testis kanseri nüks edenler / Testis Kanseri - Böbrek Kanserleri - Testis Kanseri - Taş Ameliyatı

Testis Kanseri Nüks Edenler

testis kanseri nüks edenler

3HCG, LDH) laboratuar araştırmaları içinde bakılmalıdır . Akciğer metastazına yönelik akciğer radyogramı çekilmelidir. Seyrek olarak da batın içi nüks araştırılması abdominal BT ile gerçekleştirilmelidir.

Testisler erkek üreme sisteminin bir parçasıdır ve “skrotum” adı verilen ve penisin alt kısmında bulunan cilt kesesi içinde yerleşmiş, cinsiyet hormonları ve sperm üretimi görevini üstlenmiş, yumurta biçimli iki küçük organdır. Hafif sert ve biraz da süngerimsi bir yapıya sahiptirler. Üst-dış kısmında, “epididim” adı verilen ve spermlerin olgunlaşıp sonra dışarı atıldığı elastik bir yapı bulunur. Etrafı iki tabakalı bir zar yapısı ile çevrilidir. Her bir testis “spermatik kord” adı verilen ve içinde testis damarlarını, lenf damarlarını, “vas deferens” adı verilen sperm kanalını barındıran kordon yapısı ile vücuda bağlıdır. Bu yapılar testis kanseri yayılımının belirlenmesinde önemlidirler.

Testis kanseri nedir?

Testis kanseri çoğunlukla germ hücrelerinin (sperm üreten hücreler), nadir de olsa bu hücreler arasında yerleşmiş destek hücreleri ya da hormon üretimi yapan hücrelerin, kontrol dışı büyümesi ve yayılmasından kaynaklanır. Diğer kanser türleri ile karşılaştırıldığında oldukça nadirdir. Tüm ürolojik kanserlerin %5’ini, erkeklerde ortaya çıkan kanserlerin %1’ini oluşturur. Testis kanserlerinin %90-95’ini germ hücre kanserleri oluşturur ve tanı anında %1-2 oranında her iki testiste de bulunur. Sıklıkla 20-40 yaşlarında ortaya çıkar.

Testis kanseri yayılmış olsa bile tedavi edilebilir bir hastalıktır. Kanserin tipi ve yayılımına göre çeşitli tedavi seçenekleri mevcuttur. Düzenli aralıklar ile yapılan kendi kendine muayene ile tedavi başarısının en yüksek seviyede olduğu erken evrede tespit edilebilirler.

Nedenleri nelerdir?

Sağlıklı hücreler vücut fonksiyonlarını devam ettirebilmek için bir düzen içinde çoğalır ve büyürler. Ancak bazı durumlarda hücreler kontrolden çıkar, vücudun yeni hücrelere ihtiyacı olmamasına rağmen anormal şekilde çoğalıp büyümeye devam ederler ve kitle oluştururlar. Hemen hemen tüm testis kanserleri germ hücre adı verilen spermlerin üretildiği hücrelerden kaynaklanırlar. Çoğu vakada testis kanserinin nedeni tam olarak tespit edilemez. Yapılan çalışmalarda bazı faktörlerin risk oluşturabileceği gösterilmiştir.

Nasıl bulgu verir?

Testis kanserinde en belirgin şikayet genellikle testiste ağrısız şişliktir (%50). Ancak testisteki şişliklerin büyük çoğunluğu kanser değildir. Testiste ortaya çıkan herhangi bir kitle ya da sertlik aksi kanıtlanmadıkça tümör olarak değerlendirilmelidir. Hastaların yaklaşık %20’sinde ilk şikayet ağrı olabilir. Kanserli dokudan salgılanan hormonlara bağlı olarak %7 oranında memede ağrılı büyüme (Jinekomasti) görülebilir.

Yayılıma bağlı %11 oranında bel ve sırt ağrısı ortaya çıkabilir. Yine akciğerlere yayılım var ise öksürük ve nefes darlığı görülebilir. Lenf bezlerine yayılım söz konusu ise öksürük, yutkunma ve nefes alma esnasında ağrı, köprücük kemiği üzerinde şişlikler, boyun bölgesinde şişlikler görülebilir.

Yaklaşık olarak hastaların %10’u testis enfeksiyonu ile başvurabilir ve bu durumda testis kanseri tanısı gecikebilir.

Aşağıdaki şikayetler ortaya çıktığında, özellikle iki haftadan uzun sürüyorsa mutlaka uzman görüşü alınmalıdır.

Nasıl tanı koyulur?

Genellikle hastanın kendisi ya da cinsel partneri tarafından tesadüfen fark edilen ya da kendi kendine testis muayenesi esnasında tespit edilen şüpheli kitle ile doktora başvurması sonucu tanı koyulur. Nadir olarak da doktor muayenesinde ortaya çıkar.

Testis Kanserine Yönelik Tanısal Testler

Testis kanseri şüphesi olan hastaların değerlendirilmesinde fizik muayene, kan analizi ve radyolojik görüntüleme yöntemleri kullanılır.

Testis Kanseri Tipinin Belirlenmesi

Cerrahi olarak çıkarılan testis laboratuvara gönderilir ve Patoloji Uzmanı tarafından özel boyalar ile boyanarak mikroskop altında incelenir ve testiste kanser olup olmadığı ve kanserin tipi belirlenir. Testis kanserinin tipi uygulanacak tedavi ve hastalığın seyrinin belirlenmesi açısından önemlidir.

Testis Kanserinin Evresinin Belirlenmesi

Testis kanseri tanısı kesin olarak koyulduktan sonraki basamak kanserin yayılımın belirlenmesidir. Bu çalışmaya kanser evrelemesi adı verilir. Bu amaçla ek radyolojik görüntüleme yöntemlerine başvurulabilir.

Bu testler yardımıyla kanser evrelemesi yapılır ve hasta için en iyi tedavi seçeneğinin hangisi olduğuna karar verilir.

Testis kanseri tanısında biyopsi yapılabilir mi?

Diğer kanser türlerinin aksine testis kanseri şüphesi var ise biyopsi yapılması önerilmez. Biyopsi yapılması kanser tedavisini zorlaştırır. Bunun yerine kanserden şüphelenildiğinde testisin kasıktan yapılan cerrahi kesi ile çıkarılması standart yaklaşımdır.

Nasıl tedavi edilir?

Testis kanserinde tedavi kanserli dokunun tipi, kanserin yayılımı, hastanın genel sağlık durumu ve tercihlerine göre belirlenir. Hemen hemen tüm testis kanserleri germ hücrelerinden kaynaklanır ve seminom, non-seminom testis kanseri olarak iki guruba ayrılır. Non-seminom testis kanserleri hızlı büyüme ve yayılma eğilimindedirler. Seminom testis kanserleri radyasyon tedavisine daha duyarlıdırlar. Her iki tip testis kanseri de kemoterapiye duyarlıdır. Eğer karışık tip testis kanseri tespit edilir ise non-seminom testis kanseri gibi tedavi edilmelidir.

İzlem

İzlem bir tedavi olmasa da testis kanseri tedavisinin önemli bir parçasıdır. Cerrahi ile tüm kanserli testisin çıkarıldığı evre 1 testis kanseri olan ve cerrahi sonrası kanser belirteçleri normal sınırlarda olan hastalarda patoloji sonucu seminom ise %20, non-seminom ise %30 oranında nüks riski vardır. Bunun anlamı hastaların %70-80’i sadece kanserli testis dokusunun çıkarılması ile tedavi edilebilirler. Bu hastalarda düzenli doktor muayenesi, kan analizi, bilgisayarlı tomografi ile takip seçeneklerden birisidir.

Cerrahi

Cerrahi yaklaşım testisin alınması (orşiektomi) ve ilgili lenf bezlerinin alınmasını (lenfadenektomi) içerir. Tüm hastalarda uygulanır, çünkü testis kanseri tanısı kanserli testisin cerrahi olarak çıkarılıp incelenmesi sonucu koyulabilir.

Bazı durumlarda kemoterapi sonrası ortadan kaybolmayan akciğer ya da karaciğer yayılımları var ise cerrahi ile çıkarılması gerekebilir.

Radyoterapi

Kanser hücrelerini öldürmek için radyasyon uygulanmasıdır. Kanser hücreleri devamlı olarak çoğalır ve büyürler, bu da kanser hücrelerini radyasyona normal hücrelerden daha duyarlı hale getirir. Hastanın bir cihaza uzandığı ve cihazın hasta etrafında dönerek kanser dokusuna odaklanmış radyasyon ışınlarının vücut dışından uygulandığı bir tedavi türüdür. Evre 1 ve Evre 2 Seminom tipi testis kanserlerinde etkilidir. Nadir durumlarda beyin yayılımı mevcut ise tercih edilir. Halsizlik, uygulama yerinde ciltte kızarıklık ve tahriş, kısırlık gibi yan etkileri vardır.

Kemoterapi

Kanser hücrelerini öldürmek için verilen ilaçlardır. Doğrudan damar içine uygulanır ve kan akımı ile vücudun tüm bölgelerine ulaşır, çok küçük ya da cerrahi olarak çıkarılması mümkün olmayan yerlerdeki kanser hücrelerini yok eder. Bu amaçla Cisplatin, Etoposid, Belomisin gibi ilaçlar farklı kombinasyonlar şeklinde uygulanır. Testis kanseri bazı durumlar da tek başına kemotarapi ile tedavi edilebilir ya da cerrahi öncesi veya sonrası uygulanabilir. Halsizlik, bulantı, saç dökülmesi, enfeksiyon riskinde artış ve kalıcı kısırlık gibi yan etkileri olabilir.

Kök Hücre Nakli / Kemik İliği Transplantasyonu

Germ hücreli testis kanseri tıbbi onkoloji açısından tam bir başarı hikayesidir. Hemen hemen tüm hastalarda radyoterapi uygulansın ya da uygulanmasın kemoterapi ile tedavi edilebilirler. Ancak bir gurup hastada hastalığın seyri kötüdür ve hastalık erken dönemde tekrar eder ya da tedaviye yanıt alınamaz. Yapılan araştırmalarda yüksek doz kemoterapi ve sonrasında hastanın kendi kemik iliğinden alınan kök hücrelerin yeniden hastaya verilmesi ile bu hastaların bir kısmında başarı sağlanabildiğinin tespit edilmesi üzerine kök hücre nakli kötü seyirli hastalarda bir tedavi seçeneği haline gemiştir.

Evrelere Göre Testis Kanseri Tedavisi

Testis kanseri önlenebilir mi?

Testis kanserini önlemenin yolu yoktur ancak erken tanı önemlidir. Erkelerin her ay kendi kendilerini muayene etmeleri önerilir. Eğer testislerde sertlik, kitle, ısrarla devam eden ağrı, testislerde büyüme ya da küçülme fark edilirse uzman görüşü alınmalıdır.

Kendi kendine testis muayenesi en iyi sıcak bir banyo sonrası testis kesesi gevşek iken yapılır.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Testis Kanseri

Oldukça nadir görülen bir kanser türü olan testis kanseri, testis içindeki hücrelerin kontrolsüz çoğalması nedeniyle oluşur. Testis kanseri oluşumunda, genetik başta olmak üzere belli başlı risk faktörlerinden söz etmek mümkündür. Tekrarlama riskinin de görülme olasılığı gibi düşük olduğu testis kanserinin erken teşhis edildiği durumlarda tedavinin başarılı olma oranının büyük ölçüde artacağı söylenebilir. Bu nedenle, erkeklerin testislerinde meydana gelen herhangi bir anormallikte vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurması kritik önem taşır.

Testis Kanseri Nedir?

Testis torbası içinde yer alan, sağ ve sol olmak üzere iki parçadan oluşan testisler, erkek üreme hücreleri olan spermlerin üretildiği organdır. Aynı zamanda, erkeklik hormonu olan testosteronu da üreten testis, erkek üreme sisteminin en önemli parçalarından biridir.

Testiküler kanser olarak da bilinen testis kanseri ise penisin alt bölümünde bulunan testislerde görülen bir kanser türüdür. Genel olarak genç erkeklerde daha sık görülen bu kanser türü bazı durumlarda tek testiste, bazı durumlarda ise iki testiste birden görülebilir.

Testis Kanseri Nedenleri Nelerdir?

Diğer kanser türlerinde olduğu gibi testis kanserinin de nedeni tam olarak bilinmese de bazı risk faktörlerinden söz etmek mümkündür:

Testis kanserinin en önemli risk faktörlerinin başında yaş faktörünün olduğu söylenebilir. Testis kanserinin en yaygın olarak 15-35 yaş grubundaki erkeklerde görüldüğü söylenebilir. Ancak, hastalığın her yaş grubunda görülebileceği de unutulmamalıdır.

Kriptorşidizm olarak da bilinen inmemiş testis sendromu da yaşla birlikte öne çıkan risk faktörleri arasında yer alır. Doğumsal bir bozukluk olan bu sendromda testislerden biri ya da her ikisi de testis torbasına inmemiş halde durur. Bu sendromun görüldüğü erkeklerde testis kanseri görülme riski daha fazladır. İnmemiş testis sendromundan korunmak amacıyla 1-2 yaş grubundaki çocuklara orşiopeksi işlemi uygulanarak bu rahatsızlığın tedavisi sağlanabilir.

Kalıtımsal faktörler de testis kanseri riskini artırmaktadır. Ailesinde ve özellikle 1. dereceden akrabalarında testis kanseri öyküsü bulunan bireylerde bu kanserin görülme olasılığının daha fazla olduğu söylenebilir.

Sayılan tüm bu risk faktörlerinin tespit edilmiş olmasına rağmen, diğer kanser türlerinden farklı olarak tüm risk faktörlerini karşılayan bir erkekte testis kanserinin görülmediği durumlar da yaşanabilir. Yapılan araştırmalar testis kanseri görülen erkeklerin pek çoğunda bu risk faktörlerinden hiçbirine rastlanmadığını göstermektedir. Bu anlamda risk faktörlerinin, testis kanseri oluşumunda çok büyük bir etken olmadığı söylenebilir.

Testis Kanserinde Hangi Belirtiler Görülür?

Testis kanserinin yaygın olarak görülen belirtileri aşağıda sıralanmıştır:

Genel olarak testislerin birinde ya da ikisinde ağrısız bir şekilde gelişen şişlik ve kitleler en yaygın görülen belirtilerin başında gelir. Şişlik başta olmak üzere kanser belirtilerinin tamamının farklı etmenlerden kaynaklanabileceği unutulmamalıdır. Örneğin, herhangi bir yaralanma ya da testis bölgesinde iltihaplanma da bu belirtilerin görülmesine neden olabilir. Bununla birlikte, testis kanserinin erken evrede teşhis edilmesi tedavinin başarı oranını artıracağı için herhangi bir belirti görülmesi durumunda bir sağlık kuruluşuna başvurmak en iyisi olacaktır.

Testis kanserinin metastaz yaptığı durumlarda ise farklı belirtiler de görülebilir. Lenf bezleri, akciğer ve karaciğer bu kanserin en yaygın yayılım alanlarından bazılarını oluşturur. Kanserli hücreler lenf bezlerine yayılım gösterdiğinde genellikle bel bölgesinde ağrı görülür. Akciğer metastazlarında ise öksürük, öksürürken kan görülmesi, nefes darlığı ve göğüs ağrısı gibi belirtiler yaygındır. Karaciğer metastazının en yaygın belirtisi ise karın ağrısıdır.

Testis kanseri nadiren de olsa beyne de metastaz yapabilir. Bu durumda, hastalarda oldukça şiddetli baş ağrıları görülür.

Testis Kanseri Türleri Nelerdir?

Testis kanserinin sınıflandırılması genel olarak hücre yapısı ve tipine göre yapılır. Bununla birlikte, neredeyse tüm testis kanserlerinin temelinin germ hücresi olduğu söylenebilir. Germ hücresi, tüm vakaların yaklaşık %95’inin kökenini oluşturmaktadır. Görevi sperm üretmek olan bu hücreler aynı zamanda cenin içinde organ ve dokuların gelişmesinde de görev alır.

Germ hücresinin iki farklı alt türü bulunmaktadır:

Seminoma

Her yaştan erkekte görülme ihtimali olsa da genel olarak ileri yaştaki erkeklerde daha çok ortaya çıkan seminoma, tüm testis kanseri vakalarının yaklaşık yarısını oluşturur. Çok agresif bir tür olmayan seminoma türünün radyasyon tedavisine daha iyi yanıt vermesi sebebiyle bu vakalarda tedavinin başarıya ulaşma ihtimali daha yüksektir.

Nonseminoma

Seminoma dışı olarak adlandırılan nonseminoma, genel olarak 15-30 yaş aralığındaki genç erkeklerde görülen bir testis kanseri türüdür. Çok hızlı şekilde gelişen ve yayılan kanserli hücreler farklı alt türlere ayrılır. Embriyonal karsinom, yumurta (yolk) kesesi karsinom, koriyokarsinom ve teratom, seminoma dışı kanser türleridir. Bu alt türler genel olarak iki farklı türün karışımı şeklinde kendini gösterir.

Testis Kanseri Kaç Evreye Ayrılır?

Testis kanserinde uygun tedavi yöntemlerinin belirlenmesi için kanserin evresinin bilinmesi büyük önem taşımaktadır.

Evre 0

Karsinoma in situ olarak da adlandırılan Evre 0, germ hücrelerinden kaynaklanır. Bu evrede kanserli hücreler dokulara doğru henüz yayılım göstermemiştir. Genel olarak hastalarda herhangi bir belirtinin görülmediği bu evrede elle hissedilen bir kitleden de söz etmek mümkün değildir. Kanser, genellikle tesadüfen ortaya çıkar ve biyopsi gibi yöntemlerle kesin tanı konur.

Karsinoma in situnun tüm vakalarda kansere dönüşmeyeceği de unutulmamalıdır. Bu nedenle, tedavi planından önce doktorlar belli bir süre gözlem yapmayı da tercih edebilir.

Evre I

Kanserli hücreler bu evrede yalnızca testis içerisinde görülür. Başka bir doku ya da organda bulunmayan hücreler bu erken dönemde teşhis edilirse tümör alınarak tedavi sağlanabilir. Testisin cerrahi yöntemlerle tamamen alınması durumunda protez uygulamasına başvurulabilir.

Evre II

Bu evrede kanserli hücreler alt abdominal bölgeye yayılım gösterebilir. Karın içinde bulunan lenf nodlarına yayılan tümör, birinci evrede olduğu gibi cerrahi yöntemlerle alınabilir. Bu durumda bazı hastalarda kısırlık görülebileceği unutulmamalıdır.

Evre III

Bu ileri evre testis kanserinde hücreler metastaz yapmıştır. Lenf nodlarının yanı sıra çevre doku ve organlara da kanserli hücreler yayılım gösterir. Metastaz en çok akciğerde görülse de karaciğer ve nadiren beyinde de görülebilir. Bu evrede teşhis edilen kanserin tedavisinin oldukça zorlu olacağı söylenebilir.

Testis Kanseri Tanısı Nasıl Konur?

Testiste oluşan herhangi bir kitle ve şişlik, testis kanserinden şüphelenilmesine neden olur. Bu durumda fiziki muayene ve hastanın tıbbi öyküsünün alınmasının yanı sıra laboratuvar testleri ve görüntüleme yöntemlerinden de yararlanılır.

Ultrason, teşhis için başvurulan ilk görüntüleme yöntemidir. Testiste hissedilen şişliğin katı ya da içinin sıvı dolu olup olmadığı ultrasonografi sonucunda anlaşılabilir. Katı şişlikler genel olarak testis kanserine işaret eder.

Ayrıca, kanserli hücrelerin yayılım alanının belirlenmesi amacıyla akciğer grafisi ve karın taramaları da yapılabilir.

Testis Kanserinde Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Testis kanserinin tedavisi kanserli hücrelerin yayılım alanına, kanserin türüne ve hastaların genel sağlık durumuna göre değişiklik gösterir. Özellikle erken evrede teşhis edilen kanserde temel tedavi yönteminin ameliyat olduğu söylenebilir.

Testis Ameliyatı

Genellikle erken evrede tanısı konan testis kanserinde testislerin alınması için radikal inguinal orşiektomi ameliyatı yapılır. Özellikle kanserli hücrelerin yalnızca testis içinde bulunması ve yayılım göstermemesi bu ameliyatta başarı olasılığını artırır.

Yalnızca tek testisin alınmasını içeren operasyonlar hastalarda herhangi bir komplikasyona neden olmaz. Bazı hastalar tek testisin alınmasının ardından kısırlık ya da ereksiyon problemleri yaşayacağını düşünse de böyle bir durum söz konusu değildir. Bununla birlikte, her iki testisin birden alınmasının kısırlığa sebep olabileceği unutulmamalıdır.

Kanserli hücrelerin lenf nodlarına da yayıldığı durumlarda ise lenf bezleri ameliyatla alınabilir. Karından kesi açılarak yapılan bu ameliyatın ardından erkeklerde ereksiyon problemleri görülmez.

Cerrahi yöntemlere ek olarak başta seminoma türü testis kanseri olmak üzere hastalara radyoterapi ve kemoterapi de uygulanabilir.

Testis kanseri, penisin altında bulunan deri torbası olan skrotumun içindeki testislerde oluşur. Testis kanseri, testislerde bulunan hücreler kontrolsüz bir şekilde çoğalıp vücudun başka kısımlarına sıçrama eğilimi göstermesi ile oluşur. Kontrolsüz çoğalan bu testis hücrelerinin acilen çıkarılması gerekir.

Nadir görülen bir kanser türü olan testis kanseri, her yıl ortalama olarak 100.000 erkekten sadece 3'ünde görülür. Görülme sıklığı düşük olsa da testis kanseri 20-34 yaşlardaki erkek bireylerde en sık görülen kanserdir.

Kanser testisin ötesine yayıldığında bile testis kanseri büyük oranlarda tedavi edilebilir. Testis kanserinin türüne ve evresine bağlı olarak, farklı tedavilerden birini veya bunların bir kombinasyonunu alabilirsiniz.

Testis Kanseri Belirtileri Nelerdir?

En bilinen testis kanseri belirtisi, testisin bir kısmında ağrısız yumru ya da şişlik görülmesidir. Ancak her yumru ya da şişlik testis kanseri belirtisi olmayabilir.

Testislerde oluşan kanser hücreleri yayılma ve metastaz riski gösterebileceği için her hangi bir semptoma rastlama durumunda mutlaka bir uzman ürologa tedavi olmalısıınız. 

Testis kanseri belirtileri ve semptomları şunlardır:

Testis kanseri tanısı genellikle sadece bir testise konur.

Testis Kanseri Nedenleri Nelerdir?

Testis kanserinin nedenleri kesin olarak bilinmemektedir.

Sağlıklı hücreler, vücudunuzun normal çalışmasını sağlamak için düzenli bir şekilde büyür ve bölünür. Ancak bazen bazı hücreler anormallikler geliştirerek bu büyümenin kontrolden çıkmasına neden olur. Bu kanser hücreleri yeni hücrelere ihtiyaç duyulmadığında bile bölünmeye devam eder. Biriken hücreler testiste bir tümör oluşturur.

Hemen hemen tüm testis kanserleri germ hücrelerinde başlar. Germ hücreleri, testislerdeki olgunlaşmamış sperm üreten hücrelerdir.

Bazı risk faktörlerinin testis kanseri ile ilişkili olduğu bilinir.

Risk Faktörleri Nelerdir?

Testislerde kanser hücreleri oluşumuna neden olabilecek risk faktörleri şunlardır:

İnmemiş Testis (Kriptorşidizm)

Testisler, fetal gelişim sırasında karın bölgesinde oluşur ve genellikle doğumdan önce skrotuma iner. İnmemiş testisi bulunan erkek çocuklar kanser riski altındadır. Testis, cerrahi işlem ile skrotuma yerleştirilmiş olsa bile kanser oluşma riski yüksektir.

Testislerin Anormal Gelişimi

Testislerin anormal gelişmesine neden olan durumlar, testis kanseri riskini artırabilir.

Aile Öyküsü

Aile üyelerinden birinde testis kanseri hikayesi olan kişilerde kanser görülme riski artmaktadır.

Yaş

Testislerde kanser oluşumu genellikle 15-35 yaşları arasındaki genç erkeklerde görülür. Fakat her yaştaki erkekte görülme olasılığı da vardır.

Irk

Beyaz tenli erkekler siyah tenli erkek bireylere göre daha fazla risk altındadır.

Evreleri

EVRE 1: Testis kanseri testis içinde sınırlıdır.

> Evre 1a: Kanser testis ve epididim ile sınırlıdır. Lenfovasküler invazyon yoktur.
> Evre 1b: Kanser testis ve epididimi aşmıştır veya lenfovasküler invazyon vardır.
> Evre 1s: Kanser testisten çıkarılmıştır. Başka dokularda metastaz bulunmasa da kan değerlerinde kanser emaresi (AFP, beta-HCG, LDH) yüksektir.

EVRE 2: Karında bulunan lenf bezlerinde kanser yayılımı vardır ve kan değerlerinde kanser emaresi (AFP<1000, beta-HCG<5000, LDH<1.5 kat) çok yüksek değildir.

> Evre 2a: Retroperitoneal lenf bezleri (sayısı önemsiz olacak şekilde) 2 cm’den küçüktür.
> Evre 2b: Retroperitoneal lenf bezleri (sayısı önemsiz olacak şekilde) 2 cm ile 5 cm arası büyüklüktedir.
> Evre 2c: Retroperitoneal lenf bezleri (sayısı önemsiz olacak şekilde) 5 cm’den büyüktür.

EVRE 3: Testisten uzaktaki lenf bezlerinde veya organlarda metastaz görülür. Yada kan değerlerinde kanser emareleri çok yüksektir.

> Evre 3a: Uzak lenf bezlerinde veya akciğerlerde testis kanseri metastazı görülür. Kan değerlerinde testis kanseri belirteçleri çok yüksek değildir.
> Evre 3b: Kan değerlerinde testis kanseri belirteçleri fazlaca yüksektür. (AFP:1000-10.000; beta-HCG:5000-50.000, LDH: 1.5-10 kat fazla)
> Evre 3c: Kanser akciğer dışında başka organlara da yayılmıştır. Yada kan değerlerinde kanseri emareleri ultra yüksektir. (AFP:>10.000; beta-HCG:>50.000, LDH: >10 kat fazla)

Testis Kanseri Yaşam Süresi

Testis kanserinde dünya genelinde %90'ların üzerinde başarılı tedaviler uygulanmaktadır. Bu sebepledir ki testis kanserinde yaşam süresi diğer kanserlere kıyasla oldukça iyidir.

Kabaca bir oran vermek gerekirse; tanı konmuş vakaların %5’inden daha azında hayat kaybı yaşanmaktadır.

Testis Kanseri Tipleri

Testis kanseri türlerinin büyük çoğunluğu sperm üretimi yapan germ hücrelerinde gelişir. Germ höcreli tümörler, seminom ve nonseminom olarak ikiye ayrılır.

Seminom

Testis ile sınırlı kanser: Testisteki kanser kasıkta açılan bir kesiden çıkarılır. Testisteki kanserin büyüklüğü 4 cm ise veya patoloji raporunda “rete testis invazyonu var” sonucu çıkmışsa ek olarak 1 kür kemoterapi uygulaması yapılır.

Karındaki lenf nodlarına yayılmış testis kanseri: Testis kanseri acil olarak çıkarılır. Hastanın karnına radyoterapi uygulanır yada 3 kür kemoterapi verilir.

Akciğer metastazı yapmış testis kanseri: Testisteki kanser acil olarak çıkarılır. 3 kür kemoterapi uygulanır.

Akciğer harici organlara metastaz yapmış testis kanseri: Testisteki kanser acil olarak çıkarılır. 4 kür kemoterapi uygulanır.

Non-Seminom

Testise sınırlı kanser: Testisteki kanser kasıkta açılan bir kesiden çıkarılır. Patoloji raporunda “vasküler invazyonu var” sonucu gelmişse ek olarak 1 kür kemoterapi uygulanır.

Karındaki lenf nodlarının yayılmış testis kanseri:Testisteki kanser kasıkta açılan bir kesiden çıkarılır. 3 kür kemoterapi uygulanır.

Akciğer metastazı yapmış testis kanseri: Testisteki kanser kasıkta açılan bir kesiden çıkarılır. Kan değerlerindeki kanser belirteçleri yüksekse 3 kür; çok yüksekse 4 kür kemoterapi uygulanır.

Akciğer harici organlara metastaz yapmış testis kanseri: Testis kanseri acil olarak kasıktan yapılan bir kesiyle çıkarılır. 4 kür kemoterapi uygulanır.

İlginizi Çekebilir >> Testis Kanserinden Korunmak

Testis Kanseri Tedavisi

Testis kanseri tedavisi sürecinin ilk aşamasında hastayı kanser hücrelerinden acilen kurtarmak bulunur. Kanserli testis yani yumurtalık ameliyat ile çıkarılır. Hastada testis kanseri şüphesi olsa dahi bu hastalıklı testisin vücuttan çıkarılması gerekir. Bu işleme radikal orchiektomi denilir.

Testis kanseri hastasından çıkarılan kanserli testis patoloji incelemesine alınır. Uygulanacak ek tedaviler; testis kanseri tipine, kanser yaygınlığına ve hastanın tedaviye verdiği cevaba göre değişiklik gösterir.

Radikal orchiektominin ardından evrelere göre tedavi uygulanır. Eğer hastalıkta yayılım yok ve kanser sadece karın alt bölgesi ve testislerde ise radyoterapi uygulanır. Bu yöntemde yan etkiler mide bulantısı sac dökülmesi ve halsizlik gibi klasik radyoterapi etkileridir.

Testis kanseri ikinci evrede ise bunun bir diğer adı ise kısa süreli kemoterapi uygulanılarak hastalık tedavi edilebilir. Bu durumda da yan etkiler saç dökülmesi, bulantı, halsizlik, zayıflık, iştahsızlık ve iktidarsızlık gibi bilinen kemoterapi etkileridir.

Üçüncü evrede ise yani kanserin uzak bölgelere ve hatta akciğere yayılmış halinde ise gene kemoterapi kullanılır ancak daha zor, daha fazla ve daha uzun vakit alan bir işlem gerçekleştirilir. Yan etkilerinde ise gene saç dökülmesi, iştahsızlık, mide bulantısı, kusma, halsizlik gibi etkiler görülür.

Tüm bu tedavilere cevap alınamazsa ya da kanser küçülmesine rağmen tekrar büyüme gösterirse RPLND olarak kısaltılan Retro Peritoneal Lenf Nodu Diseksiyonu ameliyatı uygulanmak zorundadır. Bu ameliyat oldukça tehlikelidir. Bu sebeple uzman bir hekim gerçekleştirmelidir. Ameliyat sonrasında hastalık büyük ölçüde engellense de bazen farklı sonuçlar da vermektedir.

Testis Kanseri Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci ve Cinsel Yaşam

Testislerde oluşan kanserlerin tedavisinde uygulanan ameliyat sonrasında en riskli etmen kanamadır. Açık cerrahiye kıyasla robotik cerrahi ile testis kanseri ameliyatı sonrasında kanama olmamaktadır.

Ameliyat sonrası hastanın bağırsak hareketlerinin geri dönmesi zaman alabilmektedir.

Hasta ameliyat sonrasında bir iki gün gaz çıkaramayabilir ancak bağırsaklarda her hangi bir yaralanma yoksa bu durum kısa sürede kendini toparlayabilmektedir.

Hasta genellikle ameliyat sonrası 3. gün taburcu edilir.

Özellikle sol taraflı testis tümörlerinde ameliyat yaparken sempatik zincir denilen bir ana sinir sistemine lenf bezleri yapışık olabilmektedir. Bu lenf bezlerini aort etrafından ayırırken bu sinirlerde zarar görebilmektedir.

Bu sinirlerin en önemli fonksiyonu orgazm hissi ve boşalma üzerinedir. Bu sinirler zarar gördüğü zaman anejekülasyon dediğimiz boşalma fonksiyonun olmaması gibi bir sorun ortaya çıkmaktadır. Hastanın sertleşme problemi yaşamamasına rağmen boşalma fonksiyonları kaybolmaktadır.

Kemoterapi Tedavisi

İleri evredekilerde dahil olmak üzere tüm testis kanserleri kemoterapi ile tedavi edilebilir.

Testis kanseri tedavisinde kemoterapi uygulaması yüksek oranlarda başarı sağlar. Erken evredeki kanser vakalarının tamamına yakını ve ileri evredeki vakaların büyük bir kısmı tamamen iyileşir.

Tüm kanserlerde olduğu gibi testis kanserlerinde de kemoterapi verilmesi iki amaç ile olmaktadır. Bunlardan birincisi ameliyat sonrası koruyucu amaç iledir. Diğeri ise yaygın evre hastalığın tedavisi amacıyladır.

Testis kanseri tedavisi ameliyat ile başlar. Ameliyat ile kanserli testis alındıktan sonra hasta kemoterapi için hazırlanır.

Ameliyat sonrasında hastanın değerleri normal düzeyde ise adjuvan kemoterapi (koruyucu) uygulanır. Adjuvan, yani koruyucu kemoterapinin amacı hastalığın geriye gelmesini engellemek içindir. Kanser tamamen alınmış olsa bile hastalığın nüks etme ihtimali vardır. Bunun nedeni vücutta mevcut olan kanser hücreleri büyümesidir.

Koruma amaçlı verilen adjuvan kemoterapi, kanserin çeşidine göre seçilir. Kanser, seminom tipte ise karboplatin isimli kemoterapi ilacı, non-seminom tipte ise BEP isimli kemoterapi ilacı kullanılır.

Seminom için adjuvan/koruyucu tedavi:
Erken evre için seminom çeşitli testis kanserinin koruyucu tedavisinde üç yöntem kullanılabilmektedir.

  1. Karboplatin isimli kemoterapi ilacının bir veya iki kür şeklinde üç haftada bir gün uygulanması
  2. Radyoterapi
  3. Tedavisiz izlem

Her üç yöntemle de başarı %100’e yakındır. Tedavi şekli yan etkiler değerlendirilerek karar verilir. Hem yan etkilerinin azlığı hem de uygulama kolaylığı nedeniyle karboplatin seçilebilecek tedavi yöntemlerinin başında gelmektedir.

Non-Seminom için adjuvan/koruyucu tedavi
Seminom dışı testis tümörlerinin adjuvan/koruyucu tedavisinde kullanılacak yöntem BEP rejimidir. Bir veya 2 kür uygulanabilmektedir.

Bölgesel veya uzak metastazlı hastalar için (seminom ve non-seminom)
Kandaki tümör testlerinde yükseklik var ve/veya filmlerde kitle görünüyor ise o zaman tedavi edici amaç ile kemoterapi verilmesi gündeme gelecektir. Bu amaçla verilecek kemoterapi seminom ve non-seminom için BEP kemoterapisidir. Genellikle üç kür şeklinde verilmektedir.

BEP, kullanılan kemoterapi ilaçlarının ilk harflerini temsil etmektedir:

Tedavi Nasıl Verilir?

BEP kemoterapisi hastanede, alanında uzman ekip tarafından verilmesi gerekmektedir. Bu medikal (tıbbi) onkoloji kliniklerinde verilmesi şart olan bir tedavidir. Her kemoterapi döneminde kan tetkikleri yaptırılmalıdır. Bunlar içinde kan sayımı, böbrek ve karaciğer fonksiyonlarını içeren biyokimyasal testler ve en önemlisi tümör markerleridir. Kemoterapi süresince tümör markerlerinin seviyesinin düşmesi takip edilmelidir. Eğer düşme uygun bir hız ile olmuyor ise o zaman kemoterapi ilaçları gözden geçirilmeli, gerekir ise değiştirilmelidir. Ancak bu nadir görülen bir durumdur.

Kan testleri ile birlikte takip eden hekim kemoterapi öncesi hastayı değerlendirir. Kalp, akciğer, böbrek fonksiyonları, ilave hastalıklar, kullanılan ilaçlar gözden geçirilir. Testler ve muayeneler normal ise tedaviye geçilir.

Hekim tarafından kemoterapi ilaçlarının dozları belirlendikten sonra hasta kemoterapi salonuna alınır.

Hemşire kolunuza veya elinize kanül isimli esnek bir tüp yerleştirir. İlaçlar bu tüpten verilir.

Her kemoterapi öncesi tüm hastalara hazırlık serumu verilir. Bu serum içinde bulantı için ilaçlar, alerji ilaçları gibi hazırlık ilaçları bulunur. Kemoterapi ilaçları bir serum içine konularak hekimin belirlediği sıra ve sürede verilir. İlaç verilmeden önce böbreklerin normal çalışmasının korunması için bol miktarda sıvı tüketilmesi önerilir.

Tedavi Uygulama Sıklığı

Kemoterapi tedavisi 21 günlük aralıklarla uygulanır. Tedavinin verilme şekli ekli Grafikte görülmektedir. Bleomisin 1., 8. ve 15. günlerde verilmektedir. Bleomisinin tek başına verildiği günlerde (8. ve 15. gün)  tedavi 30 dk sürmektedir.

Etoposid ve Cisplatin ise 1., 2., 3., 4. ve 5. günlerde verilmektedir. Bu günlerde tedavi 5 saat sürmektedir. Bunun tamamı bir kürlük tedavisidir. Yani hasta bir kürde 7 gün tedaviye girmektedir.

Kemoterapinin Yan Etkileri

Her hastanın kemoterapiye vereceği cevap farklı olur. Sayacağımız yan etkiler BEP kemoterapisi alan her hastada görülmeyebilir. Hastaların tamamına yakını çok az yan etki ile tedaviyi tamamlamaktadır. Yan etkilerin yönetiminde hekiminiz ile yakın irtibatta olmanız önemlidir.

BEP ilacı beyaz kan hücrelerinin üretimini olumsuz etkileyebilir. Bu durum hastanın enfeksiyona açık hale gelmesi demektir. İlaç uygulamasından 1 hafta sonra bu etki görülebilir. Ancak 10-14 gün sonra bu etki en aza iner. İlerleyen kemoterapi küründen önce beyaz kan hücreleri normal seviyelere ulaşır.

BEP ilacı kanın pıhtılaşmasını sağlayan trombositlerin azalmasına neden olabilir. Vücutta morarma, kanama ve deride kızarıklıklar olduğunda hekim kontrolüne gidilmesi tavsiye edilir.

BEP ilacı kansızlığa neden olabilir. Hastanın yorgun ve halsiz hissetmesine neden olur. Gerekli görülürse kan transfüzyonu yapılabilir. Kan yükseltici iğne (eritropoietin) kullanımı önerilmez.

Tedavi sürecinde yaşanan kusma ve bulantıyı en aza indirmek için destekleyici ilaçlar verilir. Bulantı engelleyici bazı ilaçlar kabızlığa neden olabilir.

Kemoterapinin ilk küründen 3,5 hafta sonra saç dökülmesi yaşanabilir. Hastanın saçları tamamen dökülür. Saçın yanında kaş ve kirpik dökülmesi de görülebilir. Dökülmeler geçici sürelidir. Kemoterapi tedavisi neticelendiğinde tüm bu tüy ve kıllar yeniden uzamaya başlar.

Hastanın ağız içinde yaralar oluşabilir. Sıvı tüketimini artırmak ve yumuşak bir diş fırçasıyla diş temizliği yapmak bu riski azaltabilir.

Hastalar tat duyusunda değişiklikler fark edebilir. Bu geçici durum tedavi süreci sonunda düzelir.

Cisplatin ilacının sinir hücrelerinde yaptığı etkiden dolayı karıncalanmalar hissedilebilir. Bu durum periferik nöropati olarak adlandırılır. Bu yan etki tedaviden birkaç ay sonra yavaşça iyileşir.

Hastalarda nadiren deri rengi değişikliği görülebilir. Tedavi sonrasında normale döner.

İshal olunması durumunda ilaç tedavisi uygulanır. Ciddi düzeyde bir ishal varsa doktora bilgi verilmelidir. Kaybedilen sıvının telafsi için günde 2-3 litre sıvı tüketilmelidir.

Kemoterapi hastanın akciğerlerinde problemlere sebep olabilir. Hasta tütün ürünü kullanıyorsa bu sorunların oluşması daha muhtemeldir. Sorunlar öksürük ve nefes darlığı olarak görülebilir.

Testis kanserinin görülme yaşı ortalama 33'tür. Kemoterapi tedavisi uygulandığında çocuk sahibi olma durumu olumsuz etkilenebilir. Sperm saklama yöntemi ile tedavi sonrasında çocuk sahibi olunabilir.

Kemoterapi Sonrası Kaybolmayan Kitleler

Testis kanseri tedavisinde uygulanan kemoterapi neticesinde hastaların %20’sinin karın bölgesindeki metastatik kitleler tam olarak kaybolmaz. Bu kitlelerin içinde bulunan kanser hücrelerinin yok olup olmadığı araştırılmalıdır.

Karında yok olmayan kitleler için tümör belirteçleri (AFP, beta HCG, LDH) ve PET taraması incelenir. Kanser tespiti yapılan kitleler ameliyat ile alınır. Bu ameliyat retroperitoneal lenf nodu diseksiyonudur (RPLND) olarak adlandırılır.

BEP Dışında Diğer Kemoterapi Seçenekleri?

BEP rejimi dışında testis kanserinin tedavisinde kullanılan kemoterapi rejimleri de vardır. Bunlardan başlıca olanları VİP, VeİP, TİP, GemOx, EP olarak sayılabilir. Bu rejimler genellikle nüks hastalıkta kullanılmaktadır. Tedavi başarıları BEP rejimi gibi yüksektir. Alanında uzman merkezler tarafından uygulanması gerekmektedir.

İleri evre, nüks etmiş testis kanseri tedavisinde kök hücre nakli de uygulanmaktadır. Tedavi başarısı diğer organ kanserlerine göre daha yüksektir.

nest...

oksabron ne için kullanılır patates yardımı başvurusu adana yüzme ihtisas spor kulübü izmit doğantepe satılık arsa bir örümceğin kaç bacağı vardır