Bu bağlamda, idari yargıca istisnai olarak, sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun maddesinde gösterilen hallerde duruşma yaparak, tarafların sözlü açıklamalarını dinleme olanağı da tanınmıştır. Ancak, bu durum, idari yargının yazılı olma özelliğini değiştirmez. Zira duruşma sırasında yapılan açıklamalar, yalnızca, uyuşmazlığın iyi anlaşılmasında idari yargıca yardımcı olur. Yoksa kararın dayanağı, yine dosyadaki belgeler ve bilgilerdir.1

Duruşma , mahkemenin önceden belirlediği bir zamanda, tarafların, dava ve savunma dilekçelerinde ileri sürdükleri hususları yargı yeri önünde sözlü olarak tekrar etmeleri ve karşılıklı tartışmaları olarak tanımlanabilir.2 Diğer bir ifadeyle, duruşma, davacının dava konusu işlemin iptalini gerektiren önemli hususları bir kez de sözlü olarak ortaya koyması, dosyada önem taşıyan ve bazen dikkatten kaçabilecek konulara işaret etmesi; idarenin de, sebeplerini ve dayanaklarını izah ederek işlemini savunması,3 şeklinde de tanımlanabilmektedir.

nest...

oksabron ne için kullanılır patates yardımı başvurusu adana yüzme ihtisas spor kulübü izmit doğantepe satılık arsa bir örümceğin kaç bacağı vardır