saff suresi kacinci sayfada / İnşirah Suresinin Arapça Okunuşu Faziletleri ve Anlamı! Sıkıntılardan Kurtulma Duası | igrus

Saff Suresi Kacinci Sayfada

saff suresi kacinci sayfada

20. Tâhâ Sûresi

Mekke döneminde nâzil olmuştur. 135 âyettir. Sûre, adını başındaki mukattaa harflerinden almıştır. 130-131. âyetleri Medine döneminde inmiştir.[1]

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla

1. Tâ, Hâ.

2-3. (Resûlüm!) Biz Kur’an’ı sana zahmet çekmen için değil, ancak (Allah’tan) korkanlara bir öğüt olsun diye indirdik.

4. (Bu Kur’an,) yeri ve yüce gökleri yaratanın peyderpey (tedrîcen) indirdiği (bir kitap)tır.

5. O Rahmân(’ın hâkimiyeti) arşı kuşatmış/hükmü altına almıştır.

6. Göklerde, yerde, ikisinin arasında ve toprağın altında olanlar(ın hepsi) ancak O’nundur.

7. Sesini (duada) yükseltsen (de yükseltmesen) de (O’na göre birdir). Çünkü O, gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilir. [bk. 14/38; 25/6]

8. Allah O’dur ki O’ndan başka ilâh yoktur, en güzel isimler O’nundur.

9. (Resûlüm!) Musa’nın haberi artık sana geldi.[2]

10. Hani, vaktiyle (Sînâ’da) o bir ateş görmüştü de ailesine: “Siz durun. Çünkü ben bir ateş gördüm. Belki size ondan bir kor getirir, yahut ateşin yanında bir yol gösteren bulurum.” demişti.

11. (Musa) o(nun yanı)na gelince, kendisine (şöyle) seslenildi: “Ey Musa!”

12. “Haberin olsun, senin Rabbin benim ben. Haydi pabuçlarını çıkar! Çünkü sen kutsal vadide, Tuvâ’dasın.” [bk. 27/7-13; 79/16]

(Yüce Allah bu âyette, bir inceliğe işaret ediyor: Kutsal vadi ile pabuç münasebeti. Demek oluyor ki ayaklardaki pabuçlar, bir yönüyle kutsal yere temasta bir engel teşkil ediyor. Diğer yönüyle ayakta kirlenmiş olduğundan onları çıkarmak gerekiyor. Bunu mânevî yönden ifade edersek; Allah’ın huzuruna çıkarken, O’nunla yakın temasa geçmesi için hem bunu önleyecek dünyalıkları kalpten çıkarmak hem de kirlerden arınmış olmak lazımdır.)

13. “Ve ben (peygamberliğe) seni seçtim, şimdi vahyedilenleri dinle.” [bk. 7/144]

14. “Şüphesiz Allah, benim ben. Benden başka hiçbir ilâh yoktur. Bana kulluk et. Ve beni anmak için dosdoğru namaz kıl.”

15. “Elbette ki (beklenen kıyamet) saat(i) gelecektir. Ben onu, hemen hemen gizli tutuyorum ki herkes (her an âhiretine hazır olsun ve orada dünyada iken peşinde koştuğu ve) çalıştığının karşılığını bulsun.”

16. “Artık ona inanmayan ve (kendi) arzusuna uyan kimse sakın seni on(a inanmak)tan alıkoymasın, sonra (sen de) helak olursun!”

17. “O sağ elindeki nedir ey Musa?”

18. (Musa) dedi ki: “O âsâmdır. Ona dayanırım, onunla davarıma yaprak çırparım ve onunla daha birçok ihtiyacımı görürüm.”

19. (Allah) buyurdu: “Onu (yere) bırak ey Musa!”

20. O da onu bıraktı. Bir de ne görsün! O, (kıvranıp) koşan bir yılan oluvermiş.

21. (Allah) buyurdu: “Al onu (eline), korkma, biz onu yine ilk şekline döndüreceğiz.”

22-23. “Bir de elini koltuğuna sok. Kötü bir durum/bir hastalık olmaksızın, başka bir mucize olarak bembeyaz bir halde çıksın. (Böylece) sana en büyük mucizelerimizden gösterelim. [bk. 7/133-144; 27/12; 28/32]

24. “Firavun’a git, çünkü o azdı.” (Benim kullarım üzerinde otorite kurup kendisini ilâhlaştırdı.)

25. (Musa) dedi ki: “Rabbim! Benim gönlüme genişlik ver.”

26-27-28. “Benim işimi kolaylaştır, dilimden de (şu) düğümü çöz ki sözümü iyi anlasınlar.”

29-30. “Ailemden kardeşim Harun’u bana vezir (yardımcı) yap.” [bk. 26/13]

31-32-33-34. “Onunla arkamı kuvvetlendir (Onu bana destek eyle). Onu işimde ortak yap ki seni çok tesbih edelim ve seni çok analım (tebliğ edelim).”

35. “Şüphesiz sen bizi görmektesin.”

36. (Allah) buyurdu: “Ey Musa! İstediğin sana verildi.”

37. “Andolsun ki biz, sana (önceleri) bir defa daha (şöyle) iyilikte bulunmuştuk:”

38. “Hani (sen doğduğunda) annene vahyedilecek şeyi (ilham ile) bildirmiştik.”

39. “Onu sandığa koy, (Nil) nehr(in)e at ki nehir de onu kıyıya getirip bıraksın. (Böylece) onu, hem bana hem de ona düşman olan birisi alacaktır.” (demiştik). “(Ey Musa! Sevilmen ve) nezaretim altında yetiştirilmen (ve görenlerin sevmesi) için sana kendimden bir sevgi koydum.” [krş. 28/7-9]

(Müneccimlerin Firavun’a İsrâiloğulları’ndan doğacak bir erkek çocuğun yetişip hâkimiyetini elinden alacağını haber vermeleri üzerine Firavun, Hz. Musa’nın doğup yetişmesini önlemek için İsrâiloğulları’nın doğan erkek çocuklarını öldürüyordu. Firavun ile karısı Âsiye bahçede gezinirken, suda akıp gelen bir sandığı çıkarttırıp içindeki çocuğu görünce birden şaşırdılar. Allah’ın lütfu ile içlerinde bir sevgi belirdi. Artık bir süt anne aramaya başladılar. Fakat çocuk, bulduklarını da emmiyordu; elbette bu sevk-i tabiî değil sevk-i ilâhî idi. Bunu duyan ablası, Firavun’un sarayına gitti.)

40. “Hani kız kardeşin (Firavun’un sarayına) gidip: ‘Ona bakacak (ve emzirecek) birisini size göstereyim mi?’ diyordu. Böylece gözü aydın olsun ve üzülmesin diye seni annene geri verdik. Hani, bir de (sen Mısırlı’ya bir tokat vurarak kaza ile) adamı öldürmüştün de seni (öldüreceklerken) o tasadan kurtarmış ve seni (bunlar gibi)[3] birtakım sıkıntılarla denemiştik. Bunun için Medyen halkı içinde senelerce kalmıştın. Sonra takdire göre (peygamberlik görevini yüklenecek duruma gelince, buraya) geldin, ey Musa!” [bk. 28/15-16]

41. “Seni kendim için (peygamber) seçtim.”

42. “Sen kardeşinle birlikte benim âyetlerimi götürün ve beni anmakta (o Firavun’a tebliğde) gevşeklik göstermeyin.”

43. “Firavun’a gidin. Çünkü o azdı.”

44. “Ona yumuşak söz söyleyin. Belki öğüt dinler ve (benden) korkar.”

45. Dediler ki: “Ey Rabbimiz! (Onun) bize kötülük etmesinden veya iyice azmasından korkuyoruz.”

46. (Allah) buyurdu ki: “Korkmayın. Çünkü ben sizinle beraberim, işitir ve görürüm.”

47. “Hemen ona gidin de deyin ki: “Biz Rabbinin elçileriyiz. İsrâiloğulları’nı bizimle beraber gönder, onlara eziyet etme! Rabbinden sana bir mucize getirdik. Selam (ve saadet) doğruya uyanlaradır.”

48. “Bize, ‘(peygamberleri) yalanlayanlar ve (Hak’tan) yüz çevirenler mutlaka azaba çarptırılacaktır.’ diye vahyedildi.”

49. (Firavun:) “Rabbiniz kimdir, ey Musa!” dedi.

50. O da: “Rabbimiz her şeye yaratılış ve özelliğini verip sonra (bu özelliğe) uygun yolu gösterendir.” dedi.

51. (Firavun:) “Öyleyse ya önceki nesillerin durumu ne olacak?” dedi.

52. (Musa) dedi ki: “Onun bilgisi, Rabbimin katında bir kitaptadır. Rabbim şaşmaz da, unutmaz da.”

53. “O (Rab) ki yeri size bir beşik yaptı. Orada sizin için yollar açtı ve gökten bir su (yağmur) indirdi.” (Allah buyurdu ki:) “Biz o su ile çeşitli bitkilerden çiftler çıkartmaktayız.” [krş. 21/31]

54. “Hem yiyin hem de hayvanlarınızı otlatın. Şüphesiz bunda, (batıla uymayan) akıl sahipleri için (Allah’ın kudretini gösteren açık) deliller vardır.”

55. “Sizi (ilk olarak) ondan (karışmış çeşitli renk topraktan) yarattık Yine oraya (toprağa) döndüreceğiz. (Sonra dirilişiniz için) bir kere daha ondan çıkaracağız.” [krş. 7/25]

56. (Resûlüm!) Andolsun ki biz, ona (Firavun’a) bütün âyetlerimizi gösterdik de o yine yalanladı ve yüz çevirdi. (İnanmamakta) direndi. [bk. 17/101; 54/42]

57. Ve: “Ey Musa! Sihrinle bizi yurdumuzdan çıkarmak için mi geldin?” dedi.

58. “Biz de mutlaka sana, onun benzeri bir sihirle karşılık vereceğiz. Şimdi sen, aramızda bizim de senin de caymayacağımız uygun/düz bir (meydanlıkta) buluşma yeri ve vakti ayarla (da orada karşılaşalım).”

59. (Musa:) “Sizinle buluşma zamanımız, süs günü (bayram günü) ve insanların toplanacağı kuşluk vaktidir.” dedi.

60. Bunun üzerine Firavun dönüp gitti. Hilesini (en mâhir sihirbazlarını ve aletlerini) topladı sonra (buluşma yerine) geldi.

61. Musa onlara: “Yazıklar olsun size! Allah’a karşı yalan uydurmayın. Sonra O (öyle) bir azap gönderir (ki) onunla kökünüzü kurutur. Doğrusu (O’na) iftira atan perişan olur.” dedi.

62. (Sihirbazlar) işlerini (ve Musa’nın sözlerini) tartıştılar ve (“Musa galip gelirse”! diye) fısıltı ile kendi aralarında konuştular.

63. Dediler ki: “Bunlar olsa olsa iki sihirbazdır: Sihirleriyle sizi yurdunuzdan çıkarmak ve en ideal yolunuzu (yaşam düzeninizi bozmak) istiyorlar.”

64. “O halde, bütün hilenizi toplayıp sıra halinde (meydana) gelin. Bugün üstün gelen mutlaka kurtuluşa/muradına ermiştir.”

65. (Sihirbazlar:) “Ey Musa! Hünerlerini istersen önce sen ortaya at, istersen biz ortaya atalım.” dediler.

66. (Musa:) “Hayır! Siz atın!” dedi. (Ellerindekini attılar.) Bir de baktı ki onların ipleri (halatları) ve değnekleri, düzenbazlıkları yüzünden kendisine hakikaten (yılan şeklinde) koşuyor gibi görünüyor.

67. Bu yüzden, Musa içinde bir korku hissetti.

68. (Bunun üzerine biz:) “Korkma, çünkü sen evet sen daha üstün (gelecek)sin.” dedik.

69. “Sağ elindeki (âsâ)nı at, onların yaptıklarını yutacaktır. Çünkü onların yaptıkları sadece bir sihirbaz hilesidir. Sihirbaz ise nereye varsa (ne yapsa) umduğuna eremez.” [krş. 7/119]

(Hz. Musa’nın yere attığı âsâsı, gerçek bir ejderha olmuş ve sihirbazların ejderha şeklinde gözüken bütün aletlerini yutmuştu. Çünkü o vahye dayanmıştı. Sihirbazlar bunun bir sihir değil ilâhî bir mucize olduğunu anladılar. Çünkü Hz. Musa da onlar gibi sistemin batıla dayanan düzeneklerinden ve düzenbazlığından yararlansaydı, âsâsı onları yutamazdı ve aralarında boğuşma olur, üstün gelemezdi. İşte bu mucize, kaynağı ve dayanağı vahiy olan ile batıl olanın farkını ortaya koyar.)

70. Bunun üzerine sihirbazlar secdeye kapandı(lar): “Musa ve Harun’un Rabbine iman ettik.” dediler.

71. (Firavun:) “(Benim yönetimim ve otoritemin geçerlilik alanında) ben size izin vermeden mi O’na iman ettiniz? (O’nun buyruğuna girdiniz?) Şüphesiz o size sihri öğreten büyüğünüzdür. O halde elbet ben, de sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve mutlaka sizi hurma dallarına asacağım. Siz de hangimizin azabı daha şiddetli ve daha süreklidir elbette bileceksiniz.” dedi.

(Ülke hâkimiyetini elinde bulunduran ve bundan dolayı o yerde kendisini en büyük rab sayan (79/24) Firavun’un ülkesinde, kendisine saygı göstermeyip ondan izin almadan Allah’ı ve O’ndan geleni tercih etmek, rejimi yönünden hem en büyük hainlik hem de düşman tehlikesinden bile öncelikli ve önü kesilmesi gerekli bir husus idi.) [bk. 7/118-126; 26/41-53; 85/4-8]

72. (Sihirbazlar): “Bize gelen (bunca) mucizelere ve bizi yaratana karşı seni asla tercih etmeyiz. Artık sen ne hüküm vereceksen ver (yapacağını yap)! Sen (olsa olsa) bu dünya hayatına hükmedebilirsin.”

73. “Doğrusu biz, hatalarımızı ve bizi zorla(yarak yaptır)dığın sihri bağışlaması için Rabbimize iman ettik. Allah(’ın mükâfatı seninkinden) daha hayırlı ve (cezası ve mükâfatı da) daha devamlıdır.” dediler.

(İşte sihirbazlar, tanrılık taslayan krala itaati reddedip kısa zamanda gerçek bir iman örneği sergilemişlerdir.)

74. Şüphesiz ki kim Rabbine suçlu olarak (emirlerini tanımamış olarak veya şirk içinde) gelirse, şüphesiz onun için cehennem vardır. Orada (yanmakla) ne ölü(p kurtulu)r ne de (tekrar dirilince) yaşar (daima yanıp ölür, dirilip tekrar yanar). [bk. 4/56; 25/14; 87/13]

75-76. Kim de O’na sâlih (sevaplı) amel işlemiş bir mü’min olarak gelirse, işte onlar için yüksek dereceler, alt tarafından ırmaklar akan Adn cennetleri vardır ki (onlar) orada ebedî kalacaklardır. İşte bu, (her türlü günahtan) arınanların mükâfatıdır.[4]

77. Andolsun ki biz, Musa’ya: “Kullarımı (Mısır’dan) geceleyin yürüt (çıkar). Onlara denizde (âsân ile) kuru yol aç. (Firavun) yetişecek diye korkma. (Boğulmaktan da) endişe etme.” diye vahyetmiştik. [bk. 26/52; 44/23]

78. Firavun da askerleriyle onların peşine düştü. (Ama o yarılan) denizden onları saran (bir dalga), kendilerini kaplay(ıp boğ)uverdi. [krş. 26/60-66]

79. Firavun kavmini saptırdı ve doğru yola iletemedi.

80. Ey İsrâiloğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık. Tûr’un sağ yanında (Musa’ya Tevrat’ı indireceğimize dair) size vaadettik ve (Tîh çölünde de) üzerinize kudret helvasıyla bıldırcın indirdik.

81. Size rızık olarak verdiğimiz şeylerin temiz/helal olanlarından yiyin. Bu hususta azgınlık etmeyin. Sonra gazabım üzerinize iner. Kimin de üzerine gazabım inerse, hiç kuşkusuz o, uçuruma düşmüş (helak olmuş)tur.

82. (Bununla beraber) şüphesiz ben, tevbe eden, iman edip sâlih amel işleyen, sonra da doğru yolda giden kimseyi, elbette bağışlarım.

(Hz. Musa, kavmi ile Mısır’dan çıkıp Sînâ’ya geçtikten sonra, yerine kardeşi Harun’u koyup kendisi Cenâb-ı Hak’tan vahiy almak için alelacele Tûr’un yolunu tutmuştu. Halbuki 70 kişiyi de beraberinde götürecekti.) [bk. 2/57]

83. (Allah buyurdu:) “Ey Musa! (Seni alelacele) kavminden öne geçiren nedir?”

84. Dedi ki: “Onlar işte benim izimde(n gelmekte)dirler. Yâ Rabbi! Sen razı olasın diye sana (gelmekte) acele ettim.”

85. (Allah:) “Biz senden sonra, (çölde başlarına Harun’u bıraktığın) kavmini denedik. (Münâfık) Sâmirî onları saptırdı.” buyurdu.

86. Bunun üzerine Musa kızgın ve üzgün olarak kavmine döndü: “Ey kavmim! Rabbiniz size güzel bir vaadde bulunmadı mı? (Ben ayrılınca) size zaman uzun mu geldi? Yoksa Rabbinizden üstünüze bir gazap inmesini mi istediniz de bana verdiğiniz sözden caydınız?” (dedi.)

87. Dediler ki: “Biz sana verdiğimiz sözden kendiliğimizden dönmedik. Fakat biz, o halkın (Mısırlılar’ın) ziynetinden birtakım ağırlıklar yüklenmiştik. Onları (eritmek için ateşe) attık. Aynı şekilde Sâmirî de kendi mücevheratını attı.”

88. (İşte bu şekilde Sâmirî) onlara (yapmacık olarak) böğüren bir buzağı heykeli (döküp) çıkardı. (O ve adamları:) “Bu sizin de, Musa’nın da ilâhıdır; ama o unuttu (aramaya gitti).” dedi.

89. (Onun) kendilerine hiçbir sözle karşılık veremediğini, yine kendilerine ne bir zarar ne de bir fayda vermeye gücünün yetmediğini görmezler mi?

90. Doğrusu, Harun da onlara önceden: “Ey kavmim! Siz bununla ancak imtihan edildiniz. Şüphesiz ki Rabbiniz Rahmân (olan Allah)’tır. (Buna tapmayın) bana uyun ve emrime itaat edin.” demişti.

91. (Onlar:) “Musa bize dönünceye kadar ona tapmaya devam etmekten asla vazgeçmeyeceğiz.” demişlerdi.

92-93. (Musa dönünce:) “Ey Harun! Onları sapmış olarak gördüğün zaman, bana uymaktan (ve onları engellemekten) seni alıkoyan neydi? Emrime karşı mı geldin?” dedi (ve sakalından, saçından tutup çekmeye başladı). [bk. 7/150]

94. (Harun:) “Ey anamın oğlu! Sakalımı, başımı (saçımı) tutma! Doğrusu ben senin: ‘İsrâiloğulları arasında ayrılık çıkardın ve sözüme dikkat etmedin.’ demenden korktum (da bunları terk edip gelmedim).” dedi.

95. (Musa:) “Ey Sâmirî! Ya senin (bu) işin nedir?” dedi.

96. (O da): “Ben onların görüp bilmediklerini gördüm de (onları yanıltıp inandırmak için) elçi (Cebrail’)in izinden bir avuç (toprak) avuçladım. Onu da (erimiş ziynetlerin içine) attım. Böylece nefsim bana (bunu) hoş gösterdi.” dedi.

(Böylece uydurduğu şeyleri Hz. Musa’ya da bir pâye vererek kendisini savunmaya çalıştı.)[5]

97. (Musa:) “(Defol) git! Doğrusu, artık hayatta senin için (ceza); ‘Bana dokunmayın.’ demendir. (Âhirette ise) senin için asla kurtulamayacağın bir ceza günü vardır. (Şu) karşısında durup tapmakta olduğun ilâhına bak! Biz onu mutlaka yakacağız. Sonra mutlaka ufalayıp denize atacağız.” dedi.[6] [krş. 44/58]

98. Ancak sizin ilâhınız, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayan Allah’tır. O her şeyi ilmi ile kuşatmıştır.

99. (Resûlüm!) Böylece sana, geçmiş (ümmet)lerin haberlerini anlatıyoruz. Şüphe yok ki tarafımızdan sana bir zikir (tefekkür hazinesi ve hayat nizâmı olarak Kur’an’ı) verdik.

100. Kim ondan yüz çevirirse, şüphesiz o kıyamet günü (ağır) bir günah yüklenecektir.

101. Onun (azabı) içinde ebedî kalacaklardır. Kıyamet gününde onlar için (bu) ne kötü bir yüktür!

102. O gün Sûr’a üflenir. Ve o gün suçluları (korkudan) gözleri göğermiş olarak (mahşerde) toplarız.

103. Kendi aralarında: “Siz (dünyada olsa olsa) on gün kadar (bir süre) kaldınız.” diye gizli gizli fısıldaşacaklar. [krş. 23/113; 30/55; 79/46]

104. Onların söyledikleri şeyleri biz daha iyi biliriz. Onların en olgun akıllı olanı (ise): “Bir günden daha fazla kalmadınız.” diyecek.

105. (Resûlüm!) Sana dağlar hakkında (da) soruyorlar. De ki: “Rabbim onları (kıyamet günü) ufalayıp savuracaktır.”

106. “Yerlerini dümdüz (çöl gibi) kuru bir toprak halinde bırakacak.”

107. Orada ne bir eğrilik (çukur) ne de bir tümsek göreceksin. [bk. 18/ 47; 101/5]

108. O gün (mahşerde insanlar) davetçiye hiçbir ‘eğrilik ve sapma’ olmadan uyarlar. Rahmân (olan Allah)’a karşı sesler kısılmıştır; fısıltıdan (uğultudan) başka ses işitemezsin.

109. O gün, Rahmân’ın kendisine şefaat izni verip sözünden hoşnut olduğu kimselerden başkasının şefaati fayda vermez. [krş. 2/255; 21/28; 53/26; 78/38]

110. (Allah) onların önlerindeki (gelecekleri)ni ve arkalarındaki (geçmişleri)ni bilir; onlar ise O’nu bilgice kavrayamazlar.

111. (Bütün) yüzler, Hayy ve Kayyûm[7] olan (Allah’a) boyun eğmiştir. (Omuzlarına) zulüm yüklenenler de hakikaten hüsrana uğramıştır.

112. Kim de iman etmiş olarak ‘sâlih (sevaplı) işler’ yaparsa, artık o, ne bir zulümden ne de hakkının eksik verilmesinden korkar.

113. İşte böylece, biz onu (tebliğ etmen için) Arapça bir Kur’an olarak indirdik. Ve onda tehditleri/uyarıları türlü şekillerde açıkladık. Olur ki, ibadet ve itaat edip günahlardan sakınırlar yahut o (Kur’an) kendileri için bir öğüt ve ibret meydana getirir.

114. Gerçek hükümdar (ve hükümran) olan Allah yücedir. Sana O’nun vahyi (Cebrail tarafından okunup) bitirilmeden önce Kur’an(’ı okuma)da acele etme “Rabbim, ilmimi artır.” de.[8] [krş. 75/16-19]

115. Doğrusu biz, daha önce Âdem’e (o ağacın meyvesinden yememesini) emretmiştik. Fakat (o, bunu) unuttu. Biz de onu (bu hatasında) azimli (ısrarlı) bulmadık.

(Bakara sûresi 35-38. âyetlerde geçtiği gibi, Hz. Âdem, Allah’ın yasak emrine rağmen şeytanın teşviki ile onu unutup nefsine hoş gelene yönelmiş ve ağacın meyvesinden yiyerek günah işlemişti. Fakat şeytan gibi Allah’ın emrini yerine getirmemede şeytanın yaptığı gibi ısrarlı olmayıp derhal pişman olup var gücüyle öyle bir tevbe etti ki sonunda affa ve yüksek dereceye kavuştu.)

116. Hani meleklere: “(Kudretim için) Âdem’e secde edin.” dediğimizde İblis’ten başkaları hemen secde ettiler, o ise diretti.

117. Dedik ki: “Ey Âdem! Şüphesiz bu (İblis) sana ve eşine düşmandır. Sakın o sizi (cennetten) çıkarmasın, sonra (dünyada) zahmet çekersin!”

118. “Çünkü burada senin için ne acıkma ne de çıplak kalma zilleti vardır.”

119. “Ve sen hakikaten burada ne susayacaksın ne de güneş(in sıcağın)da kalacaksın.”

120. Nihayet şeytan onu vesvesesiyle (dışarıdan) fitleyip: “Ey Âdem! Sana sonsuzluk ağacını ve yıpran(ıp çök)meyen bir saltanatı göstereyim mi?” dedi. [bk. 7/20-21]

121. Bunun üzerine ikisi de (şeytanın sözüne aldanıp) ondan (o yasak ağaçtan) yediler. Hemen (üzerlerindeki cennet libâsı bir ceza olarak gitti) ayıp yerleri açığa çıkıp görünüverdi. Üzerlerini cennet yaprağından örtmeye başladılar. Âdem (yanılarak da olsa,) Rabbine âsî oldu ve şaşırıp kaldı.

122. Sonra (yalvarmaya başladı) Rabbi onu yine seçti de tevbesini kabul etti ve ona doğru yolu gösterdi.

123. (Ama Allah o sırada) buyurdu ki: “Birbirinize düşman olarak oradan inin. Artık benden bir rehber (peygamber/kitap) geldiğinde kim benim hidayetime uyarsa ne sapar ne de (sefalete düşüp) bedbaht olur.”

124. Bundan böyle kim zikrim (Kur’an ve hükümlerim)den yüz çevirirse, (hevâsına/nefsine hoş gelene uyarsa) şüphesiz ki onun için dar bir geçim/sıkıntılı bir hayat vardır.[9] Kıyamet günü de onu kör olarak haşrederiz (toplarız).

(Bu dünyada Kur’an ve hükümlerine karşı mânevî ve ruhânî körlük, âhirette fiilî bir körlük olacaktır.)

125. “Rabbim! Beni niçin kör olarak haşrettin? halbuki, ben hakikaten (dünyada) çok iyi gören kimse idim.” der. [bk. 17/97]

126. (Allah) buyurdu ki: “Bu böyledir. Âyetlerimiz sana geldi de sen (okuyup görmedin, onun hükümleriyle amel etmeyi) unuttun. İşte bugün de sen böyle (görmez halde) bırakılacaksın.”[10]

127. İşte biz (Rabbinin âyetlerinden habersiz ömrünü) israf eden ve Rabbinin âyetlerine inanmayanları böyle cezalandırırız. Elbette âhiret azabı daha şiddetli ve daha süreklidir.

128. Bizim, kendilerinden evvel nice asırlar(da insanları) yok etmemiz, onları hâlâ doğru yola getirmedi mi? Halbuki (şimdi kendileri) onların yurtlarında dolaşıp durmaktadırlar. Elbette bunda akıl sahipleri için ibretler vardır. [bk. 22/46; 32/26]

129. Rabbin tarafından (cezalarının ertelenmesi için) geçmiş bir söz ve tayin edilmiş bir vakit bulunmasaydı, elbette (onlara azap) kaçınılmaz olurdu.

130. O halde (onların) dediklerine sabret. Güneşin doğmasından evvel (sabahleyin) ve batmasından evvel (ikindi vaktinde) Rabbini hamd ile tesbih et. Gecenin (belirli) saatlerinde (akşam ve yatsıda) ve gündüzün etrafında (öğleyin) de tesbih et (namaz kıl)[11] ki (neticeden) razı olasın.

131. Kendilerini denemek için, o (inkâr ede)nlerden bir kısmını faydalandırdığımız dünya hayatının ziynetine (zenginlik ve debdebesine) asla gözlerini dikme! Rabbinin rızkı daha hayırlı ve daha süreklidir.

132. Ailene (ve ümmete) namaz kılmayı emret ve sen de ona sabırla devam et. Biz senden rızık istemiyoruz; (aksine) biz sana rızık veriyoruz. (Güzel) âkıbet, takvâ sahiplerinin (Allah’ın emrine uygun yaşayanların/karşı gelmekten sakınanların)dır.

133. “O, bize Rabbinden bir âyet (mucize) getirmeli değil miydi?” dediler. (Halbuki) evvelki kitaplarda olanın açık delili, (Kur’an’da) onlara gelmedi mi?

134. Eğer biz onları, o (Kur’an’)dan önce helak etseydik, (o zaman da kıyamette): “Ey Rabbimiz! Bize bir peygamber gönderseydin de (böyle) alçak ve rezil olmadan önce âyetlerine uysaydık!” derlerdi. [krş. 6/155-157]

135. (Resûlüm!) De ki: “Herkes (dikkatle) gözetlemektedir. Siz de gözetleyin. Netice itibariyle hidayete eren (istikamet sahipleri) kimdir, doğru yolda olan kimdir bileceksiniz.”


[1] Peygamberimiz’in bir ismi de Tâhâ’dır. Ey Tâhir! (Ey temiz insan!). Ey Hâdî (Ey mü’mine hidayet eden!) mânaları verilmiştir. Bu sûre, Peygamberliğinin beşinci yılında Hz. Ömer’in müslüman olmasından önce inmiştir. İslâm’ın yaman düşmanı olan Hattaboğlu Ömer, Hz. Peygamber’i öldürme görevini üstlenmişti. Ona doğru giderken, kız kardeşi ile eniştesinin de müslüman olduğunu öğrenince önce onların işini bitirmeye yöneldi. Fakat onların evlerinde bu sûre okunurken işiten Hz. Ömer, onun cazibesinden sarsılmıştı. İçeri girip okuduklarını istemiş, sakladıkları için de onları dövmüştü. Sonra kız kardeşi müslüman olduklarını söyleyip yazılı sayfaları verdi. Ömer (ra.) bunları okuyunca Resûlullah’ın huzuruna gitti ve İslâm ile şereflendi.

[2] Burada ve 51/24, 76/1, 88/1. âyetlerdeki ‘hel’ edatı soru değil kesinlik ifade eder (Mukâtil, s. 57).

[3] 38. âyetten beri anlatılanlar ve peygamberliğine kadar olanlar. [bk. Fihrist, Hz. Musa md.]

[4] Son üç âyete yüce Allah’ın kelâmı olarak anlam verilmiştir (Nesefî, III, 60).

[5] Âyette geçen Resûl ile “bir avuç almak” kelimeleri arasında kurulan münasebetten dolayı çoğu müfessirler ve Garîbü’l-Kur’ân’a dair eserler yukarıdaki mânayı vermişlerdir. Fakat “eser” kelimesi tebliğ anlamında olursa, mâna şöyledir: ‘Ben, onların bilmediklerini bilmiş hem de Resûl’ün eserinden (bildirisinden) bir miktar almıştım. Fakat onu bırakıp terkettim. Nefsim bana (bunu) hoş gösterdi ‘de(yip itiraf et)ti.” (Âlûsî, V, 296-297). Yukarıdaki savunma onun uydurması olunca, mahiyette bu iki mâna, gerçek dışı bir iş yapıldığını bildirir.

[6] Allah’ın varlığına inanmayı ve O’na bağlanmayı kâfî görmeyip kavmini yaptığı buzağı putuna taptıran Sâmirî, Hz. Musa’nın bedduasından sonra çok tehlikeli olan cüzzam hastalığına yakalanmış ve herkesten uzak tek başına vahşîce yaşayıp ölmeye mahkum olmuştur. Her devirde modern Sâmirîler çıkmıştır. [bk. 7/148-152]

[7] “Hayy ve Kayyûm” daima diri, zâtıyla kâim ve bütün yaratıkları gözetip yöneten, demek olup rivayet edilen ve Kur’an’da geçen üç İsm-i A’zam’dan biridir. Ebû Ümâme (ra.) şöyle demiştir: “Resûlullah; ‘Allah’ın en büyük ismi (İsm-i A’zam) ki Allah onu vesile kılarak yani, “Yâ Rabbi! Hayy ve Kayyûm olan İsm-i A’zam’ın hürmetine!” diyerek bir şey isteyince verir. Bunlar şu üç sûrede bulunmaktadır: Bakara, Âl-i İmrân ve Tâhâ buyurmuştur.” Râvî, “Bunları aradım, Kur’an’da üç yerde ve üç sûrede ‘Hayy ve Kayyûm’ olarak buldum.” diyor. Haşr sûresinin sonundaki üç âyetin de İsm-i A’zam olduğu rivayeti vardır. [bk. 2/255; 3/2]

[8] Allahu Teâlâ, Resûlullah’a dolayısıyla ümmetine ilminin artırılmasını istemesini emretmiştir.

[9] Geçim darlığı, “Dünyada huzursuzluk, fakirlik korkusu, gönül darlığı ve psikolojik sıkıntı içinde bunalmak, âhirette de kabir darlığı ve kabir azabı içinde bulunmaktır.” Kim de Kur’an’ın hükümlerine uyarsa bunlardan korunmuş olur (İbni Kesîr (Sâbûnî), II, 497; Mehmed Vehbi, VIII, 3360; Fîrûzâbâdî, II, 625-627). [bk. 2/38]

[10] Kur’an’sız hayat körlüktür. Kur’an’ı ilmen ve amelen terkedenlere, Allah şeytanı arkadaş kılar. [bk. 25/30; 41/26 ve dipnotu; 43/36-37; 59/19]

 

Amme Suresi Arapça Türkçe Okunuşu ve Meali - Nebe Suresi Oku Arapça Türkçe

Amme Suresi Arapça, Türkçe okunuşu, meali, tefsiri ve fazileti nedir? Amme (Nebe) Suresi kaç ayettir? Amme (Nebe) Suresi ne anlatıyor? Nebe Suresi’nin (Amme) fazileti nedir? Amme Suresi ne zaman ve nerede indirilmiştir? Amme Suresi Arapça oku, dinle. Amme Suresi hakkında bilinmesi gereken her şey haberimizde.

Kur'an'da geçen ismi ile Nebe Suresi fakat halk arasında yaygın olarak kullanılan ismi ile Amme Suresi, Mekke döneminin sonlarında nâzil olmuştur. Nebe Sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 40 âyettir. İsmini, ikinci âyette geçen “mühim haber” mânasına gelen (nebe) kelimesinden alır. (Amme), (Tesâül) (Mu‘sırât) isimleriyle de anılır. Bu sûreyle başlayan Kur’ân-ı Kerîm’in son cüzü, “Amme cüzü” olarak bilinir. Mushaf tertîbine göre 78, iniş sırasına göre ise 80. sûredir.

Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmaktadır:

Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki: "Nebe Suresini öğreniniz ve öğretiniz. Bu sureyi okuyan kimseye Allah’u Teala kıyamet gününde Kevser şarabından içirir." (Bursevi, Ruhul-Beyan, 10/313)

Amme (Nebe) Suresi hakkında metnimizde sizler için hazırladıklarımız:

  • Amme (Nebe) Suresi Dinle (Fatih Çollak Hocaefendi)
  • Amme Suresi Arapça Oku
  • Amme Suresi Türkçe Okunuşu
  • Amme (Nebe) Suresi Meali
  • Amme Suresi İlgili Hadis-i Şerifler
  • Amme Suresinin Fazileti ve Okumanın Faydaları
  • Amme Suresinin Konusu Nedir?
  • Nebe (Amme) Suresi’nin Tefsiri
  • Yasin Suresi, Fetih Suresi, Ayetel Kürsi, Amenerrasulü ve Namaz Sureleri

AMME (NEBE) SURESİ ARAPÇA DİNLE TAKİP ET - VİDEO (FATİH ÇOLLAK HOCA)

AMME SURESİ ARAPÇA

  • Nebe (Amme) Suresi 1. Sayfa

  • Nebe (Amme) Suresi 2. Sayfa

AMME SURESİ TÜRKÇE OKUNUŞU*

(*Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için aramalarda çıkmak için sitemize eklenmiştir.)

Bismillahirrahmanirrahim

1. Amme yetesâelûn(yetesâelûne).
2. Anin nebeil azîm(azîmi).
3. Ellezî hum fîhi muhtelifûn(muhtelifûne).
4. Kellâ se ya’lemûn(ya’lemûne).
5. Summe kellâ se ya’lemûn(ya’lemûne).
6. E lem nec’alil arda mihâdâ(mihâden).
7. Vel cibâle evtâdâ(evtâden).
8. Ve halaknâkum ezvâcâ(ezvacen).
9.Ve cealnâ nevmekum subâtâ(subâten).
10. Ve cealnâl leyle libâsâ(libâsen).
11.Ve cealnân nehâre meâşâ(meâşen).
12. Ve beneynâ fevkakum seb'an şidâdâ(şidâden).
13. Ve cealnâ sirâcen vehhâcâ(vehhâcen).
14. Ve enzelnâ minel mu’sırâti mâen seccâcâ(seccâcen).
15. Li nuhrice bihî habben ve nebâtâ(nebâten).
16. Ve cennâtin elfâfâ(elfâfen).
17. İnne yevmel faslı kâne mîkâtâ(mîkâten).
18. Yevme yunfehu fîs sûri fe te’tûne efvâcâ(efvâcen).
19. Ve futihatis semâu fe kânet ebvâbâ(ebvâben).
20. Ve suyyiratil cibâlu fe kânet serâbâ(serâben).
21. İnne cehenneme kânet mirsâdâ(mirsâden).
22. Lit tâgîne meâbâ(meâben).
23. Lâbisîne fîhâ ahkâbâ(ahkâben).
24. Lâ yezûkûne fîhâ berden ve lâ şerâbâ(şerâben).
25. İllâ hamîmen ve gassâkâ(gassâkan).
26.Cezâen vifâkâ(vifâkan).
27.İnnehum kânû lâ yercûne hısâbâ(hısâben).
28.Ve kezzebû bi âyâtinâ kizzâbâ(kizzâben).
29. Ve kulle şey’in ahsaynâhu kitâbâ(kitâben).
30. Fe zûkû fe len nezîdekum illâ azâbâ(azâben).
31. İnne lil muttakîne mefâzâ(mefâzen).
32. Hadâika ve a’nâbâ(a’nâben).
33.Ve kevâ’ibe etrâbâ(n).
34.Ve ke’sen dihâkâ(dihâkan).
35. Lâ yesmeûne fîhâ lagven ve lâ kizzâbâ(kizzâben).
36.Cezâen min rabbike atâen hısâbâ(hısâben).
37.Rabbis semâvâti vel ardı ve mâ beynehumâr rahmâni lâ yemlikûne minhu hitâbâ(hitâben).
38. Yevme yekûmur rûhu vel melâiketu saffâ(saffen), lâ yetekellemûne illâ men ezine lehur rahmânu ve kâle sevâbâ(sevâben).
39. Zâlikel yevmul hakku, fe men şâettehaze ilâ rabbihî meâbâ(meâben).
40. İnnâ enzernâkum azâben karîbâ(karîben), yevme yanzurul mer’u mâ kaddemet yedâhu ve yekûlul kâfiru yâ leytenî kuntu turâbâ(turâben).

AMME (NEBE) SURESİ MEALİ

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla...

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla...

1. Birbirlerine hangi şeyi sorup duruyorlar?

2. O büyük haberi mi?

3. Ki kendileri hakkında anlaşmazlık içindedirler.

4. Hayır; yakında bileceklerdir.

5. Yine hayır; yakında bileceklerdir.

6. Biz, yeryüzünü bir döşek kılmadık mı?

7. Dağları da birer kazık?

8. Sizi çift çift yarattık.

9. Uykunuzu bir dinlenme yaptık.

10. Geceyi bir örtü yaptık.

11. Gündüzü bir geçim-vakti kıldık.

12. Sizin üstünüze sapasağlam yedi-gök bina ettik.

13. Parıldadıkça parıldayan bir kandil (güneş) kıldık.

14. Sıkıp suyu çıkaran (bulut)lardan 'bardaktan boşanırcasına su' indirdik.

15. Bununla taneler ve bitkiler bitirip-çıkaralım diye.

16. Ve birbirine sarmaş-dolaş bahçeleri de.

17. Şüphesiz o hüküm (fasl) günü, belirlenmiş bir vakittir.

18. Sur'a üfürüleceği gün, artık siz dalga dalga geleceksiniz.

19. O sırada gök açılmış ve kapı kapı olmuştur.

20. Dağlar yürütülmüş, artık bir serab oluvermiştir.

21. Gerçekten cehennem, bir gözetleme yeridir.

22. Taşkınlık edip-azanlar için son bir varış yeridir.

23. Bütün zamanlar boyunca içinde kalacaklardır.

24. Orada ne serinlik tadacaklar, ne bir içecek.

25. Kaynar sudan ve irinden başka.

26. (İşlediklerine) Uygun olan bir ceza olarak,

27. Doğrusu onlar, hesaba çekileceklerini ummuyorlardı.

28. Bizim ayetlerimizi yalanlayabildikleri kadar yalanlıyorlardı.

29. Oysa Biz, herşeyi yazıp saymışızdır.

30. Şimdi tadın. Size artık azaptan başkasını arttırmayacağız;

31. Gerçek şu ki, muttakiler için 'bir kurtuluş ve mutluluk' vardır.

32. Nice bahçeler ve üzüm bağları.

33. Göğüsleri henüz tomurcuklanmış yaşıt kızlar.

34. Dopdolu kadehler.

35. İçinde, ne 'boş ve saçma bir söz' işitirler, ne bir yalan.

36. Rabbinden bir karşılık olmak üzere yeterli bir bağış(tır bu).

37. Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbi Rahman olan (Allah); O'na hitap etmeye güç yetiremezler.

38. Ruh ve meleklerin saflar halinde duracakları gün; Rahman'ın kendilerine izin verdikleri dışında olanlar konuşmazlar. (Konuşacak olan da,) Doğruyu söyleyecektir.

39. İşte bu, hak gündür. Şu halde dileyen Rabbine bir dönüşyolu edinsin.

40. Gerçekten Biz sizi yakın bir azab ile uyardık. Kişinin kendi ellerinin önceden takdim ettiklerine bakacağı gün, kafir olan da: "Ah, keşke ben bir toprak oluverseydim" diyecek.

AMME (NEBE) SURESİ İLE İLGİLİ HADİSLER VE OKUMANIN FAZİLETİ

Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: "Nebe Suresini öğreniniz ve öğretiniz. Bu sureyi okuyan kimseye Allah’u Teala kıyamet gününde Kevser şarabından içirir." (Bursevi, Ruhul-Beyan, 10/313)

Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: "İkindi namazından sonra Nebe suresini (vird olarak) okursa, Allah’u Teala o kimsenin rızkını artırır (kazancına bereket ihsan eder), Ona dünya dağları ağırlığınca iyilikler yazılır. Kıyamet günü yüce Allah her bir kılını nurlu kılar. Dünyadan cenneteki makamını görmeden de çıkmaz." (Ebûl-Leys Semerkandî, Tefsirul-Kur’ân, 6/362)

Hz. Peygamber’in Nebe’ sûresini Mürselât sûresiyle birlikte namazın bir rek‘atında okuduğu bilinmektedir (Buhârî, 6, 28; Müslim, 275-279).

“Amme yetesâelûn sûresini okuyan kimseye Cenâb-ı Hak kıyamet gününde soğuk içecekler lutfedecektir” meâlindeki rivayetin (Zemahşerî, VI, 303; Beyzâvî, IV, 374) mevzu olduğu belirtilmiştir (Zemahşerî, I, 684-685, Muhammed et-Trablusî, II, 725).

NEBE (AMME) SURESİ NE ANLATIYOR? NEBE SURESİNİN KONUSU NEDİR?

Nebe’ sûresinin konusu öldükten sonra dirilmenin vukuu ve âhiretteki hayatın kısa tasvirinden ibarettir. Sûre, “İnkâr yoluna saplananlar kendi aralarında neyi tartışıp duruyorlar, üzerinde bir türlü anlaşamadıkları o büyük haberi mi?” ifadesiyle başlar ve ardından onun tartışma kabul etmeyen bir gerçek olduğunu yakında anlayacakları ifade edilir (âyet: 1-5). Burada söz konusu edilen “büyük haber”in bazı müfessirlerce Kur’an olduğu söylenmişse de sûrenin devamından anlaşılacağı üzere kişiye sorumluluk duygusu kazandıran ve davranışlarını kontrol etme bilinci aşılayan kıyamet günüdür (İbn Kesîr, VII, 195).

Bir yönüyle Allah’ın kudretinin yüceliğini gösteren işaret, bir yönüyle de kullar için büyük nimet olan varlık ve hâdiselere değinilir. Bunları yaratan kudretin, âhiret hayatını var etmeye elbette muktedir olduğuna işaret edilerek, kıyâmet ve cehennemden dehşetli, ibretli sahneler aktarılır. Buna mukâbil, gönülleri Allah saygısıyla dopdolu olup O’na karşı gelmekten sakınanlar için hazırlanan nimetler hatırlatılır. Âhiretin gerçekliği bir kez daha vurgulanarak, insanlık yakında başlarına gelecek korkunç bir azaba karşı uyarılır, imana dâvet edilir.

NEBE (AMME) SURESİ TEFSİRİ

Nebe’ sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 40 âyettir. İsmini, ikinci âyette geçen “mühim haber” mânasına gelen (nebe’) kelimesinden alır. (Amme), (Tesâül) (Mu‘sırât) isimleriyle de anılır. Bu sûreyle başlayan Kur’ân-ı Kerîm’in son cüzü, “Amme cüzü” olarak bilinir. Mushaf tertîbine göre 78, iniş sırasına göre ise 80. sûredir.

Rahmân Rahîm Allah’ın ismiyle…

  • 1- Müşrikler birbirlerine neyi sorup duruyorlar?
  • 2- Belli ki o büyük dehşetli haberi soruyorlar.
  • 3- Hani aralarında anlaşmazlığa düştükleri o haberi.
  • 4- Hayır, anlaşmazlığa ne hâcet! Yakında onun ne olduğunu bilecekler.
  • 5- Evet, evet! Yakında gerçeği öğrenecekler.

Buradaki “büyük haber”den maksat, Rasûlullah (s.a.v.)’in nübüvveti, bilhassa ona indirilen Kur’an ve onun son derece tesirli bir üslupla tekrar tekrar bildirdiği kıyâmet haberidir. Herkesin iman ve amelinin sorulacağı âhiret günüdür. “Kur’an’ın bildirdiği bu gerçekler, pek büyük ve çok önemli bir haberdir” (Sãd 38/67) âyeti ise, bu büyük haberin Kur’an olduğuna işaret eder. Kur’an peyderpey inmeye başladığı zaman imandan nasibi olanlar ona inanıyor, inanmayanlar ise birbirlerine ve etraflarına sorup duruyor, “Kulağımıza gelen bu şeyler neyin nesidir? Muhammed peygamber mi olmuş? Tevhide ve âhirete imana mı çağırıyormuş? Hele o kıyâmet haberi de nedir? Ölüler dirilecek, herkes yaptıklarından hesâba çekilecekmiş, öyle mi?” diyorlardı. Herkes bir şey söylüyor, kimi tamâmen inkâr, kimi tereddüt ediyordu. İşte burada onların, Kur’an ve nübüvvet gibi iki mühim hâdise karşısında içine düştükleri ihtilaf ve kafa karışıklığı canlı bir tablo hâlinde tasvir edilmektedir.

Halbuki hiç de ihtilaf etmelerine gerek yoktu. Çünkü yakında Kur’an’ın verdiği her haberin, husûsiyle kıyâmetin kesin bir gerçek olduğunu bileceklerdi. Zira, şimdi beyân edileceği üzere gözümüzün önünde cereyan eden muazzam varlık ve hâdiseleri yaratan Allah, söz verdiği üzere kıyâmeti koparıp âhiret hayatını getirmeye de elbette güç yetirecektir.

Burada tefekkür nazarlarımıza arz edilen delil ve nimetlerden birincisi yeryüzüdür:

  • 6- Biz yeryüzünü bir döşek yapmadık mı?

اَلْمِهَادُ (mihâd) kelimesinin “beşik” mânası da vardır. Dolayısıyla bu ta­bir, dünyanın, âhiret hayatına yönelik bir terbiye ve gelişme vasıtası olduğuna işaret eder. Bu sûretle dünya hayatı, uzun seneleriyle, âhiret genişliği ve sonsuzluğu karşısında kısa bir beşik hayatı olmaktan başka bir manzara göstermez. Beşeriyeti, bir müddet zevk, safâ ve çile kucağında sallayan, sonra da ebediyete doğru uykuya salan dünya, hakîkaten hem şu geçici hem de sonsuz hayatın beşiğidir. İnsan, ilim ve hikmetleri elde ettikten sonra bile ebediyetin azameti ve kemâli karşısında yine bir bebek olmaktan kurtulamaz. Nihâyet dünya ve ölüm hatıralarıyla dolu olarak hakikat sabahına ve asıl hayata kavuşur.

İkincisi dağlardır:

  • 7- Dağları da onu sağlam tutan birer kazık.

İlâhî kudret dağları yeryüzü çadırına birer kazık olarak çakmıştır. Muazzam büyüklük ve ağırlıktaki bu dağlar yeryüzünü sağlam tutar. Sallanmasına ve çalkalanmasına mâni olur. (bk. Enbiyâ 17/31) Deniz sularının yeryüzünü istilasını engeller. Rüzgârların, bulutların ve yağmurların çeşitli akımlarla dağılımını sağlar. İçlerindeki madenler ve sular, üstlerindeki çeşitli bitki ve ormanlar ile dağların insan hayatı üzerinde sayılamayacak faydaları vardır. Demek ki dağlar hem jeolojik olarak arzın kazıkları, hem de sağladığı faydalar itibariyle insan hayatının kazıkları mesâbesindedir.

Üçüncüsü insanın erkek ve dişi hâlinde çift olarak yaratılmasıdır:

  • 8- Sizi çiftler hâlinde yarattık.

Âilevî, içtimâî hayat ve insan neslinin bekâsı insanın çift olarak yaratılması gerçeğine bağlanmıştır. Gerçi bu durum sadece insana mahsus değildir. İnsanla birlikte hayvanlar, bitkiler, canlı cansız tüm varlıklar çift olarak yaratılmıştır. Yüce Allah, kâinat nizamını her şeyin çift oluşu üzerine kurmuş, tekliği zâtına ait kılmıştır. (bk. Yâsîn 36/36; Zâriyât 51/49)

Dördüncüsü uykudur:

  • 9- Uykunuzu bir dinlenme kıldık.

سُبَاتًا (sübât) kelimesinin kesmek, faaliyetlerini durdurmak, rahat et­mek, salgın ölüm gibi mânaları vardır. Bu mânaların her biri, uykunun çeşitli yönleriyle alakalıdır. Allah Teâlâ uykuyu insan için bir dinlenme, huzur ve rahat vakti kılmıştır. Uyku esnâsında beden, bütün meşgalelerden kesilerek huzur ve sükûna erer. Ruh, uykuda insana, aslî vatanından esintiler nakleder. Vücudlar müşterek bir ölüm tatbîkâtı içinde fânîliklerinden sıyrılarak ölüler gibi Hakk’ın tasarruflarına açıkça teslim olurlar. Herkes yerde ve her şey uykuda olduğu halde, ruhlara akseden intibâ ve tecellîler başka başka olur.

Beşincisi gecedir:

  • 10- Geceyi, karanlığı ile sizi örten bir örtü yaptık.

لِبَاسًا (libâs), sırta giyilen iç çamaşırdan ziyâde, uyku esnâsında üste yorgan gibi örtülen örtü mânasındadır. Uyku insanı dinlendirir. Gece karanlığı da insanı yorgan gibi sarar. Onun ayıp yerlerini ve gizli kalması gereken şeylerini gizler. Güneşin ışığından ve ısısından korur. Aynı zamanda gece, açıktan erilemiyecek bir takım gâyelere ermek için bir pusu hizmeti görür. Gündüz maişet temini kastıyla koşuşturan insanlar, gece dinlenmek için hânelerine ve yuvalarına dönerler. Rabbimizin bahşetmiş olduğu gece elbisesi, çok kazanma hırsı ile helâke doğru koşan insanları bu tehlikeden muhâfaza eder; tabiatın ve insan bedeninin belirli bir denge içerisinde devam etmesini sağlar. Mü’min geceyi bir yorgan gibi üzerine bürünerek kaybettiği maddî ve mânevî güçleri tekrar kazanmak için Allah’a yönelir, mânevî hazları kuşanır ve takvâ elbisesini giyer. Gecenin umûmî baskı kanunu altında, sırtları toprak bilmeyen cebbarlar da dâhil olmak üzere herkes zavallı bir halde yerlere serilmiş yatarken sâlih kimseler ve ibâdete dalanlar nefeslerini ömür tesbihi hâlinde bir bir Hakk’a sayarlar. Allah’ın heybetinden ürpererek ihsana ererler ve hayâ duyguları artar. Sözleri tesir ve sağlamlık kazanır. Gece libâsına bürünmüş olan yakarış ve dualar da, hedeflerini daha kolay bulur.

Altıncısı gündüzdür:

  • 11- Gündüzü geçiminiz için çalışma zamanı kıldık.

İnsanların maişetlerini temin edebilmeleri için İlâhî kudret onu aydınlık kılmıştır. Gündüz geçinmek, çalışıp çabalamak zamanıdır.

Yedincisi yedi kat göğün yaratılmasıdır:

  • 12- Üstünüzde yedi kat sapasağlam gök bina ettik.

Allah Teâlâ bunları çok sağlam bir şekilde bina etmiştir. İnsanların yaptığı binalar gibi, zamanın geçmesiyle eskiyip yıpranmazlar. Gökyüzünde kütleleri, hızları, yörüngeleri farklı milyarlarca galaksi ve yıldız dolaştığı halde hiçbir çarpışma ve düzensizlik meydana gelmez. (bk. Mülk 67/3-4)

Sekizincisi güneştir:

  • 13- Oraya alev alev yanan, parıl parıl parıldayan bir lamba olarak güneşi astık.

سِرَاجًا (sirâc) lamba, وَهَّاجًا (vehhâc) ise alev alev yanan, şa’şaalı bir şe­kilde parıl parıl parıldayan demektir. Güneş, içinde sıkışan ve yoğunlaşan maddelerin birleşip bütünleşmesiyle çok büyük bir alev topu hâlini almıştır. Yüzey sıcaklığı 6000 santigrat derece, iç sıcaklığı ise 20 milyon santigrat derecedir. Güneş’te her saniye 564 milyon ton hidrojen 560 milyon ton helyuma dönüşür. Aradaki 4 milyon tonluk fark gaz maddesi de enerji ışın hâlinde uzaya yayılır.

Dokuzuncu ve onuncu deliller de şöyle beyan edilir:

  • 14- Sıkışıp yoğunlaşmış yağmur dolu bulutlardan şarıl şarıl su indirdik;
  • 15- Onunla tâneler ve bitkiler bitirelim diye.
  • 16- Ağaçları birbirine sarmaş dolaş olmuş yemyeşil bağlar, bahçeler yetiştirelim diye.

Bütün bu ilâhî kudret nişâneleri ve azamet tecellileri, dikkatlerimizi iki mühim noktaya çeker:

Birincisi; bu muazzam ve muhteşem nizam bir tesadüf sonucu kendi kendine oluşmamıştır. Üstelik eşsiz bir nizam ve âhenk içinde kendinden istenileni yerine getirmektedir.

İkincisi; kâinatta hiçbir şey maksatsız yaratılmamıştır. Her şeyin bir sebebi, hikmeti ve gâyesi vardır. Aynı şekilde insan da boşuna yaratılmamıştır. O, dünya hayatında verilen bunca nimetlerle imtihana tâbi tutulmuştur ve bir gün yaptıklarının hesâbını verecektir. İşte o, gelmesi kesin olan kıyâmet günüdür:

  • 17- Şüphesiz o hüküm ve ayrışma günü, vakti kesin olarak belirlenmiş bir gündür.
  • 18- O gün sûra üfürülür, siz de bölük bölük gelirsiniz.
  • 19- Gökyüzü açılır, kapı kapı olur.
  • 20- Dağlar yerlerinden koparılıp yürütülür, bir serâp hâlini alır.

âyette geçen اَلْفَصْلُ (fasl) iki şeyi birbirinden ayırmak demektir. Dolayısıyla burada hakkın bâtıldan ayrılması, hüküm verilerek insanların aralarının ayrılması mânasında kullanılır. “Fasıl Günü” de gerçeğin ortaya çıktığı, insanların hesaplarının görüldüğü, aralarındaki anlaşmazlıkların halledildiği kıyâmet günüdür. Dünyada bağların ve bahçelerin bir hasat mevsimi olduğu gibi, insanların dünyada yaptıkları işlerin hesâbının görüleceği, hakkında ihtilafa düştükleri şeyin ayan beyân ortaya çıkacağı ve bütün dâvaların görüleceği bir kıyâmet günü gelecektir.

Şimdi dikkatler öncelikle cehennem ve cehennemlikler üzerine çekilir:

  • 21- Cehennem pusuda, içine düşecek suçluları beklemektedir.
  • 22- O, azgınların dönüp varacakları bir yerdir.
  • 23- Orada sonsuz devirler boyunca kalacaklar.
  • 24- Ne bir serinlik tadacaklar orada, ne de bir içecek.
  • 25- Onların içeceği sadece kaynar su ve irin olacak;
  • 26- Günahlarına uygun bir ceza olarak.
  • 27- Çünkü onlar hesâba çekilmeyi ummuyorlardı.
  • 28- Bu yüzden âyetlerimizi yalanlayıp duruyorlardı.
  • 29- Biz ise onların yaptığı her şeyi bir bir sayıp kayıt altına alıyorduk.
  • 30- Onlara şöyle denir: “Şimdi tadın azâbı! Bundan böyle size, azâbınıza azap katmaktan başka bir şey yapacak değiliz.”

Cehennem 21. âyette مِرْصَادًا (mirsãd) olarak tavsif edilir. Mirsãd, gözetleme yeri demektir. Cehennem bekçileri, oraya gelecek suçluları gözetlemektedirler. Bu kelimenin “gözetleyici” mânası da vardır. Buna göre cehennemin bizzat kendisi azgınları gözetlemektedir. Böylece o, âdeta akıllı bir canlı olarak tasvir edilir. Nitekim Mülk sûresi 8. âyette, cehennemin içine atılacak suçlulara karşı kızgınlıktan kükreyip durduğu, öfkesinden çatlayacak hâle geldiği tasvîrî bir ifadeyle canlandırılmaktadır.

âyetteki اَلْاَحْقَابُ (ahkâb) kelimesinin, devamlılık ve birbiri ardını izleme mânalarını içeren asır, birbirini tâkip eden birçok seneleri içine alam devir ve belirsiz bir zaman gibi anlamları vardır. Seksen sene, yetmiş bin sen, her biri bin sene demek olan âhiret günleriyle seksen yıl diyenler de olmuştur. Ancak “devamlılık ve birbiri ardını tâkip etme” mânalarının olması, ebediliği ifade etmektedir. Bu sebeple müddetinin ne kadar olduğu, cehennemin ebedî olduğu gerçeğine tesir edecek bir öneme sahip değildir.

âyetteki اَلْغَسَّاقُ (ğassâk), cehennemde yananların yaralarından akan irin demektir. Bunun son derece soğuk ve dondurucu su mânası da vardır. Hâsılı onlara işe yarar, insan fıtratına uygun ne bir yiyecek ne de bir içecek verilecek; yiyecek içecek olarak verilen şeyler bile onların azabını artıracaktır. Çünkü âhirete inanmama ve Allah’ın âyetlerini yalanlamaya en uygun ceza budur.

İnsanları yaptıkları kötülüklerden vazgeçirmek, küfür ve şirk bataklığından kurtarıp görmedikleri âhirete iman etmeye sevk edebilmek için korku faktörü, teşvik ve mükâfat unsurundan daha etkilidir. Bu sebeple burada da cehennem ehlinin göreceği azab öncelikle anlatıldı. Şimdi de teşvik unsuru olan çeşitli nimet sofralarının kapıları aralanmaktadır:

  • 31- Gönülleri Allah’a saygıyla dopdolu olup O’na karşı gelmekten sakınanlar için büyük bir kurtuluş vardır.
  • 32- Muhteşem bahçeler ve üzüm bağları,
  • 33- Göğüsleri tomurcuklanmış aynı yaşta dilberler,
  • 34- Dolup taşan kadehler, hep onlar içindir.
  • 35- Orada ne boş bir söz işitirler, ne de bir yalan.
  • 36- Bütün bunlar Rabbinden, yaptıklarına yeterli bir karşılık, çok iyi hesaplanmış bir mükâfattır.

اَلْكَوَاعِبُ (kevâ‘ib) göğüsleri yeni tomurcuklanmış gümüş memeli dilberler demektir. اَلأتْرَابُ (etrâb) da aynı yaşta dilberler anlamındadır. Cennetin dilberleri taze olduğu gibi, erkekleri de tazedir. Çünkü hepsi genç yaştadır.

Görüldüğü üzere kullarına lutf u keremi sonsuz olan Allah ki:

  • 37- O, göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbidir. O Rahmân’dır. Kimse O’nun huzûrunda söz söylemeye güç yetiremez.
  • 38- O gün Rûh ve melekler saf saf dizilir. Rahmân’ın izin verdiklerinden başkası konuşamaz. Konuşan da ancak doğru ve uygun olanı söyler.

âyette geçen اَلرُّوحُ (Rûh) hakkında, rûhlar üzerinde vazfeli, onları bedenlere sevk eden bir melek, genel olarak bütün rûhların cins ismi ve büyük bir melek diye izahlar yapılır. Bundan maksadın, Cebrâil (a.s.) olduğu da söylenir.

Sakın unutulmasın ki:

  • 39- İşte bu, kesin olarak gelecek gündür. Öyleyse dileyen, kendisini Rabbine ulaştıracak bir yol tutsun.
  • 40- Doğrusu biz sizi, gelmesi yakın bir azaba karşı uyardık. O gün insan bizzat kendi elleriyle ne hazırlayıp gönderdiğine bakacak; kâfir ise tamâmen ümidini yitirip: “Âh ne olurdu, keşke toprak olsaydım” diyecektir.

Enes b. Mâlik (r.a.) anlatıyor: Rasûlullah (s.a.v.)’e bir adam geldi ve:

“– Yâ Rasûlallah! Kıyâmet ne zamandır?” dedi. Efendimiz (s.a.v.):

“– Kıyâmet için ne hazırladın?” diye sorunca o da:

“– Allah ve Rasûlü’nün sevgisini” cevabını verdi. Bunun üzerine Peygamberimiz:

“– Öyleyse sen sevdiğinle beraber olacaksın” buyurdu.

Bu hâdise üzerine Enes (r.a.) şöyle derdi: “İslâma girmekten başka hiçbir şey bizi, Nebiyy-i Ekrem (s.a.v.)’in “Muhakkak sen sevdiğinle berabersin” sözü kadar çok sevindirmemiştir. İşte ben de Allah’ı, Rasûlü’nü, Ebûbekr’i ve Ömer’i seviyorum ve onlarla beraber olmayı umuyorum, her ne kadar onların yaptıkları amelleri yapamadımsa da.” (Müslim, Birr 163)

Zira öte dünyada insanın varacağı yer ve orada alacağı derece, kendi iradesiyle yapmış olduğu işlere göre olacaktır. O gün insan önceden dünyada yaptığı amellerine bakacak; imanı olan Allah’ın rahmeti ile kurtulacak, kâfir ise bütün ümidlerini yitirdiğinde “ah ne olaydı keşke toprak olaydım, keşke hiç irade sahibi insan olarak yaratılmasaydım da hesâba maruz kalmasaydım” diyecektir. Dünyadayken Allah’ın verdiği bu önemli haberde ihtilaf eden kâfirler o gün hakikati anlayarak hayvanlara özenip toprak olmayı veya dünya hayatında dikkafalı olmak yerine toprak gibi mütevazi olup hakka itaat etmiş olmayı arzu ederek hasret ateşlerine yanacaklardır. (Tefsir / Prof. Dr. Ömer Çelik)

AYETEL KÜRSİ - AMENARRASULÜ - NAMAZ SURELERİ

İLGİLİ SURELER

İslam ve İhsan

Yasin Suresi

PAYLAŞ:                

YKS Konuları 2023: YKS (TYT-AYT) Konuları ve Soru Dağılımı

Haberin Devamı

YDT dil okumak isteyen öğrencilerin girdiği sınav türüdür. YDT sınavın toplam 80 soru bulunur ve toplam süre 120 dakikadır. Sınava tercihe göre Almanca, Arapça, Fransızca, İngilizce ve Rusça dillerinden herhangi biri tercih edilerek girilir.

2023 YKS Konuları Nelerdir?

Yükseköğretim Kurulu YKS'ye girecek üniversite adayları için yaptığı açıklamada adayların 12. sınıf ikinci dönem müfredatından muaf tutulmasının kararlaştırıldığını duyurdu.

12. SINIF 1. DÖNEM YKS KONULARI

12.SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI 1.DÖNEM KONULARI

  • Edebiyat İle Psikoloji Ve Psikiyatri Arasındaki İlişki
  • Dilin Tarihî Süreç İçerisindeki Değişimini Etkileyen Sebepler
  • İlk Örneklerden Günümüze Türkçenin Önemli Sözlükleri
  • 1960 Sonrası Cumhuriyet Dönemi’nde Hikâye
  • Küçürek (Minimal) Hikâye
  • Cumhuriyet Dönemi Saf Şiir Anlayışı
  • Cumhuriyet Dönemi (1923-1960)
  • Toplumcu Eğilimleri Yansıtan Şiir Anlayışı
  • Millî Edebiyat Anlayışını Yansıtan Şiir
  • Garip Akımını Temsil Eden Şiir
  • İkinci Yeni Şiiri,
  • 1960 Sonrası Toplumcu Eğilimleri Öne Çıkaran Şiir
  • 1980 Sonrası Türk Şiiri

YKS MATEMATİK 1.DÖNEM KONULARI

  • Üslü ve Köklü İfadeler
  • Bilinçli Tüketici Aritmetiği
  • Üstel Fonksiyon
  • Logaritma Fonksiyonu
  • Üstel, Logaritmik Denklemler ve Eşitsizlikler
  • Gerçek Sayı Dizileri
  • Trigonometri
  • Toplam-Fark ve İki Kat Açı Formülleri
  • Trigonometrik Denklemler
  • Analitik Düzlemde Temel Dönüşümler

12.SINIF FİZİK 1.DÖNEM KONULARI

  • Düzgün Çembersel Hareket
  • Dönerek Öteleme Hareketi
  • Açısal Momentum
  • Kütle Çekim Kuvveti
  • Kepler Kanunları
  • Basit Harmonik Hareket
  • Dalgalarda Kırınım, Girişim ve Doppler Olayı
  • Elektromanyetik Dalgalar

YKS KİMYA 1.DÖNEM KONULARI

  • Kimya ve Elektrik
  • İndirgenme-Yükseltgenme Tepkimelerinde Elektrik Akımı
  • Elektrotlar ve Elektrokimyasal Hücreler
  • Elektrot Potansiyelleri
  • Kimyasallardan Elektrik Üretimi
  • Elektroliz
  • Korozyon
  • Anorganik ve Organik Bileşikler
  • Basit Formül ve Molekül Formülü
  • Doğada Karbon
  • Lewis Formülleri
  • Hibritleşme-Molekül Geometrileri

12.SINIF BİYOLOJİ 1.DÖNEM MÜFREDAT KONULARI

  • Nükleik Asitlerin Keşfi ve Önemi
  • Genetik Şifre ve Protein Sentezi
  • Canlılık ve Enerji
  • Fotosentez
  • Kemosentez
  • Hücresel Solunum

12.SINIF COĞRAFYA 1.DÖNEM KONULARI

  • Ekstrem doğa olayları ve etkileri
  • Gelecekte doğal sistemlerde meydana gelebilecek değişimler ve bu değişimlerin canlı yaşamı üzerindeki etkileri
    Ekstrem doğa olayları ve etkileri
  • Gelecekte doğal sistemlerde meydana gelebilecek değişimler ve bu değişimlerin canlı yaşamı üzerindeki etkileri
  • Bir bölgedeki baskın ekonomik faaliyet türünün sosyal ve kültürel hayata olan etkileri
  • Şehirleşme, göç ve sanayileşme olgularının birbirleriyle olan ilişkisi ve toplumsal etkileri
  • Nüfus, yerleşme ve ekonomik faaliyetlerde gelecekte olabilecek değişimler
  • Ülkemizdeki işlevsel bölgeler ve özellikleri
  • Türkiye’deki bölgesel kalkınma projeleri ve etkileri
  • Hizmet sektörünün Türkiye ekonomisindeki yeri
  • Ulaşım sisteminin gelişiminde etkili olan faktörler
  • Ulaşım ağları ile yerleşme ve ekonomik faaliyetlerin ilişkisi
  • Türkiye’deki ulaşım sisteminin gelişimi
  • Dünya ticaret merkezleri ve ağlarının küresel ekonomideki yeri
  • Türkiye’deki ticaret merkezlerinin ticarete konu olan ürünlere ve akış yönlerine etkileri
  • Tarihî ticaret yolları ve Türkiye’nin konumu
  • Türkiye’nin dış ticareti ve dünya pazarlarındaki yeri

2. DÖNEM MATEMATİK KONULARI

  • Türev
  • Anlık Değişim Oranı ve Türev
  • Türevin Uygulamaları
  • İntegral
  • Belirsiz İntegral
  • Belirli İntegral ve Uygulamaları

2. DÖNEM GEOMETRİ KONULARI

  • Analitik Geometri
  • Çemberin Analitik İncelenmesi

2. DÖNEM FİZİK KONULARI

  • Atom Fiziğine Giriş ve Radyoaktivite
  • Atom Kavramının Tarihsel Gelişimi
  • Büyük Patlama ve Evrenin Oluşumu
  • Radyoaktivite
  • Modern Fizik
  • Özel Görelilik
  • Kuantum Fiziğine Giriş
  • Fotoelektrik Olayı
  • Compton Saçılması ve De Broglie Dalga Boyu
  • Modern Fiziğin Teknolojideki Uygulamaları
  • Görüntüleme Teknolojileri
  • Yarı İletken Teknolojisi
  • Süper İletkenler
  • Nanoteknoloji
  • Laser Işınları

2. DÖNEM KİMYA KONULARI

  • Organik Bileşikler
  • Hidrokarbonlar
  • Fonksiyonel Gruplar
  • Alkoller
  • Eterler
  • Karbonil Bileşikleri
  • Karboksilik Asitler
  • Esterler
  • Enerji Kaynakları ve Bilimsel Gelişmeler
  • Fosil Yakıtlar
  • Alternatif Enerji Kaynakları
  • Sürdürülebilirlik
  • Nanoteknoloji

2. DÖNEM BİYOLOJİ KONULARI

  • Bitki Biyolojisi
  • Bitkilerin Yapısı
  • Bitkilerde Madde Taşınması
  • Bitkilerde Eşeyli Üreme
  • Canlılar ve Çevre

2. DÖNEM COĞRAFYA KONULARI

  • Küresel Ticaret
  • Türkiye'deki Ticaret Merkezleri ve Ticari Ürünler
  • Anadolu'nun Ekonomik Güç Simgesi: Tarihî Ticaret Yolları
  • Türkiye'nin Dış Ticareti ve Dünya Pazarlarındaki Yeri
  • Türkiye Turizmi
  • Türkiye'deki Doğal ve Kültürel Sembollerin Mekân İlişkisi
  • Türkiye'nin Kültürel Mirası
  • Türkiye'nin Turizm Potansiyeli ve Varlıkları
  • Türkiye'nin Turizm Politikaları
  • Turizmin Türkiye Ekonomisindeki Yeri
  • Küresel Ortam: Bölgeler ve Ülkeler
  • Jeopolitik Konum
  • Kıtaların ve Okyanusların Önemindeki Değişimler
  • Ülkelerin Konumunun Küresel ve Bölgesel Etkileri
  • Türkiye'nin Jeopolitik Konumu
  • Türkiye'nin Jeopolitik Konumunun Bölgesel Etkileri
  • Türk Kültürü Havzası
  • Ülkeler Arası Etkileşim
  • Teknolojik Gelişmelerin Kültürel ve Ekonomik Etkileri
  • Gelişmişlik Seviyesinin Belirlenmesinde Etkili Olan Faktörler
  • Ülkelerin Ekonomisinin Gelişmesinde Etkili Olan Faktörler
  • Ülkelerin Bölgesel ve Küresel Ölçekte Doğal Kaynak Potansiyeli
  • Enerji Güzergahları ve Etkileri
  • Çatışma Bölgeleri
  • Çevre ve Toplum
  • Çevre Sorunlarının Çözümüne Yönelik Yaklaşımlar
  • Doğal Çevrenin Sınırlılığı
  • Doğal Kaynakların Bilinçsiz Kullanımı ve Çevre Sorunları
  • Çevre Politikaları
  • Ülkelerin Çevre Sorunların Yaklaşımları
  • Çevre Sorunlarını Önlemede Bireye Düşen Görevler
  • Çevresel Örgütler
  • Çevre Anlaşmaları ve Etkileri
  • Ortak Doğal ve Kültürel Mirasa Yönelik Tehditler

2. DÖNEM İNKILAP TARİHİ KONULARI

  • İki Savaş Arasındaki Dönemde Türkiye ve Dünya
  • Atatürk Dönemi'nde İç Politikadaki Gelişmeler
  • Atatürk Dönemi Türk Dış Politikasında Başlıca Gelişmeler
  • İki Dünya Savaşı Arasındaki Dönemde Dünyada Meydana Gelen Gelişmeler
  • II. Dünya Savaşı Sürecinde Türkiye ve Dünya
  • II. Dünya Savaşı
  • II. Dünya Savaşı'nda Türkiye
  • II. Dünya Savaşı'nın Sonuçları
  • II. Dünya Savaşı Sonrasında Türkiye ve Dünya
  • 1945-1950 Yılları Arasında Türkiye
  • II. Dünya Savaşı Sonrasında Uluslararası İlişkiler ve Türk Dış Politikası
  • 1950'lerde Türkiye
  • Toplumsal Devrim Çağında Dünya ve Türkiye
  • 1960 Sonrasında Dünya Siyaseti
  • 1960'lardan itibaren Türk Dış Politikası
  • 1960-1990 Yılları Arasında Türkiye
  • XXI. Yüzyılın Eşiğinde Türkiye ve Dünya
  • 1990 Sonrasında Türkiye
  • 1990 Sonrasında Dünya'daki Gelişmeler ve Türkiye Etkileri

2. DÖNEM EDEBİYAT KONULARI

  • Roman
  • Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı (1923-1950 Arası) Türk Romanı
  • Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı (1950-1980 Arası) Türk Romanı
  • 1980 Sonrası Türk Edebiyatında Roman
  • Türk Dünyası Edebiyatında Roman
  • Dünya Edebiyatında Roman
  • Paragrafta Anlam
  • Tiyatro
  • 1950 Sonrası Türk Tiyatrosu
  • Deneme
  • Dünya Edebiyatında Deneme
  • Cumhuriyet Dönemi'nde (1923-1960 Arası) Deneme
  • Cumhuriyet Dönemi'nde (1960 Sonrası) Deneme
  • Söylev (Nutuk)
  • Cumhuriyet Dönemi'nde Söylev
  • İslamiyet'in Kabulünden Önceki Türk Edebiyatında Söylev
  • İslamiyet Etkisinde Gelişen Türk Edebiyatında Söylev

2. DÖNEM DİN KÜLTÜRÜ KONULARI

  • İslam Düşüncesinde Tasavvufi Yorumlar
  • Tasavvufi Düşüncenin Oluşumu
  • Tasavvufi Düşüncenin Ahlaki Boyutu
  • Kültürümüzde Etkin Olan Tasavvufi Yorumlar:
  • Yesevilik
  • Kadirilik
  • Rifailik
  • Mevlevilik
  • Nakşibendilik
  • Alevilik-Bektaşilik
  • Alevilik ve Bektaşilikte Temel Kavram ve Erkânlar
  • Kur'an'dan Mesajlar: Hucurât Suresi 10. Ayet
  • Güncel Dini Meseleler
  • Dini Meselelerin Çözümünde Temel İlke ve Yöntemler
  • İktisadi Hayatla İlgili Meseleler
  • Gıda Maddeleri ve Bağımlılıkla İlgili Meseleler
  • Sağlık ve Tıpla İlgili Meseleler
  • Kur'an'dan Mesajlar: En'âm suresi 151-152. Ayetler
  • Hint ve Çin Dinleri
  • Hinduizm
  • Budizm
  • Konfüçyanizm
  • Taoizm

2. DÖNEM YABANCI DİL KONULARI

  • Psychology – Psikoloji
  • Favors – İyilik
  • News Stories – Haber Hikayeleri
  • Alternative Energy – Alternatif Enerji
  • Technology – Teknoloji
  • Manners – Davranış, Tutum

2. DÖNEM MANTIK KONULARI

  • Mantık ve Dil
  • Dilin Farklı Görevleri
  • Düşünce ve Dil İlişkisi
  • Dilin Görevleri
  • Bilgi Aktarma ve Dil
  • Bilgi Aktarmayı Aksatan Etkenler
  • Anlama ve Tanımlara
  • Anlama
  • Tanımlama
  • Sembolik Mantık
  • Sembolik Mantığa Giriş
  • Önermeler Mantığı
  • Önerme ve Yapısı
  • Basit ve Bileşik Önermeler
  • Önerme Eklemleri
  • Çıkarım
  • Sembolleştirme
  • Yorumlama
  • Doğruluk Çizelgesi
  • Çözümleyici Çizelge (Ağaç Yöntemi)
  • Niceleme Mantığı
  • Sembolleştirme
  • Temel Kavramlar
  • Temel Kurallar
  • Geçerlilik
  • Çok Değerli Mantık
  • Üç Değerli Mantık
  • Bulanık Mantık

2023 TYT 1. ve 2. Dönem Konuları ve Soru Dağılımı

YKS Konuları 2023: YKS (TYT-AYT) Konuları ve Soru Dağılımı

TYT Türkçe Konuları 2023

  • Sözcük Anlamı
  • Söz Yorumu
  • Deyim ve Atasözü
  • Cümle Anlamı
  • Cümle Yorumu
  • Paragrafta Anlatım Teknikleri
  • Paragrafta Konu-Ana Düşünce
  • Paragrafta Yapı
  • Paragrafta Yardımcı Düşünce
  • Ses Bilgisi
  • Yazım Kuralları
  • Noktalama İşaretleri
  • Sözcüğün Yapısı
  • Sözcük Türleri
  • Fiiller
  • Sözcük Grupları
  • Cümlenin Ögeleri
  • Cümle Türleri
  • Anlatım Bozukluğu

TYT Matematik Konuları 2023

  • Sayılar
  • Sayı Basamakları
  • Bölme ve Bölünebilme
  • OBEB-OKEK
  • Rasyonel Sayılar
  • Basit Eşitsizlikler
  • Mutlak Değer
  • Üslü Sayılar
  • Köklü Sayılar
  • Çarpanlara Ayırma
  • Oran Orantı
  • Denklem Çözme
  • Problemler
  • Kümeler-Kartezyen Çarpım
  • Fonskiyonlar
  • Permütasyon
  • Kombinasyon
  • Binom
  • Olasılık
  • İstatistik
  • 2.Dereceden Denklemler
  • Karmaşık Sayılar
  • Polinomlar

TYT Geometri Konuları 2023

  • Doğruda ve Üçgende Açılar
  • Dik ve Özel Üçgenler
  • Dik Üçgende Trigonemetrik Bağıntılar
  • İkizkenar ve Eşkenar Üçgen
  • Üçgende Alanlar
  • Üçgende Açıortay Bağıntıları
  • Üçgende Kenarortay Bağıntıları
  • Üçgende Eşlik ve Benzerlik
  • Üçgende Açı-Kenar Bağıntıları
  • Çokgenler
  • Dörtgenler
  • Yamuk
  • Paralelkenar
  • Eşkenar Dörtgen – Deltoid
  • Dikdörtgen
  • Çemberde Açılar
  • Çemberde Uzunluk
  • Daire
  • Prizmalar
  • Piramitler
  • Küre
  • Koordinat Düzlemi ve Noktanın Analitiği
  • Doğrunun Analitiği
  • Tekrar Eden, Dönen ve Yansıyan Şekiller

TYT Fizik Konuları 2023

  • Fizik Bilimine Giriş
  • Madde ve Özellikleri
  • Hareket ve Kuvvet
  • Enerji
  • Isı ve Sıcaklık
  • Elektrostatik
  • Elektrik ve Manyetizma
  • Basınç ve Kaldırma Kuvveti
  • Dalgalar
  • Optik

TYT Kimya Konuları 2023

  • Kimya Bilimi
  • Atom ve Periyodik Sistem
  • Modern Atom Teorisi
  • Kimyasal Türler Arası Tepkimeler
  • Mol Kavramı
  • Kimyasal Hesaplamalar
  • Asit, Baz ve Tuz
  • Maddenin Halleri
  • Karışımlar
  • Endüstride ve Canlılarda Enerji
  • Kimya Her Yerde

TYT Biyoloji Konuları 2023

Haberin Devamı
  • Biyoloji Bilimi
  • Canlıların Yapısında Bulunan Temel Bileşenler
  • Hücrenin Yapısı ve İşlevi
  • Canlıların Çeşitliliği ve Sınıflandırması
  • Hücre bölünmesi ve üreme
  • Kalıtım
  • Modern Genetik Uygulamaları
  • Ekosistem Ekolojisi
  • Dünyamız
  • Kominite ve Popülasyon Ekolojisi

TYT Tarih Konuları 2023

  • Tarih Bilimi
  • Uygarlığın Doğuşu ve İlk Uygarlıklar
  • İlk Türk Devletleri
  • İslam Tarihi ve Uygarlığı
  • Türk-İslam Devletleri
  • Türkiye Tarihi
  • Beylikten Devlete (1300-1453)
  • Dünya Gücü: Osmanlı Devleti (1453-1600)
  • Arayış Yılları (17. Yüzyıl)
  • Avrupa ve Osmanlı Devleti (18. Yüzyıl)
  • En Uzun Yüzyıl (1800-1922)
  • Yüzyıl Başlarında Osmanlı Devleti
  • Dünya Savaşı – Milli Mücadeleye Hazırlık Dönemi
  • Kurtuluş Savaşında Cepheler
  • Türk İnkılabı
  • Atatürkçülük ve Atatürk İlkeleri
  • Türk Dış Politikası

TYT Coğrafya 2023 Konuları

  • Doğa ve İnsan
  • Dünya’nın Şekil ve Hareketleri
  • Coğrafi Konum
  • Harita Bilgisi
  • Atmosfer ve İklim
  • Sıcaklık
  • Basınç ve Rüzgarlar
  • Nemlilik ve Yağış
  • İklim Tipleri ve Bitki Örtüsü
  • Türkiye’nin İklimi
  • Yerin Şekillenmesi
  • İç Kuvvetler
  • Dış Kuvvetler
  • Su Kaynakları
  • Topraklar
  • Bitkiler
  • Nüfus
  • Göç
  • Yerleşmeler
  • Bölgeler ve Ülkeler
  • Doğal Afetler

TYT Felsefe Konuları 2023

  • Felsefe’nin Konusu
  • Bilgi Felsefesi
  • Varlık Felsefesi
  • Ahlak Felsefesi
  • Sanat Felsefesi
  • Din Felsefesi
  • Siyaset Felsefesi
  • Bilim Felsefesi

TYT Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Konuları 2023

  • Kur’an-ı Kerim’in Anlaşılması ve Kavranması
  • İnsan ve Din
  • İslam ve İbadetler
  • İslam Düşüncesinde Yorumlar, Mezhepler
  • Muhammed’in Hayatı, Örnekliği ve Onu Anlama.
  • İslam ve Bilim, Estetik, Barış
  • Yaşayan Dinler ve Benzer Özellikleri

2023 AYT 1. ve 2. Dönem Konuları ve Soru Dağılımı

YKS Konuları 2023: YKS (TYT-AYT) Konuları ve Soru Dağılımı

AYT Edebiyat Konuları 2023

  • Güzel Sanatlar ve Edebiyat
  • Coşku ve Heyecan Dile Getiren Metinler (Şiir)
  • Olay Çevresinde Oluşan Edebi Metinler
  • Öğretici Metinler (Edebiyat 9. Sınıf)
  • Tarih İçinde Türk Edebiyatı
  • Destan Dönemi Türk Edebiyatı
  • İslam Uygarlığı Çevresinde Gelişen Türk Edebiyatı
  • Batı Tesirindeki Türk Edebiyatına Giriş (Yenileşme Dönemi Türk Edebiyatı)
  • Tanzimat Dönemi Edebiyatı (1860-1896)
  • Servet-i Fünun Edebiyatı (Edebiyat-ı Cedide) (1896-1901) ve Fecr-i Ati Topluluğu (1909-1912)
  • Milli Edebiyat Dönemi (1911-1923)
  • Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı (1923-…)
  • Cumhuriyet Döneminde Öğretici Metinler
  • Cumhuriyet Döneminde Coşku ve Heyecanı Dile Getiren Metinler (Şiir)
  • Cumhuriyet Döneminde Olay Çevresinde Oluşan Edebi Metinler

AYT Geometri Konuları 2023

  • Doğruda ve Üçgende Açılar
  • Dik ve Özel Üçgenler
  • Dik Üçgende Trigonemetrik Bağıntılar
  • İkizkenar ve Eşkenar Üçgen
  • Üçgende Alanlar
  • Üçgende Açıortay Bağıntıları
  • Üçgende Kenarortay Bağıntıları
  • Üçgende Eşlik ve Benzerlik
  • Üçgende Açı-Kenar Bağıntıları
  • Çokgenler
  • Dörtgenler
  • Yamuk
  • Paralelkenar
  • Eşkenar Dörtgen – Deltoid
  • Dikdörtgen
  • Çemberde Açılar
  • Çemberde Uzunluk
  • Daire
  • Prizmalar
  • Piramitler
  • Küre
  • Koordinat Düzlemi ve Noktanın Analitiği
  • Doğrunun Analitiği
  • Tekrar Eden, Dönen ve Yansıyan Şekiller
  • Dönüşümlerle Geometri
  • Trigonometri
  • Çemberin Analitiği

AYT Matematik Konuları 2023

  • Temel Kavramlar
  • Sayı Basamakları
  • Rasyonel Sayılar
  • Ondalıklı Sayılar
  • Basit Eşitsizlikler
  • Mutlak Değer
  • Üslü Sayılar
  • Köklü Sayılar
  • Çarpanlara Ayırma
  • Denklem Çözme
  • Oran-Orantı
  • Problemler
  • Kümeler
  • Fonksiyonlar
  • Permütasyon
  • Kombinasyon
  • Binom
  • Olasılık
  • İstatistik
  • Dereceden Denklemler
  • Karmaşık Sayılar
  • Parabol
  • Polinomlar
  • Mantık
  • Eşitsizlikler
  • Logaritma
  • Diziler
  • Seriler
  • Limit ve Süreklilik
  • Türev
  • İntegral

AYT Tarih Konuları 2023

  • Tarih Bilimi
  • Uygarlığın Doğuşu ve İlk Uygarlıklar
  • İlk Türk Devletleri
  • İslam Tarihi ve Uygarlığı
  • Türk-İslam Devletleri
  • Türkiye Tarihi
  • Beylikten Devlete (1300-1453)
  • Dünya Gücü: Osmanlı Devleti (1453-1600)
  • Arayış Yılları (17. Yüzyıl)
  • Avrupa ve Osmanlı Devleti (18. Yüzyıl)
  • En Uzun Yüzyıl (1800-1922)
  • 1881’den 1919’a Mustafa Kemal
  • Milli Mücadele’nin Hazırlık Dönemi
  • Kurtuluş Savaşı’nda Cepheler
  • Türk İnkılabı
  • Atatürkçülük ve Atatürk İlkeleri
  • Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası
  • Atatürk’ün Ölümü
  • Yüzyılın Başlarında Dünya
  • İkinci Dünya Savaşı
  • Soğuk Savaş Dönemi
  • Yumuşama Dönemi ve Sonrası
  • Küreselleşen Dünya
  • Türklerde Devlet Teşkilatı
  • Türklerde Toplum Yapısı
  • Türklerde Hukuk
  • Türklerde Ekonomi
  • Türklerde Eğitim
  • Türklerde Sanat

AYT Coğrafya Konuları 2023

  • Şehirlerin Fonksiyonları
  • Türkiye’de Nüfus ve Yerleşme
  • Ekonomik Faaliyetler
  • Türkiye’de Ekonomik Faaliyetler
  • Nüfus
  • Uluslararası Ulaşım Hatları
  • Bölgeler ve Ülkeler
  • Çevre ve İnsan
  • Doğal Afetler

AYT Felsefe Konuları 2023

  • Felsefe’nin Alanı
  • Bilgi Felsefesi
  • Bilim Felsefesi
  • Varlık Felsefesi
  • Ahlak Felsefesi
  • Siyaset Felsefesi
  • Sanat Felsefesi
  • Din Felsefesi

AYT Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Konuları 2023

  • Kur’an-ı Kerim’in Anlaşılması ve Kavranması
  • İnsan ve Din
  • İslam ve İbadetler
  • İslam Düşüncesinde Yorumlar, Mezhepler
  • Muhammed’in Hayatı, Örnekliği ve Onu Anlama.
  • İslam ve Bilim, Estetik, Barış
  • Yaşayan Dinler ve Benzer Özellikleri
  • İslam Düşüncesinde Tasavvu
  • Yaşayan Dinler ve Benzer Özellikler
  • Hazreti Muhammed
  • Vahiy ve Akıl Kur’an Yorumları

AYT Fizik Konuları 2023

  • Vektörler
  • Bağıl Hareket
  • Newton’ın Hareket Yasaları
  • Sabit İvmeli Hareket
  • Atışlar
  • Enerji ve Hareket
  • İtme ve Çizgisel Momentum
  • Tork-Denge-Ağırlık Merkezi
  • Basit Makineler
  • Elektriksel Kuvvet, Potansiyel ve İş
  • Paralel Levhalar ve Sığa
  • Manyetizma ve Elektromanyetik İndükleme
  • Alternatif Akım ve Transformatörler
  • Çembersel Hareket
  • Basit Harmonik Hareket
  • Dalga Mekaniği
  • Atom Modelleri
  • Büyük Patlama ve Radyoaktivite
  • Modern Fizik
  • Modern Fiziğin Teknolojideki Uygulamaları

AYT Kimya Konuları 2023

  • Kuantum Sayıları
  • Elektron Dizilimi
  • Periyodik Özellik
  • Gazlar
  • Çözeltilerde Derişim
  • Koligatif Özellikler
  • Çözünürlük
  • Kimyasal Tepkimelerde Enerji
  • Kimyasal Tepkimelerde Hız
  • Kimyasal Denge
  • Asit-Baz Dengesi
  • Çözünürlük Dengesi (KÇÇ)
  • Redoks
  • Piller
  • Elektroliz
  • Karbon Kimyasına Giriş
  • Hidrokarbonlar
  • Alkoller ve Eterler
  • Karbonil Bileşikleri
  • Karboksilik Asitler ve Esterler
  • Enerji Kaynakları ve Bilimsel Gelişmeler

AYT Biyoloji Konuları 2023

  • Sinir Sistemi
  • Endokrin Sistem
  • Duyu Organları
  • Destek ve Hareket Sistemi
  • Sindirim Sistemi
  • Dolaşım ve Bağışıklık Sistemi
  • Solunum Sistemi
  • Boşaltım Sistemi
  • Üreme Sistemi ve Embriyonik Gelişim
  • Komünite ve Popülasyon Ekolojisi
  • Genetik Şifre-Protein Sentezi
  • Fotosentez – Kemosentez
  • Hücresel Solunum
  • Bitki Biyolojisi
  • Canlılar ve Çevre

nest...

oksabron ne için kullanılır patates yardımı başvurusu adana yüzme ihtisas spor kulübü izmit doğantepe satılık arsa bir örümceğin kaç bacağı vardır